19. Maryam سُورَةُ مَرۡيَمَ
Elmalılı Hamdi YazırKâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd
Süleyman AteşKaf ha ya 'ayn sad
Elmalılı Hamdi YazırBu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini anmadır
Süleyman AteşBu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya rahmetini anıştır
Elmalılı Hamdi YazırBir zamanlar o, Rabbine gizlice (içinden) yalvarmıştı
Süleyman AteşO, Rabbine gizli bir seslenişle yalvarmıştı
Elmalılı Hamdi YazırŞöyle demişti: "Ey Rabbim! Şüphesiz (artık öyle bir durumdayım ki) benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım(ın saçı) bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım
Süleyman AteşRabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin)
Elmalılı Hamdi YazırGerçekten ben, arkamdan yerime geçecek varislerden endişedeyim. Karım da kısır bulunuyor. Onun için katından bana bir çocuk ihsan et
Süleyman AteşDoğrusu ben arkamdan, yerime geçecek yakınlar(ımın iyi hareket etmeycekler)inden korktum; karım da kısır. (Ne olur) katından bana yerime geçecek bir veli lutfet
Elmalılı Hamdi YazırKi bana da mirasçı olsun, Yakub ailesine de mirascı olsun. Rabbim, onu sen rızana kavuştur
Süleyman AteşKi, (o), bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap
Elmalılı Hamdi Yazır(Allah şöyle buyurdu): "Ey Zekeriyya! Şüphesiz biz sana Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bundan önce ona hiçbir adaş yapmadık
Süleyman Ateş(Allah buyurdu): Ey Zekeriyya, biz sana bir oğul müjdeleriz, adı Yahya'dır. Daha önce ona hiç kimseyi adaş yapmadık (ondan önce kimseye bu adı vermedik)
Elmalılı Hamdi YazırZekeriyya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi
Süleyman Ateş(Zekeriyya): "Rabbim, dedi benim nasıl oğlum olur? Karım da kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son sınırına vardım
Elmalılı Hamdi Yazır(Allah yahut Cebrail ona şöyle) dedi: "Dediğin gibidir, (fakat) Rabbin buyurdu ki, bu işi yapmak bana kolaydır. Nitekim bundan önce seni yarattım. Halbuki sen hiçbir şey değildin
Süleyman AteşDedi: "Öyledir, ama Rabbin: 'O bana kolaydır, daha önce sen de hiçbir şey değilken seni de yaratmıştım' dedi
Elmalılı Hamdi YazırZekeriyya şöyle dedi: "Rabbim! Bana alâmet ver." Allah: "Senin alâmetin, sapasağlam olduğun halde, üç gün, üç gece insanlarla konuşamaz hale gelmendir." buyurdu
Süleyman AteşRabbim, dedi, (öyle ise) bana bir işaret ver. "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde tam üç gece (ve gündüz) insanlarla konuşamamandır." dedi
Elmalılı Hamdi YazırNihayet (birgün konuşamayınca) mihrabdan kavmine karşı çıktı da onlara "Sabah ve akşam (Rabbinizi) tesbih edin" diye işaret etti
Süleyman Ateş(Zekeriyya), ma'bedden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!" diye işaret etti
Elmalılı Hamdi YazırEy Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" (dedik) ve daha çocukken ona hikmet verdik
Süleyman AteşEy Yahya, Kitabı kuvvetle tut (Onun emirlerini uygula). (dedik) ve ona çocuk iken hikmet verdik
Elmalılı Hamdi YazırHem de katımızdan bir merhamet ve (günahlardan) paklık verdik, o çok takva sahibi idi
Süleyman AteşKatımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu
Elmalılı Hamdi YazırAnne ve babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, zorba ve isyankâr değildi
Süleyman AteşAna babasına iyilik ediciydi, baş kaldıran bir zorba değildi
Elmalılı Hamdi YazırDoğduğu gün, öleceği gün ve dirileceği gün ona selam olsun
Süleyman AteşDoğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kaldırılacağı gün ona selam olsun
Elmalılı Hamdi Yazır(Ey Muhammed!) Kur'ân'daki Meryem kıssasını da an (insanlara anlat). Hani o, ailesinden ayrılarak (evinin veya mescidin) doğu tarafında bir yere çekilmişti
Süleyman AteşKitapta Meryem'i de an. Bir zaman o ailesinden ayrılıp doğu yönünde bir yere çekilmişti
Elmalılı Hamdi YazırSonra ailesiyle kendisi arasına bir perde koymuştu. Biz ona meleğimiz (Cebrail)i gönderdik de ona tam bir insan şeklinde göründü
Süleyman AteşOnlarla kendisi arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu (Cebrail'i) ona gönderdik. (O) ona düzgün bir insan şeklinde göründü
Elmalılı Hamdi YazırMeryem: "Ben senden Rahmân (olan Allah) a sığınırım. Eğer Allah'dan korkuyorsan (dokunma bana)" dedi
Süleyman Ateş(Meryem) dedi ki: "Ben senden, çok esirgeyen(Allah)'a sığınırım. Eğer (Allah'tan) korkuyorsan (bana dokunma)
Elmalılı Hamdi YazırMelek: "Ben, sana temiz bir oğlan bağışlamak için, Rabbinin gönderdiği bir elçiyim" dedi
Süleyman Ateş(Ruh): "Ben, dedi, sadece Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir erkek çocuğu hediye edeyim diye (geldim)
Elmalılı Hamdi YazırMeryem: "Benim nasıl çocuğum olabilir? Bana hiçbir insan dokunmamıştır. Ben iffetsiz de değilim" dedi
Süleyman AteşBenim nasıl oğlum olur, dedi, bana bir insan dokunmadı ve ben bir kahpe de değilim
Elmalılı Hamdi YazırMelek: "Bu, dediğin gibidir. Ancak Rabbin buyurdu ki: Bu (babasız çocuk vermek), bana pek kolaydır. Hem biz onu nezdimizden insanlara bir mucize ve rahmet kılacağız. Hem, bu önceden (ezelde) kararlaştırılmış bir iştir." dedi
Süleyman Ateş(Ruh): "Öyledir, dedi, Rabbin: 'O bana kolaydır. Onu insanlara bir mu'cize ve bizden bir rahmet kılmak için (bunu yapacağız)' dedi" ve iş olup bitti
Elmalılı Hamdi YazırNihayet (Allah'ın emri gerçekleşti) Meryem İsa'ya gebe kaldı ve o haliyle uzak bir yere çekildi
Süleyman Ateş(Meryem), ona gebe kaldı. Onunla uzak bir yere çekildi
Elmalılı Hamdi YazırSonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim" dedi
Süleyman AteşDoğum sancısı onu, bir hurma dalı(nın altı)na getirdi. "Keşke dedi, bundan önce ölseydim, unutulup gitseydim
Elmalılı Hamdi YazırMelek, Meryem'e, aşağı tarafından şöyle seslendi. "Sakın üzülme, Rabbin alt tarafında bir ırmak akıttı
Süleyman AteşAltından (Ruh) ona şöyle seslendi: "Üzülme Rabbin alt tarafında bir su arkı var etti
Elmalılı Hamdi YazırHurma dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün
Süleyman AteşHurma dalını sana doğru silkele, üzerine olmuş, taze hurma dökülsün
Elmalılı Hamdi YazırYe, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ben Rahmân (olan Allah)a bir oruç (susmak) adadım. Onun için bugün hiçbir kimseyle konuşmayacağım" de
Süleyman AteşYe, iç, gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen: Ben Rahman için (susma) oruc(u) adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım" de
Elmalılı Hamdi YazırSonra Meryem onu (İsa'yı) yüklenerek kavmine getirdi. Onlar (hayretler içinde şöyle) dediler: "Ey Meryem! doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın
Süleyman Ateş(Meryem) onu taşıyarak kavmine getirdi: "Ey Meryem, dediler, sen tuhaf bir iş yaptın
Elmalılı Hamdi YazırEy Harun'un kızkardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi, annen de iffetsiz bir kadın değildi
Süleyman AteşEy Harun'un kızkardeşi, baban kötü bir adam değildi, annen de fahişe değildi (sen ne yaptın böyle)
Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. Onlar; "Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler
Süleyman Ateş(Meryem), çocuğu gösterdi. Dediler ki: "Beşikteki çocukla nasıl konuşuruz
Elmalılı Hamdi Yazır(Allah'ın bir mucizesi olarak İsa şöyle) dedi: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. O bana kitab verdi ve beni bir peygamber yaptı
Süleyman Ateş(Çocuk): "Ben Allah'ın kuluyum, dedi, (O) bana Kitabı verdi, beni peygamber yaptı
Elmalılı Hamdi YazırBeni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti
Süleyman AteşBeni bulunduğum her yerde yararlı kıldı. Sağ olduğum sürece bana namaz kılmayı, zekat vermeyi emretti
Elmalılı Hamdi YazırBeni anneme hürmetkar kıldı. Beni zorba ve isyankar yapmadı
Süleyman Ateş(Beni) anneme iyilik eder (kıldı), beni baş kaldıran bir zorba yapmadı
Elmalılı Hamdi YazırDoğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün selam ve emniyet benim üzerimedir
Süleyman AteşDoğduğum gün de, öleceğim gün de ve diri olarak kaldırılacağım gün de bana esenlik verilmiştir. Peace on me the day I was born, and the day I die, and the day I shall be raised alive
Elmalılı Hamdi Yazırİşte hakkında (yahudilerle hıristiyanların) ihtilaf edip durdukları Meryemoğlu İsa'ya dair Allah'ın sözü budur
Süleyman Ateşİşte Meryem oğlu Îsa. Şüphe edip ayrılığa düştükleri şey, "gerçek söz"e göre budur
Elmalılı Hamdi YazırÇocuk edinmek asla Allah'ın şanına yakışmaz. O bundan münezzehtir. O, bir şeyin olmasını dilerse, ona sadece "ol" der, o da oluverir
Süleyman AteşÇocuk edinmek, Allah'a yakışmaz. O'nun şanı yücedir. Bir işi yapmak istedi mi ona sadece "ol" der, (o da) olur
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz Allah'tır. O halde ona ibadet edin, işte dosdoğru yol budur
Süleyman AteşŞüphesiz, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir, O'na kulluk edin. İşte doğru yol budur
Elmalılı Hamdi YazırNe var ki, fırkalar (yahudi ve hıristiyanlar) kendi aralarında ihtilafa düştüler. O büyük (dehşetli) günü görecek kâfirlerin vay haline
Süleyman AteşKendi aralarından hizipler, ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline
Elmalılı Hamdi YazırBize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler! Fakat o zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler
Süleyman AteşBize geldikleri gün ne güzel işitir, ne güzel görürler. Ama o zalimler, bugün apaçık sapıklık içindedirler
Elmalılı Hamdi Yazır(Ey Muhammed!) İnsanların pişmanlık duyacağı ve işin bitmiş olacağı (kıyamet) günü ile onları uyar. Onlar hâlâ gaflet içindedirler, onlar iman etmezler
Süleyman AteşOnları şu hasret gününe karşı uyar ki, o zaman kendileri gaflet içinde inanmamakta ısrar ederlerken iş bitirilmiş olur (yaptıklarına pişman olup hasret çeker dururlar, ama iş işten geçmiştir artık)
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz biz bütün yeryüzüne ve üzerindekilere varis olacağız. Ve onlar da mutlaka bize döndürüleceklerdir
Süleyman AteşDünyaya ve üzerinde bulunanlara biz varis oluruz biz, ve bize döndürülürler
Elmalılı Hamdi YazırKur'ân'da İbrahim'i(n kıssasını da) an. Şüphesiz ki o, sıddık (özü, sözü doğru) bir peygamberdi
Süleyman AteşKitapta İbrahim'i de an; gerçekten o, çok doğru bir peygamberdi
Elmalılı Hamdi YazırO, bir zaman babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun
Süleyman AteşBabasına demişti ki: "Babacığım, işitmeyen görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun
Elmalılı Hamdi YazırBabacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. O halde bana uy da, seni doğru bir yola eriştireyim
Süleyman AteşBabacığım, bana sana, gelmeyen bir bilgi geldi; bana uy, seni düzgün bir yola ileteyim
Elmalılı Hamdi YazırBabacığım! Şeytana tapma, çünkü şeytan Rahmân (olan Allah)a âsî oldu
Süleyman AteşBabacığım, şeytana tapma, çünkü şeytan, Rahman'a isyan etmiştir
Elmalılı Hamdi YazırBabacığım! Doğrusu ben korkarım ki, sana Rahmân'dan bir azab dokunur da şeytana (cehennemde arkadaş) olursun
Süleyman AteşBabacığım, ben sana Rahman'dan bir azabın dokunmasından korkuyorum. O zaman, şeytanın dostu olursun
Elmalılı Hamdi YazırBabası "Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). Haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi
Süleyman Ateş(Babası): "Ey İbrahim, dedi, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (onlara dil uzatmaktan) vazgeçmezsen, andolsun seni taşlarım. Uzun süre benden ayrıl, git
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim şöyle dedi: "Selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü o, bana çok lütufkârdır
Süleyman Ateş(İbrahim): "Selam sana, (esenlik içinde kal), dedi, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lutufkardır
Elmalılı Hamdi YazırBen, sizden ve Allah'tan başka taptığınız şeylerden çekilip ayrılırım da Rabbime dua (ibadet) ederim. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım
Süleyman AteşSizden de, Allah'tan başka yalvardıklarınızdan da ayrılıyor ve yalnız Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime yalvarmakla bahtsız olmam (istediklerimden mahrum bırakılmam)
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim, kavminden ve onların Allah'tan başka ibadet ettikleri şeylerden uzaklaşınca, biz ona İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u ihsan ettik. Ve hepsini de peygamber yaptık
Süleyman Ateşİşte onlardan ve onların Allah'tan başka taptıklarından ayrılınca biz ona İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Ya'kub'u armağan ettik ve hepsini de peygamber yaptık
Elmalılı Hamdi YazırBiz onlara rahmetimizden lütuflarda bulunduk. Hepsine de dillerde güzel ve yüksek bir övgü verdik
Süleyman AteşOnlara rahmetimizden (mal ve çocuk) lutfettik ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik
Elmalılı Hamdi YazırKur'ân'da Musa'yı da an; Şüphesiz ki o, ihlaslı bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi
Süleyman AteşKitapta Musa'yı da an, çünkü o, içi temiz (bir insan)dı ve elçi bir peygamberdi
Elmalılı Hamdi YazırBiz ona Tur dağının sağ yanından seslendik ve onu hususi bir konuşmada bulunmak üzere kendimize yaklaştırdık
Süleyman AteşOna Tur'un sağ tarafından seslendik ve onu, özel konuşmak için (kendimize) yaklaştırdık
Elmalılı Hamdi YazırRahmetimizden de ona, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ihsan eyledik. Meâli Şerifi
Süleyman AteşOna, acıdığımızdan dolayı kardeşi Harun'u da peygamber olarak armağan ettik
Elmalılı Hamdi YazırKur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi
Süleyman AteşKitapta İsma'il'i de an. Çünkü o sözünde duran, elçi bir peygamberdi
Elmalılı Hamdi YazırAilesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti
Süleyman AteşHalkına namaz kılmayı, zekat vermeyi emrederdi. Rabbi yanında beğenilmişti
Elmalılı Hamdi YazırKitapta İdris'i de an; çünkü o, çok sadık (özü, sözü pek doğru) bir peygamberdi
Süleyman AteşKitapta İdris'i de an: Çünkü o, çok doğru bir peygamberdi
Elmalılı Hamdi YazırBiz onu yüce bir yere yükselttik
Süleyman AteşOnu yüce bir yere yükseltmiştik
Elmalılı Hamdi Yazırİşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail'in soyundan, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Kendilerine Rahmân (olan Allah)ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı
Süleyman Ateşİşte bunlar; Allah'ın ni'met verdiği peygamberlerden, Adem, neslinden, Nuh ile beraber gemide taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail (Ya'kub) neslinden, yol gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı
Elmalılı Hamdi YazırSonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır)
Süleyman AteşOnlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler, şehvetlerine uydular. Onlar kötülük bulacaklardır
Elmalılı Hamdi YazırFakat tevbe edip iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır. Bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır
Süleyman AteşAncak tevbe eden, inanan ve iyi işler yapanlar, cennete girecekler ve hiç haksızlığa uğratılmayacaklardır
Elmalılı Hamdi YazırO cennet, Rahmân (olan Allah)ın kullarına görmedikleri halde vadettiği "Adn" cennetleridir. Şüphesiz O'nun vaadi mutlaka yerini bulacaktır
Süleyman AteşRahman'ın kullarına gıyaben va'dettiği Adn cennetleri(ne gireceklerdir). Şüphesiz O'nun va'di yerine gelecektir
Elmalılı Hamdi YazırOnlar orada boş bir söz işitmezler. Ancak "Selam" işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır
Süleyman AteşOrada boş söz değil, yalnız selam işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır
Elmalılı Hamdi Yazırİşte kullarımızdan takva sahibi olanlara vereceğimiz cennet budur
Süleyman Ateşİşte kullarımızdan, korunanlara vereceğimiz cennet budur
Elmalılı Hamdi Yazır(Cebrail dedi ki: Ey Muhammed!) "Biz senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O'nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir
Süleyman AteşBiz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan herşey O'na aittir. Rabbin, asla unutkan değildir
Elmalılı Hamdi YazırO, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. O halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmekte sabırlı ol. Hiç sen Allah'ın ismini taşıyan başka birini bilir misin
Süleyman Ateşgöklerin, yerin ve bunlar arasında bulunan şeylerin Rabbidir. O'na kulluk et ve O'na kullukta sabret. Hiç O'nun adıyla anılan birini biliyor musun
Elmalılı Hamdi YazırHalbuki insan şöyle der: "Ben öldüğüm zaman, ileride gerçekten diri olarak (mezardan) çıkarılacak mıyım
Süleyman Ateşİnsan: "Ben öldükten sonra mı diri olarak çıkarılacağım?" diyor
Elmalılı Hamdi YazırO insan, daha önce hiçbir şey değilken kendisini yoktan var ettiğimizi hatırlamaz mı
Süleyman Ateşİnsan önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu
Elmalılı Hamdi YazırRabbine andolsun ki biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki cennetlikleri görüp hasret çeksinler)
Süleyman AteşRabbine andolsun ki, onları ve şeytanları mutlaka toplayacağız, sonra onları diz çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde bulunduracağız
Elmalılı Hamdi YazırSonra her zümreden Rahmân'a karşı en ziyade isyankâr hangileri ise, muhakkak ayırıp atacağız
Süleyman AteşSonra her milletten Rahman'a en çok karşı geleni ayıracağız
Elmalılı Hamdi YazırSonra o cehenneme atılmaya layık olanların kimler bulunduğunu elbette biz daha iyi biliriz
Süleyman AteşSonra, elbette biz, kimlerin oraya girmeğe uygun olduğunu daha iyi biliriz
Elmalılı Hamdi Yazırİçinizden hiçbiri istisna edilmemek üzere mutlaka herkes cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür
Süleyman Ateşİçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur
Elmalılı Hamdi YazırSonra Allah'dan korkup, sakınanları kurtaracağız ve zalimleri de toptan cehennemde bırakacağız
Süleyman AteşSonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız
Elmalılı Hamdi YazırÂyetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman, o inkâr edenler, iman edenlere dediler ki: "Bu iki zümreden (Mümin ve kâfirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha güzeldir
Süleyman AteşOnlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman, inkar edenler, inananlar için "İki topluluktan hangisinin makamı daha hayırlı, meclisi (mevkii) daha güzeldir?" derler
Elmalılı Hamdi YazırHalbuki biz, kendilerinden evvel, mal ve gösterişce daha güzel nice asırlar halkını helak etmişizdir
Süleyman AteşOnlardan önce nice nesiller helak ettik ki onlar eşyaca ve gösterişce daha güzeldi
Elmalılı Hamdi YazırOnlara de ki: "Kim sapıklık içinde ise, Rahmân ona mal ve evlatça ziyadelik ve azgınlığında mühlet verir. Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, yahut kıyamet günü cehennemi gördükleri vakit, artık bilecekler kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmış
Süleyman AteşDe ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman ona süre versin (ne çıkar). Nihayet va'dedildiklerini Ğazabı veya (Duruşma) sa'ati(ni)Ğ gördükleri zaman, kimin yerce daha kötü ve adamca daha zayıf olduğunu bileceklerdir
Elmalılı Hamdi YazırAllah, hidayeti kabul edenlere, daha çok hidayet verir. Baki kalacak olan salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç bakımından da daha hayırlıdır
Süleyman AteşAllah, yola gelenlerin hidayetini artırır. Kalıcı olan yararlı işler, Rabbinin yanında hem mükafat bakımından daha iyidir, hem varılacak yer bakımından daha iyidir
Elmalılı Hamdi YazırŞimdi âyetlerimizi inkâr eden ve "Elbette bana mal ve evlat verilecektir." diyen adamı gördün mü
Süleyman AteşAyetlerimizi inkar edip: "Bana mal ve evlad verilecek" diyen adamı gördün mü
Elmalılı Hamdi YazırO (kâfir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahmân (olan Allah) katından bir söz mü aldı
Süleyman AteşGaybe mi çık(ıp bak)tı, yoksa Rahman'ın huzurunda bir söz mü aldı (Allah ile bir andlaşma mı yaptı)
Elmalılı Hamdi YazırHayır, asla öyle değil; biz onun söylediklerini yazacağız ve azabını çoğalttıkça çoğaltacağız
Süleyman AteşHayır (yanılıyor), biz onun dediğini yazacağız ve onun için azabı uzattıkça uzatacağız
Elmalılı Hamdi YazırO söylediği (mal ve evlat gibi) şeyleri de hep elinden alacağız ve o, tek başına bize gelecektir
Süleyman AteşO dediği(malı ve evladı)na biz varis olacağız (nesi varsa hepsi bize kalacak) ve o, bize tek başına gelecek (yanında ne malı, ne de evladı olmayacak)
Elmalılı Hamdi YazırOnlar, kendilerine kuvvet ve şeref kazandırsın diye, Allah'dan başka ilâh edindiler
Süleyman AteşKendilerine destek olsunlar diye Allah'tan başka tanrılar edindiler
Elmalılı Hamdi YazırHayır, (zannettikleri gibi değil) tapındıkları ilâhlar onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman olacaklardır
Süleyman AteşHayır, (yarın o taptıkları tanrılar), bunların tapmalarını inkar edecekler ve bunlara zıd olacaklardır
Elmalılı Hamdi YazırGörmedin mi? Biz şeytanları o kâfirler üzerine musallat ettik. Onları (günaha) kışkırtıp duruyorlar
Süleyman AteşGörmedin mi biz kafirlere şeytanları gönderdik, onları oynatıp duruyorlar
Elmalılı Hamdi YazırÖyleyse onların hemen azaba uğratılmalarını isteme. Biz onların (ecel) günlerini sayıyoruz
Süleyman AteşOnlar hakkında acele etme, biz onlar(ın günlerini ve nefeslerini doldurmaları) için saydıkça sayıyoruz
Elmalılı Hamdi YazırO gün, takva sahiplerini, heyet olarak Rahmân'ın huzuruna toplayacağız
Süleyman AteşKorunanları, binek üzerinde ikram ile Rahman'a götürdüğümüz gün
Elmalılı Hamdi YazırSuçluları da susuz olarak cehenneme süreceğiz
Süleyman AteşSuçluları da yaya ve susuz olarak cehenneme sürdüğümüz (gün)
Elmalılı Hamdi Yazır(O gün) Rahmân (olan Allah)'ın katında bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır
Süleyman AteşYalnız Rahman'ın huzurunda söz almış olanlardan başkaları şefa'at edemezler
Elmalılı Hamdi Yazır(Yahudilerle hıristiyanlar) "Rahmân, çocuk edindi" dediler
Süleyman AteşRahman çocuk edindi dediler
Elmalılı Hamdi YazırYemin olsun ki, siz çok çirkin bir şey söylediniz
Süleyman AteşAndolsun ki, "Siz pek kötü bir cür'ette bulundunuz
Elmalılı Hamdi YazırAz kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp dağılacaktı
Süleyman AteşNeredeyse o(sözün dehşeti)nden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp dağılacaktır
Elmalılı Hamdi YazırO Rahmân'a çocuk isnad ettiler diye
Süleyman AteşRahman için çocuk iddia ettiklerinden ötürü
Elmalılı Hamdi YazırHalbuki Rahmân'a çocuk edinmek yaraşmaz
Süleyman AteşÇocuk edinmek Rahman'a yakışmaz
Elmalılı Hamdi YazırGöklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki (kıyamet günü) Rahmân'ın huzuruna kul olarak çıkmasın
Süleyman AteşGöklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a kul olarak gelecektir
Elmalılı Hamdi YazırAnd olsun ki Allah onların hepsini kuşatmış, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıştır
Süleyman AteşO, onların hepsini kuşatmış ve onları bir bir saymıştır
Elmalılı Hamdi YazırKıyamet günü onların herbiri Allah'ın huzuruna tek başına çıkacaktır
Süleyman AteşOnların hepsi, kıyamet günü O'na tek başına gelecektir
Elmalılı Hamdi Yazırİman edip, salih amel işleyenler var ya, Rahmân (olan Allah) onları (gönüllere) sevdirecektir
Süleyman Ateşİnanıp faydalı işler yapanlar için Rahman, (gönüllerde) bir sevgi yaratacak(onları herkese sevdirecek)tir
Elmalılı Hamdi Yazır(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın
Süleyman AteşBiz o(Kur'a)n'ı senin diline kolaylaştırdık ki, onunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi onunla uyarasın
Elmalılı Hamdi YazırHem onlardan önce nice nesilleri helak ettik. (Şimdi) onlardan hiçbirini görüyor musun, yahud onların hafif bir sesini işitiyor musun
Süleyman AteşBiz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Şimdi onlardan hiçbirini duyuyor musun, yahut onların gizli bir sesini işitiyor musun