Tasavvuf
Tasavvuf, İslâm'ın ahlâkî ve manevî yönünü yaşamayı; kalbi arındırmayı, ihlas ve edep içinde Allah'ı anmayı öğütler. Buradaki eserler klasik kaynaklardır; uygulama ve yol için bilgili bir rehberden (hoca) istifade etmek, kitaptan tek başına hüküm çıkarmamak esastır.
Nereden başlamalı?
- İhyâu Ulûmi'd-Dîn — İmam Gazâlî
- el-Hikem el-Atâiyye — İbn Atâullah el-İskenderî
- er-Risâletü'l-Kuşeyriyye — İmam Kuşeyrî
- el-Munkız mine'd-Dalâl — İmam Gazâlî
- Minhâcü'l-Âbidîn — İmam Gazâlî
- et-Taarruf li-Mezhebi Ehli't-Tasavvuf — Ebû Bekir el-Kelâbâzî
- Avârifü'l-Maârif — Şihâbüddîn es-Sühreverdî
- Mesnevî-i Ma'nevî (Farsça aslı) — Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Arapça veya Farsça metinleri Türkçe okumak için bölüm sayfalarındaki “Türkçeye çevir” düğmesini kullanın (yapay zekâ çevirisidir, resmî çeviri değildir).
Tasavvuf kaynakları (32)
İhyâu Ulûmi'd-Dînİmam Gazâlîel-Munkız mine'd-Dalâlİmam GazâlîMişkâtü'l-Envârİmam GazâlîMinhâcü'l-Âbidînİmam GazâlîBidâyetü'l-Hidâyeİmam GazâlîMîzânü'l-Amelİmam Gazâlîel-Maksadü'l-Esnâİmam GazâlîGunyetü't-TâlibînAbdülkadir GeylânîSırrü'l-EsrârAbdülkadir Geylânîer-Risâletü'l-Kuşeyriyyeİmam KuşeyrîAvârifü'l-MaârifŞihâbüddîn es-SühreverdîKûtü'l-KulûbEbû Tâlib el-Mekkîer-Riâye li-HukûkillâhHâris el-Muhâsibîel-Hikem el-Atâiyyeİbn Atâullah el-İskenderîIrşâdü Tullâbi'l-Hakâikİmam NevevîMesnevî-i Ma'nevî (Farsça aslı)Mevlânâ Celâleddîn-i RûmîDîvân-ı Kebîr (Şems-i Tebrîzî Dîvânı)Mevlânâ Celâleddîn-i RûmîMantıku't-TayrFeridüddîn-i Attâret-Taarruf li-Mezhebi Ehli't-TasavvufEbû Bekir el-KelâbâzîHatmü'l-EvliyâHakîm et-TirmizîTabakâtü's-SûfiyyeEbû Abdurrahman es-SülemîÂdâbü's-SuhbeEbû Abdurrahman es-SülemîLetâifü'l-Minenİbn Atâullah el-İskenderîet-Tenvîr fî İskâti't-Tedbîrİbn Atâullah el-İskenderîMiftâhu'l-Felâhİbn Atâullah el-İskenderîResâil (Cüneyd-i Bağdâdî)Cüneyd-i Bağdâdîel-VesâyâHâris el-MuhâsibîÂdâbü'n-NüfûsHâris el-MuhâsibîMenâzilü's-SâirînAbdullah el-Ensârî el-HerevîHilyetü'l-EvliyâEbû Nuaym el-İsfahânîİlâhînâmeFeridüddîn-i AttârDîvân-ı Hâfız (Gazeller)Hâfız-ı Şîrâzî
Temel kavramlar
Türkçe metinlerde bu kelimelere tıklayınca anlamı görünür.
- bekâ
- Fenâdan sonra kulun Allah'ın rızasına uygun ahlâkla kalıcı olarak yaşaması
- edep
- Davranışta incelik; Allah'a ve yaratılmışlara karşı saygılı ve ölçülü olma
- fenâ
- Kulun nefsanî istek ve sıfatlarından arınıp kendi iradesini Allah'ın iradesine teslim etmesi
- hâl
- Kula Allah'ın lutfuyla kalbine gelen, geçici manevî durum
- halvet
- Kalabalıktan çekilip belirli bir süre Allah'a yönelerek ibadetle başbaşa kalma
- hizmet
- Allah rızası için başkalarının hizmetinde bulunma
- ihsan
- Allah'ı görüyormuş gibi, görmesen de O'nun seni gördüğü bilinciyle ibadet etme
- keramet
- Velîden, Allah'ın izniyle zuhur eden olağanüstü durum (mûcize peygamberlere aittir)
- makam
- Gayret ve çabayla kazanılan, kalıcı manevî derece (tövbe, zühd, tevekkül gibi)
- marifet
- Allah'ı kalple ve derin bir idrakle tanıma
- muhasebe
- Kişinin kendi nefsinin hesabını görmesi
- murakabe
- Allah'ın her an gördüğünü ve bildiğini düşünerek kalbini ve davranışlarını gözetme
- mücahede
- Nefisle mücadele etme, kötü isteklere karşı direnme
- mürid
- Mürşidin rehberliğinde yola giren, eğitim gören kişi
- mürşid
- Yol gösteren, manevî rehber
- nefs-i emmâre
- Kötülüğü emreden, isteklere uyan nefis mertebesi
- nefs-i kâmile
- Olgunlaşmış, kemale ermiş nefis mertebesi
- nefs-i levvâme
- Yaptığı kötülükten dolayı kendini kınayan, vicdanı uyanmış nefis mertebesi
- nefs-i marziyye
- Allah'ın hoşnut olduğu nefis mertebesi
- nefs-i mutmainne
- Allah'ın rızasıyla huzura ermiş nefis mertebesi
- nefs-i mülhime
- İyiyi ilham alıp seçebilen nefis mertebesi
- nefs-i râdiye
- Allah'ın takdirinden hoşnut olan nefis mertebesi
- rıza
- Allah'ın takdirinden hoşnut olma
- riyazet
- Nefsi terbiye için yeme, içme ve uykuyu azaltma gibi eğitim uygulamaları
- sema
- Mevlevîlikte Allah'ı anmak amacıyla yapılan dönerek zikir ve ibadet âyini
- sohbet
- Birlikte oturup Allah'ı anma ve hayır konuşma meclisi; tasavvufta manevî terbiye ortamı
- sûfî
- Tasavvuf yolunda yürüyen kişi
- sülûk
- Manevî yolculuk; tasavvuf yolunda adım adım ilerleme
- şevk
- Allah'a kavuşma özlemi
- tarikat
- Mürşidin rehberliğinde, belirli usul ve edeplerle yürünen manevî terbiye yolu
- tasavvuf
- İslâm'ın manevî ve ahlâkî yönünü yaşama; nefsi terbiye edip Allah'ı sevgi ve edeple anma yolu
- tövbe
- Günahtan pişman olup dönmek ve bir daha yapmamaya karar vermek
- uzlet
- İnsanlardan ayrı yaşayıp kendini ibadete verme
- vecd
- Kalbin ilâhî sevgi ve zikirle coşması, kendinden geçme hâli
- velâyet
- Allah'a yakınlık makamı; velî: Allah'ın dostu olan kişi
- velî
- Allah'a yakın, imanı ve takvasıyla Allah'ın sevgisini kazanmış kişi
- vera
- Haram ve şüpheli şeylerden titizlikle sakınma
- zikir
- Allah'ı anma; sesli (cehrî) veya sessiz/kalpten (hafî) yapılır
- zühd
- Dünyaya gönül bağlamama, onu ahiretin önüne koymama