94. Ash-Sharh سُورَةُ الشَّرۡحِ
Diyanet İşleri MealiSenin gönlünü açmadık mı
Saheeh InternationalDid We not expand for you, [O Muhammad], your breast
Süleyman AteşBiz senin (bunalan) göğsünü açmadık mı (ondaki bunalımları, sıkıntıları giderip, onu ilim, hikmet ve huzur ile genişletmedik mi)
«ألم نشرح» استفهام تقرير أي شرحنا «لك» يا محمد «صدرك» بالنبوة وغيرها.
Diyanet İşleri MealiBelini büken yükünü üzerinden almadık mı
Saheeh InternationalAnd We removed from you your burden
Süleyman AteşVe atmadık mı senin üzerinden yükünü
«ووضعنا» حططنا «عنك وزرك».
Diyanet İşleri MealiBelini büken yükünü üzerinden almadık mı
Saheeh InternationalWhich had weighed upon your back
Süleyman AteşKi (o, ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı
(الذي أنقض) أثقل (ظهرك) وهذا كقوله تعالى: "" ليغفر لك الله ما تقدم من ذنبك "".
Diyanet İşleri MealiSenin şanını yükseltmedik mi
Saheeh InternationalAnd raised high for you your repute
Süleyman AteşSenin şanını yükseltmedik mi
«ورفعنا لك ذكرك» بأن تُذكر مع ذكري في الآذان والإقامة والتشهد والخطبة وغيرها.
Diyanet İşleri MealiElbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır
Saheeh InternationalFor indeed, with hardship [will be] ease
Süleyman AteşMuhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır
«فإن مع العسر» الشدة «يسرا» سهولة.
Diyanet İşleri MealiGerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır
Saheeh InternationalIndeed, with hardship [will be] ease
Süleyman AteşEvet, her güçlükle beraber bir kolaylık vardır
«إن مع العسر يسراً» والنبي صلى الله عليه وسلم قاسى من الكفار شدة ثم حصل له اليسر بنصره عليهم.
Diyanet İşleri MealiÖyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş
Saheeh InternationalSo when you have finished [your duties], then stand up [for worship]
Süleyman AteşO halde (işlerinden) boşaldığın zaman (ibadete) dur
«فإذا فرغت» من الصلاة «فانصب» اتعب في الدعاء.
Diyanet İşleri MealiVe ümit edeceğini yalnız Rabbinden iste
Saheeh InternationalAnd to your Lord direct [your] longing
Süleyman AteşRabb'ine niyaz et, yalvar
«وإلى ربك فارغب» تضرع.