98. Al-Bayyina سُورَةُ البَيِّنَةِ
Yusuf AliThose who reject (Truth), among the People of the Book and among the Polytheists, were not going to depart (from their ways) until there should come to them Clear Evidence
Ali BulaçKitap Ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar, (bulundukları durumdan) kopup-ayrılacak değillerdi
Süleyman AteşKitap ehlinden ve müşriklerden (hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık kanıt gelinceye dek (halleri üzere) bırakılacak değillerdi (mutlaka kendilerine açıklama gelecekti)
Yusuf AliAn apostle from God, rehearsing scriptures kept pure and holy
Ali Bulaç(O delil de) Allah'tan gönderilmiş-bir elçi (ki,) tertemiz sahifeleri okumaktadır
Süleyman Ateş(Yani) Allah tarafından gönderilen ve tertemiz sahifeler okuyan bir elçi
Yusuf AliWherein are laws (or decrees) right and straight
Ali BulaçOnların içinde dosdoğru 'yazılı-hükümler' vardır
Süleyman AteşO sahifelerde doğru, değerli Kitaplar vardır
Yusuf AliNor did the People of the Book make schisms, until after there came to them Clear Evidence
Ali BulaçKitap Ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra fırkalara ayrıldılar
Süleyman AteşKitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine açık kanıt geldikten sonra ayrılığa düştüler
Yusuf AliAnd they have been commanded no more than this: To worship God, offering Him sincere devotion, being true (in faith); to establish regular prayer; and to practise regular charity; and that is the Religion Right and Straight
Ali BulaçOysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılan hanifler (Allah'ı birleyenler) olarak sadece Allah'a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başkasıyla emrolunmadılar. İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur
Süleyman AteşOysa kendilerine, dini yalnız Allah'a halis kılıp O'nu birleyerek Allah'a kulluk etmeleri, namazı kılmaları, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din oydu
Yusuf AliThose who reject (Truth), among the People of the Book and among the Polytheists, will be in Hell-Fire, to dwell therein (for aye). They are the worst of creatures
Ali BulaçŞüphesiz, Kitap Ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, içinde sürekli kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların en kötüleridir
Süleyman AteşKitap ehlinden ve (Allah'a) ortak koşanlardan olan nankörler, sürekli olarak cehennem ateşindedirler. Onlar, halkın en şerlisidir
Yusuf AliThose who have faith and do righteous deeds,- they are the best of creatures
Ali Bulaçİman edip salih amellerde bulunanlar ise; işte onlar da, yaratılmışların en hayırlılarıdır
Süleyman Ateşİnanıp iyi işler yapanlar da halkın en hayırlısıdır
Yusuf AliTheir reward is with God: Gardens of Eternity, beneath which rivers flow; they will dwell therein for ever; God well pleased with them, and they with Him: all this for such as fear their Lord and Cherisher
Ali BulaçRableri Katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden 'içi titreyerek korku duyan kimse' içindir
Süleyman AteşRableri katında onların mükafatı altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları, Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Bu, Rabbine saygı gösterene mahsustur