☪ Anlam Arayışı

98. Al-Bayyina سُورَةُ البَيِّنَةِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
98:1 📚 4
لَمۡ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡبَيِّنَةُ
لَمْ
değillerdi
يَكُنِ
were
ٱلَّذِينَ
kimseler
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
مِنْ
ehlinden
أَهْلِ
(the) People
ٱلْكِتَـٰبِ
Kitap
وَٱلْمُشْرِكِينَ
ve müşrikler(den)
مُنفَكِّينَ
bırakılacak
حَتَّىٰ
dek
تَأْتِيَهُمُ
kendilerine gelinceye
ٱلْبَيِّنَةُ
açık kanıt

Diyanet İşleri MealiKitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi

98:2
رَسُولࣱ مِّنَ ٱللَّهِ يَتۡلُواْ صُحُفࣰ ا مُّطَهَّرَةࣰ‏
رَسُولٌۭ
bir elçi
مِّنَ
tarafından (gönderilen)
ٱللَّهِ
Allah
يَتْلُوا۟
okuyan
صُحُفًۭا
sahifeler
مُّطَهَّرَةًۭ
tertemiz

Diyanet İşleri MealiKitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi

98:3 📚 1
فِيهَا كُتُبࣱ قَيِّمَةࣱ‏
فِيهَا
onda vardır (sahifelerde)
كُتُبٌۭ
Kitaplar
قَيِّمَةٌۭ
doğru değerli'

Diyanet İşleri MealiKitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi

98:4 📚 3
وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَةُ
وَمَا
ve
تَفَرَّقَ
ayrılığa düşmediler
ٱلَّذِينَ
olanlar
أُوتُوا۟
verilmiş
ٱلْكِتَـٰبَ
Kitap
إِلَّا
ancak (düştüler)
مِنۢ
(ondan) sonra
بَعْدِ
after
مَا
ne ki
جَآءَتْهُمُ
kendilerine geldi
ٱلْبَيِّنَةُ
açık kanıt

Diyanet İşleri MealiAma, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler

98:5 📚 22
وَمَآ أُمِرُوٓاْ إِلَّا لِيَعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُواْ ٱلزَّكَوٰةَۚ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلۡقَيِّمَةِ
وَمَآ
oysa
أُمِرُوٓا۟
kendilerine emredilmedi
إِلَّا
dışında (bir şey)
لِيَعْبُدُوا۟
kulluk etmeleri
ٱللَّهَ
Allah'a
مُخْلِصِينَ
halis kılarak
لَهُ
O'na
ٱلدِّينَ
dini
حُنَفَآءَ
birleyerek
وَيُقِيمُوا۟
ve kılmaları
ٱلصَّلَوٰةَ
namazı
وَيُؤْتُوا۟
ve vermeleri
ٱلزَّكَوٰةَ ۚ
zekatı
وَذَٰلِكَ
işte budur
دِينُ
din
ٱلْقَيِّمَةِ
doğru

Diyanet İşleri MealiOysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur

98:6
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآۚ أُوْلَٰٓئِكَ هُمۡ شَرُّ ٱلۡبَرِيَّةِ
إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
kimseler
كَفَرُوا۟
inkarcı(lar)
مِنْ
ehlinden
أَهْلِ
(the) People
ٱلْكِتَـٰبِ
Kitap
وَٱلْمُشْرِكِينَ
ve ortak koşanlar
فِى
içindedirler
نَارِ
ateşi
جَهَنَّمَ
cehennem
خَـٰلِدِينَ
sürekli olarak
فِيهَآ ۚ
orada
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمْ
onlar
شَرُّ
en şerlisidir
ٱلْبَرِيَّةِ
yaratılmışların

Diyanet İşleri MealiKitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler

98:7
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُوْلَٰٓئِكَ هُمۡ خَيۡرُ ٱلۡبَرِيَّةِ
إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
وَعَمِلُوا۟
ve yapanlar
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
iyi işler
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمْ
onlar
خَيْرُ
en hayırlısıdır
ٱلْبَرِيَّةِ
yaratılmışların

Diyanet İşleri MealiFakat, inanıp yararlı iş işleyenler, işte onlar da, yaratıkların en iyileridirler

98:8 📚 7
جَزَآؤُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ جَنَّٰتُ عَدۡنࣲ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدࣰ اۖ رَّضِيَ ٱللَّهُ عَنۡهُمۡ وَرَضُواْ عَنۡهُۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَشِيَ رَبَّهُۥ
جَزَآؤُهُمْ
onların mükafatı
عِندَ
katında
رَبِّهِمْ
Rableri
جَنَّـٰتُ
cennetleridir
عَدْنٍۢ
Adn
تَجْرِى
akan
مِن
altlarından
تَحْتِهَا
underneath them
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
خَـٰلِدِينَ
sürekli kalacakları
فِيهَآ
içinde
أَبَدًۭا ۖ
ebedi
رَّضِىَ
razı olmuştur
ٱللَّهُ
Allah
عَنْهُمْ
onlardan
وَرَضُوا۟
onlar da razı olmuşlardır
عَنْهُ ۚ
O'ndan
ذَٰلِكَ
bu
لِمَنْ
mahsustur
خَشِىَ
saygı gösterene
رَبَّهُۥ
Rabbine

Diyanet İşleri MealiOnların Rableri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah'tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir

← Önceki Sonraki →

98. Al-Bayyina Suresi | Anlam Arayışı