93. Ad-Dhuhaa سُورَةُ الضُّحَىٰ
Süleyman AteşKuşluk vaktine andolsun
Ali BulaçKuşluk vaktine andolsun
«والضحى» أي أول النهار أو كله.
Süleyman AteşSakinleşen geceye andolsun ki
Ali BulaçKaranlığı iyice çöktüğü' zaman geceye
«والليل إذا سجى» غطى بظلامه أو سكن.
Süleyman AteşRabbin, seni bırakmadı ve sana darılmadı
Ali BulaçRabbin seni terk etmedi ve darılmadı
«ما ودَّعك» تركك يا محمد «ربك وما قلى» أبغضك نزل هذا لما قال الكفار عند تأخر الوحي عنه خمسة عشر يوما: إن ربه ودَّعه وقلاهُ.
Süleyman AteşSenin sonun, ilkinden iyi olacaktır
Ali BulaçŞüphesiz senin için son olan, ilk olandan (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır
«وللآخرة خير لك» لما فيها من الكرامات لك «من الأولى» الدنيا.
Süleyman AteşRabbin, sana verecek ve sen razı olacaksın
Ali BulaçElbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın
(ولسوف يعطيك ربك) في الآخرة من الخيرات عطاء جزيلا (فترضى) به فقال صلى الله عليه وسلم: "" إذن لا أرضى وواحد من أمتي في النار "" إلى هنا تم جواب القسم بمثبتين بعد منفيين.
Süleyman AteşO, seni yetim bulup barındırmadı mı
Ali BulaçBir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı
«ألم يجدك» استفهام تقرير أي وجدك «يتيما» بفقد أبيك قبل ولادتك أو بعدها «فآوى» بأن ضمك إلى عمك أبي طالب.
Süleyman AteşSeni şaşırmış bulup yola iletmedi mi
Ali BulaçVe seni yol bilmez iken, 'doğru yola yöneltip iletmedi mi
«ووجدك ضالا» عما أنت عليه من الشريعة «فهدى» أي هداك إليها.
Süleyman AteşSeni fakir bulup zengin etmedi mi
Ali BulaçBir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi
(ووجدك عائلا) فقيرا (فأغنى) أغناك بما قنعك به من الغنيمة وغيرها وفي الحديث: "" ليس الغني عن كثرة العرض ولكن الغني غني النفس "".
Süleyman AteşÖyleyse sakın öksüzü ezme
Ali BulaçÖyleyse, sakın yetimi üzüp-kahretme
«فأما اليتيم فلا تقهر» بأخذ ماله أو غير ذلك.
Süleyman AteşDilenciyi azarlama
Ali Bulaçİsteyip-dileneni azarlayıp-çıkışma
«وأما السائل فلا تنهر» تزجره لفقره.
Süleyman AteşVe Rabbinin ni'metini anlat
Ali BulaçRabbinin nimetini durmaksızın anlat
«وأما بنعمة ربك» عليك بالنبوة وغيرها «فحدّث» أخبر، وحذف ضميره في بعض الأفعال رعاية للفواصل.