94. Ash-Sharh سُورَةُ الشَّرۡحِ
Süleyman AteşBiz senin (bunalan) göğsünü açmadık mı (ondaki bunalımları, sıkıntıları giderip, onu ilim, hikmet ve huzur ile genişletmedik mi)
Elmalılı Hamdi YazırBiz senin için (mutluluğun) göğsünü açmadık mı
Yusuf AliHave We not expanded thee thy breast
Süleyman AteşVe atmadık mı senin üzerinden yükünü
Elmalılı Hamdi YazırSenden yükünü indirmedik mi
Yusuf AliAnd removed from thee thy burden
Süleyman AteşKi (o, ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı
Elmalılı Hamdi YazırO senin sırtını ezen yükü
Yusuf AliThe which did gall thy back
Süleyman AteşSenin şanını yükseltmedik mi
Elmalılı Hamdi YazırSenin şanını yüceltmedik mi
Yusuf AliAnd raised high the esteem (in which) thou (art held)
Süleyman AteşMuhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır
Elmalılı Hamdi YazırDemek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır
Yusuf AliSo, verily, with every difficulty, there is relief
Süleyman AteşEvet, her güçlükle beraber bir kolaylık vardır
Elmalılı Hamdi YazırEvet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır
Yusuf AliVerily, with every difficulty there is relief
Süleyman AteşO halde (işlerinden) boşaldığın zaman (ibadete) dur
Elmalılı Hamdi YazırO halde boş kaldın mı, yine kalk (başka bir iş ve ibadetle) yorul
Yusuf AliTherefore, when thou art free (from thine immediate task), still labour hard
Süleyman AteşRabb'ine niyaz et, yalvar
Elmalılı Hamdi YazırAncak Rabbine yönel
Yusuf AliAnd to thy Lord turn (all) thy attention