94. Ash-Sharh سُورَةُ الشَّرۡحِ
94:1 📚 11
أَلَمۡ نَشۡرَحۡ لَكَ صَدۡرَكَ
أَلَمْ
açmadık mı?
نَشْرَحْ
We expanded
لَكَ
senin
صَدْرَكَ
göğsünü
Elmalılı Hamdi YazırBiz senin için (mutluluğun) göğsünü açmadık mı
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«ألم نشرح» استفهام تقرير أي شرحنا «لك» يا محمد «صدرك» بالنبوة وغيرها.
«ألم نشرح» استفهام تقرير أي شرحنا «لك» يا محمد «صدرك» بالنبوة وغيرها.
94:2 📚 8
وَوَضَعۡنَا عَنكَ وِزۡرَكَ
وَوَضَعْنَا
ve atmadık mı?
عَنكَ
senin üzerinden
وِزْرَكَ
yükünü
Elmalılı Hamdi YazırSenden yükünü indirmedik mi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«ووضعنا» حططنا «عنك وزرك».
«ووضعنا» حططنا «عنك وزرك».
94:3 📚 7
ٱلَّذِيٓ أَنقَضَ ظَهۡرَكَ
ٱلَّذِىٓ
(o yük) ki
أَنقَضَ
çatırdatmıştı
ظَهْرَكَ
sırtını
Elmalılı Hamdi YazırO senin sırtını ezen yükü
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
(الذي أنقض) أثقل (ظهرك) وهذا كقوله تعالى: "" ليغفر لك الله ما تقدم من ذنبك "".
(الذي أنقض) أثقل (ظهرك) وهذا كقوله تعالى: "" ليغفر لك الله ما تقدم من ذنبك "".
94:4 📚 9
وَرَفَعۡنَا لَكَ ذِكۡرَكَ
وَرَفَعْنَا
ve yükseltmedik mi?
لَكَ
senin
ذِكْرَكَ
şanını
Elmalılı Hamdi YazırSenin şanını yüceltmedik mi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«ورفعنا لك ذكرك» بأن تُذكر مع ذكري في الآذان والإقامة والتشهد والخطبة وغيرها.
«ورفعنا لك ذكرك» بأن تُذكر مع ذكري في الآذان والإقامة والتشهد والخطبة وغيرها.
94:5 📚 2
فَإِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرًا
فَإِنَّ
muhakkak (vardır)
مَعَ
beraber
ٱلْعُسْرِ
her güçlükle
يُسْرًا
bir kolaylık
Elmalılı Hamdi YazırDemek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«فإن مع العسر» الشدة «يسرا» سهولة.
«فإن مع العسر» الشدة «يسرا» سهولة.
94:6
إِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرࣰ ا
إِنَّ
elbette (vardır)
مَعَ
beraber
ٱلْعُسْرِ
her güçlükle
يُسْرًۭا
bir kolaylık
Elmalılı Hamdi YazırEvet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«إن مع العسر يسراً» والنبي صلى الله عليه وسلم قاسى من الكفار شدة ثم حصل له اليسر بنصره عليهم.
«إن مع العسر يسراً» والنبي صلى الله عليه وسلم قاسى من الكفار شدة ثم حصل له اليسر بنصره عليهم.
94:7 📚 5
فَإِذَا فَرَغۡتَ فَٱنصَبۡ
فَإِذَا
zaman
فَرَغْتَ
boşaldığın (işin bitince)
فَٱنصَبْ
(tekrar) başla
Elmalılı Hamdi YazırO halde boş kaldın mı, yine kalk (başka bir iş ve ibadetle) yorul
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«فإذا فرغت» من الصلاة «فانصب» اتعب في الدعاء.
«فإذا فرغت» من الصلاة «فانصب» اتعب في الدعاء.
94:8 📚 3
وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرۡغَب
وَإِلَىٰ
ve
رَبِّكَ
Rabb'ine
فَٱرْغَب
niyaz et yalvar
Elmalılı Hamdi YazırAncak Rabbine yönel
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«وإلى ربك فارغب» تضرع.
«وإلى ربك فارغب» تضرع.