☪ Anlam Arayışı

26. Ash-Shu'araa سُورَةُ الشُّعَرَاءِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
26:1
طسٓمٓ

Yusuf AliTa. Sin. Mim

Ali BulaçTa, Sin, Mim

26:2
تِلْكَ ءَايَـٰتُ ٱلْكِتَـٰبِ ٱلْمُبِينِ

Yusuf AliThese are verses of the Book that makes (things) clear

Ali BulaçBunlar, apaçık olan Kitab'ın ayetleridir

26:3
لَعَلَّكَ بَـٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُواْ مُؤْمِنِينَ

Yusuf AliIt may be thou frettest thy soul with grief, that they do not become Believers

Ali BulaçOnlar mü'min olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi)

26:4 📚 1
إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَـٰقُهُمْ لَهَا خَـٰضِعِينَ

Yusuf AliIf (such) were Our Will, We could send down to them from the sky a Sign, to which they would bend their necks in humility

Ali BulaçDilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir

26:5
وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ ٱلرَّحْمَـٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُواْ عَنْهُ مُعْرِضِينَ

Yusuf AliBut there comes not to them a newly-revealed Message from (God) Most Gracious, but they turn away therefrom

Ali BulaçOnlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler

26:6
فَقَدْ كَذَّبُواْ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَـٰٓؤُاْ مَا كَانُواْ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Yusuf AliThey have indeed rejected (the Message): so they will know soon (enough) the truth of what they mocked at

Ali BulaçGerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir

26:7
أَوَلَمْ يَرَوْاْ إِلَى ٱلْأَرْضِ كَمْ أَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

Yusuf AliDo they not look at the earth,- how many noble things of all kinds We have produced therein

Ali BulaçYeryüzünde bir bakmadılar mı ki, Biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik

26:8
إِنَّ فِى ذَٲلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Yusuf AliVerily, in this is a Sign: but most of them do not believe

Ali BulaçŞüphesiz, bunda bir ayet vardır; ancak onların çoğu mü'min değildirler

26:9 📚 1
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Yusuf AliAnd verily, thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful

Ali BulaçŞüphesiz, senin Rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir

26:10
وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Yusuf AliBehold, thy Lord called Moses: "Go to the people of iniquity

Ali BulaçHani senin Rabbin, Musa'ya seslenmişti: "Zulmetmekte olan kavme git

26:11 📚 1
قَوْمَ فِرْعَوْنَ‌ۚ أَلَا يَتَّقُونَ

Yusuf AliThe people of the Pharaoh: will they not fear God

Ali BulaçFiravun'un kavmine, hala sakınmıyorlar mı

26:12
قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

Yusuf AliHe said: "O my Lord! I do fear that they will charge me with falsehood

Ali BulaçDedi ki: "Rabbim, gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum

26:13
وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَـٰرُونَ

Yusuf AliMy breast will be straitened. And my speech may not go (smoothly): so send unto Aaron

Ali BulaçGöğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder

26:14
وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ

Yusuf AliAnd (further), they have a charge of crime against me; and I fear they may slay me

Ali BulaçÜstelik, onların bana karşı (davasını savunacakları bir cinayet) suçu(m) var; bundan dolayı beni öldürmelerinden korkuyorum

26:15
قَالَ كَلَّا‌ۖ فَٱذْهَبَا بِـَٔـايَـٰتِنَآ‌ۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

Yusuf AliGod said: "By no means! proceed then, both of you, with Our Signs; We are with you, and will listen (to your call)

Ali Bulaç(Allah:) "Hayır," dedi. "İkiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz

26:16
فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliSo go forth, both of you, to Pharaoh, and say: 'We have been sent by the Lord and Cherisher of the worlds

Ali BulaçGecikmeksizin Firavun'a giderek deyin ki: Gerçekten biz, alemlerin Rabbinin elçisiyiz

26:17
أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٲٓءِيلَ

Yusuf AliSend thou with us the Children of Israel

Ali Bulaçİsrailoğulları'nı bizimle birlikte göndermen için (sana geldik)

26:18
قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

Yusuf Ali(Pharaoh) said: "Did we not cherish thee as a child among us, and didst thou not stay in our midst many years of thy life

Ali Bulaç(Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: "Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi

26:19
وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَـٰفِرِينَ

Yusuf AliAnd thou didst a deed of thine which (thou knowest) thou didst, and thou art an ungrateful (wretch)

Ali BulaçVe sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin

26:20
قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۟ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Yusuf AliMoses said: "I did it then, when I was in error

Ali Bulaç(Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım

26:21
فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Yusuf AliSo I fled from you (all) when I feared you; but my Lord has (since) invested me with judgment (and wisdom) and appointed me as one of the apostles

Ali BulaçSizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı

26:22
وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٲٓءِيلَ

Yusuf AliAnd this is the favour with which thou dost reproach me,- that thou hast enslaved the Children of Israel

Ali BulaçBana karşı lütuf-dediğin nimet de, İsrailoğulları'nı köle kılmandan dolayıdır

26:23
قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliPharaoh said: "And what is the 'Lord and Cherisher of the worlds

Ali BulaçFiravun dedi ki: "Alemlerin Rabbi nedir

26:24 📚 1
قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ‌ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Yusuf Ali(Moses) said: "The Lord and Cherisher of the heavens and the earth, and all between,- if ye want to be quite sure

Ali BulaçDedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan herşeyin Rabbidir. Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir)

26:25
قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ

Yusuf Ali(Pharaoh) said to those around: "Did ye not listen (to what he says)

Ali BulaçÇevresindekilere dedi ki: "İşitiyor musunuz

26:26
قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

Yusuf Ali(Moses) said: "Your Lord and the Lord of your fathers from the beginning

Ali Bulaç(Musa:) Dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir

26:27 📚 1
قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

Yusuf Ali(Pharaoh) said: "Truly your apostle who has been sent to you is a veritable madman

Ali Bulaç(Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir

26:28
قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ‌ۖ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

Yusuf Ali(Moses) said: "Lord of the East and the West, and all between! if ye only had sense

Ali BulaçEğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan herşeyin de Rabbidir" dedi (Musa)

26:29
قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَـٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ

Yusuf Ali(Pharaoh) said: "If thou dost put forward any god other than me, I will certainly put thee in prison

Ali Bulaç(Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım

26:30
قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ

Yusuf Ali(Moses) said: "Even if I showed you something clear (and) convincing

Ali Bulaç(Musa) Dedi ki: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı

26:31
قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

Yusuf Ali(Pharaoh) said: "Show it then, if thou tellest the truth

Ali Bulaç(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir

26:32
فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

Yusuf AliSo (Moses) threw his rod, and behold, it was a serpent, plain (for all to see)

Ali BulaçBunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi

26:33
وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّـٰظِرِينَ

Yusuf AliAnd he drew out his hand, and behold, it was white to all beholders

Ali BulaçElini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanıvermiş

26:34
قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَـٰذَا لَسَـٰحِرٌ عَلِيمٌ

Yusuf Ali(Pharaoh) said to the Chiefs around him: "This is indeed a sorcerer well- versed

Ali Bulaç(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: "Bu” dedi, "Doğrusu bilgin bir büyücüdür

26:35
يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ

Yusuf AliHis plan is to get you out of your land by his sorcery; then what is it ye counsel

Ali BulaçBüyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz

26:36
قَالُوٓاْ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ

Yusuf AliThey said: "Keep him and his brother in suspense (for a while), and dispatch to the Cities heralds to collect

Ali BulaçDediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder

26:37
يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ

Yusuf AliAnd bring up to thee all (our) sorcerers well-versed

Ali BulaçBütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler

26:38
فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Yusuf AliSo the sorcerers were got together for the appointment of a day well-known

Ali BulaçBöylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde biraraya getirildi

26:39
وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ

Yusuf AliAnd the people were told: "Are ye (now) assembled

Ali BulaçVe insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz? dendi

26:40
لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُواْ هُمُ ٱلْغَـٰلِبِينَ

Yusuf AliThat we may follow the sorcerers (in religion) if they win

Ali BulaçUmarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız

26:41
فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُواْ لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَـٰلِبِينَ

Yusuf AliSo when the sorcerers arrived, they said to Pharaoh: "Of course - shall we have a (suitable) reward if we win

Ali BulaçBüyücüler geldiklerinde, Firavun'a: "Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?" dediler

26:42
قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

Yusuf AliHe said: "Yea, (and more),- for ye shall in that case be (raised to posts) nearest (to my person)

Ali BulaçEvet" dedi. "Üstelik şüphesiz siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız

26:43
قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُواْ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

Yusuf AliMoses said to them: "Throw ye - that which ye are about to throw

Ali BulaçMusa onlara dedi ki: "Atacağınızı atın

26:44
فَأَلْقَوْاْ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُواْ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَـٰلِبُونَ

Yusuf AliSo they threw their ropes and their rods, and said: "By the might of Pharaoh, it is we who will certainly win

Ali BulaçOnlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve: "Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler

26:45
فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

Yusuf AliThen Moses threw his rod, when, behold, it straightway swallows up all the falsehoods which they fake

Ali BulaçBöylelikle Musa da asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuveriyor

26:46
فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَـٰجِدِينَ

Yusuf AliThen did the sorcerers fall down, prostrate in adoration

Ali BulaçAnında büyücüler secdeye kapandılar

26:47
قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliSaying: "We believe in the Lord of the Worlds

Ali Bulaç(Ve:) "Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler

26:48
رَبِّ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ

Yusuf AliThe Lord of Moses and Aaron

Ali BulaçMusa'nın ve Harun'un Rabbine

26:49
قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ‌ۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ‌ۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَـٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

Yusuf AliSaid (Pharaoh): "Believe ye in Him before I give you permission? surely he is your leader, who has taught you sorcery! but soon shall ye know! Be sure I will cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will cause you all to die on the cross

Ali Bulaç(Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım

26:50
قَالُواْ لَا ضَيْرَ‌ۖ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

Yusuf AliThey said: "No matter! for us, we shall but return to our Lord

Ali BulaçHiç zararı yok" dediler. "Çünkü biz gerçekten Rabbimiz'e dönücüleriz

26:51 📚 1
إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَـٰيَـٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Yusuf AliOnly, our desire is that our Lord will forgive us our faults, that we may become foremost among the believers

Ali BulaçDoğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimiz'in bizim hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz

26:52
۞ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Yusuf AliBy inspiration we told Moses: "Travel by night with my servants; for surely ye shall be pursued

Ali BulaçMusa'ya: "Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz" diye vahyettik

26:53
فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ

Yusuf AliThen Pharaoh sent heralds to (all) the Cities

Ali BulaçBunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi

26:54
إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ

Yusuf Ali(Saying): "These (Israelites) are but a small band

Ali BulaçGerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur

26:55
وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ

Yusuf AliAnd they are raging furiously against us

Ali BulaçVe elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler

26:56
وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَـٰذِرُونَ

Yusuf AliBut we are a multitude amply fore-warned

Ali BulaçBiz ise uyanık bir toplumuz" (dedi)

26:57
فَأَخْرَجْنَـٰهُم مِّن جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

Yusuf AliSo We expelled them from gardens, springs

Ali BulaçBöylelikle Biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık

26:58
وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

Yusuf AliTreasures, and every kind of honourable position

Ali BulaçHazinelerden ve soylu makam(lar)dan da

26:59
كَذَٲلِكَ وَأَوْرَثْنَـٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٲٓءِيلَ

Yusuf AliThus it was, but We made the Children of Israel inheritors of such things

Ali Bulaçİşte böyle; bunlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık

26:60
فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ

Yusuf AliSo they pursued them at sunrise

Ali BulaçBöylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular

26:61
فَلَمَّا تَرَٲٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَـٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

Yusuf AliAnd when the two bodies saw each other, the people of Moses said: "We are sure to be overtaken

Ali Bulaçİki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: "Gerçekten yakalandık" dediler

26:62
قَالَ كَلَّآ‌ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Yusuf Ali(Moses) said: "By no means! my Lord is with me! Soon will He guide me

Ali Bulaç(Musa:) "Hayır" dedi. "Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir

26:63
فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ‌ۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

Yusuf AliThen We told Moses by inspiration: "Strike the sea with thy rod." So it divided, and each separate part became like the huge, firm mass of a mountain

Ali BulaçBunun üzerine Musa'ya: "Asanla denize vur" diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu

26:64 📚 1
وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْأَخَرِينَ

Yusuf AliAnd We made the other party approach thither

Ali BulaçÖtekileri de buraya yaklaştırdık

26:65
وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Yusuf AliWe delivered Moses and all who were with him

Ali BulaçMusa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk

26:66
ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْأَخَرِينَ

Yusuf AliBut We drowned the others

Ali BulaçSonra ötekileri suda boğduk

26:67
إِنَّ فِى ذَٲلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Yusuf AliVerily in this is a Sign: but most of them do not believe

Ali BulaçŞüphesiz, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler

26:68 📚 1
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Yusuf AliAnd verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful

Ali BulaçVe hiç şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir

26:69
وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٲهِيمَ

Yusuf AliAnd rehearse to them (something of) Abraham's story

Ali BulaçOnlara İbrahim'in haberini de aktar-oku

26:70 📚 1
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ

Yusuf AliBehold, he said to his father and his people: "What worship ye

Ali BulaçHani, babasına ve kavmine: "Siz neye kulluk ediyorsunuz?" demişti

26:71
قَالُواْ نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَـٰكِفِينَ

Yusuf AliThey said: "We worship idols, and we remain constantly in attendance on them

Ali BulaçDemişlerdi ki: "Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz

26:72 📚 1
قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

Yusuf AliHe said: "Do they listen to you when ye call (on them)

Ali BulaçDedi ki: "Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı

26:73 📚 1
أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

Yusuf Alior do you good or harm

Ali BulaçYa da size bir yararları veya zararları dokunuyor mu

26:74
قَالُواْ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٲلِكَ يَفْعَلُونَ

Yusuf AliThey said: "Nay, but we found our fathers doing thus (what we do)

Ali BulaçHayır" dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk

26:75
قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

Yusuf AliHe said: "Do ye then see whom ye have been worshipping

Ali Bulaç(İbrahim) Dedi ki: "Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü

26:76
أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

Yusuf AliYe and your fathers before you

Ali BulaçHem siz, hem de eski atalarınız

26:77
فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliFor they are enemies to me; not so the Lord and Cherisher of the Worlds

Ali Bulaçİşte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin Rabbi hariç

26:78 📚 7
ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ

Yusuf AliWho created me, and it is He Who guides me

Ali BulaçKi beni yaratan ve bana hidayet veren O'dur

26:79 📚 4
وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

Yusuf AliWho gives me food and drink

Ali BulaçBana yediren ve içiren O'dur

26:80 📚 7
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

Yusuf AliAnd when I am ill, it is He Who cures me

Ali BulaçHastalandığım zaman bana şifa veren O'dur

26:81 📚 3
وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ

Yusuf AliWho will cause me to die, and then to life (again)

Ali BulaçBeni öldürecek, sonra diriltecek olan da O'dur

26:82
وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓــَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ

Yusuf AliAnd who, I hope, will forgive me my faults on the day of Judgment

Ali BulaçDin (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur

26:83
رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّـٰلِحِينَ

Yusuf AliO my Lord! bestow wisdom on me, and join me with the righteous

Ali BulaçRabbim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat

26:84 📚 4
وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْأَخِرِينَ

Yusuf AliGrant me honourable mention on the tongue of truth among the latest (generations)

Ali BulaçSonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver

26:85 📚 1
وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ

Yusuf AliMake me one of the inheritors of the Garden of Bliss

Ali BulaçBeni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl

26:86 📚 2
وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Yusuf AliForgive my father, for that he is among those astray

Ali BulaçBabamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır

26:87 📚 3
وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

Yusuf AliAnd let me not be in disgrace on the Day when (men) will be raised up

Ali BulaçVe beni (insanların) diriltilecekleri gün küçük düşürme

26:88 📚 5
يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

Yusuf AliThe Day whereon neither wealth nor sons will avail

Ali BulaçMalın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde

26:89 📚 14
إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

Yusuf AliBut only he (will prosper) that brings to God a sound heart

Ali BulaçAncak Allah'a selim bir kalp ile gelenler başka

26:90 📚 1
وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ

Yusuf AliTo the righteous, the Garden will be brought near

Ali Bulaç(O gün) Cennet takva sahiplerine yaklaştırılır

26:91 📚 1
وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

Yusuf AliAnd to those straying in Evil, the Fire will be placed in full view

Ali BulaçCehennem de azgınlar için sergilenir

26:92
وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

Yusuf AliAnd it shall be said to them: 'Where are the (gods) ye worshipped

Ali BulaçVe onlara: "Tapmakta olduklarınız nerede?" denilir

26:93
مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ

Yusuf AliBesides God? Can they help you or help themselves

Ali BulaçAllah'ın dışında olan (ilah)lar; size yardımları dokunuyor mu, veya kendilerine yardımları oluyor mu

26:94
فَكُبْكِبُواْ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ

Yusuf AliThen they will be thrown headlong into the (Fire),- they and those straying in Evil

Ali BulaçArtık onlar ve azgınlar onun içine dökülüverilmiştir

26:95 📚 1
وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ

Yusuf AliAnd the whole hosts of Iblis together

Ali BulaçVe İblis'in bütün orduları da

26:96 📚 1
قَالُواْ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

Yusuf AliThey will say there in their mutual bickerings

Ali BulaçOrada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki

26:97
تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

Yusuf AliBy God, we were truly in an error manifest

Ali BulaçAndolsun Allah'a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz

26:98
إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliWhen we held you as equals with the Lord of the Worlds

Ali BulaçÇünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk

26:99 📚 1
وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

Yusuf AliAnd our seducers were only those who were steeped in guilt

Ali BulaçBizi suçlu-günahkarlardan başka saptıran olmadı

26:100
فَمَا لَنَا مِن شَـٰفِعِينَ

Yusuf AliNow, then, we have none to intercede (for us)

Ali BulaçArtık bizim için ne bir şefaatçi var

26:101 📚 8
وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ

Yusuf AliNor a single friend to feel (for us)

Ali BulaçNe de candan-yakın bir dost

26:102 📚 2
فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Yusuf AliNow if we only had a chance of return we shall truly be of those who believe

Ali BulaçBizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik

26:103
إِنَّ فِى ذَٲلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Yusuf AliVerily in this is a Sign but most of them do not believe

Ali BulaçGerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler

26:104 📚 1
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Yusuf AliAnd verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful

Ali BulaçVe şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir

26:105 📚 1
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

Yusuf AliThe people of Noah rejected the apostles

Ali BulaçNuh kavmi de gönderilen (peygamber)leri yalanladı

26:106
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Yusuf AliBehold, their brother Noah said to them: "Will ye not fear (God)

Ali BulaçHani onlara kardeşleri Nuh: "Sakınmaz mısınız?" demişti

26:107 📚 2
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Yusuf AliI am to you an apostle worthy of all trust

Ali BulaçGerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim

26:108 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Yusuf AliSo fear God, and obey me

Ali BulaçArtık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin

26:109
وَمَآ أَسْــَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ‌ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliNo reward do I ask of you for it: my reward is only from the Lord of the Worlds

Ali BulaçBuna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir

26:110 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Yusuf AliSo fear God, and obey me

Ali BulaçArtık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin

26:111
۞ قَالُوٓاْ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

Yusuf AliThey said: "Shall we believe in thee when it is the meanest that follow thee

Ali BulaçDediler ki: "Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız

26:112
قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ

Yusuf AliHe said: "And what do I know as to what they do

Ali BulaçDedi ki: "Onların yapmakta oldukları hakkında benim bilgim yoktur

26:113
إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى‌ۖ لَوْ تَشْعُرُونَ

Yusuf AliTheir account is only with my Lord, if ye could (but) understand

Ali BulaçOnların hesabı yalnızca Rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız)

26:114
وَمَآ أَنَا۟ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Yusuf AliI am not one to drive away those who believe

Ali BulaçVe ben mü'min olanları kovacak değilim

26:115
إِنْ أَنَا۟ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Yusuf AliI am sent only to warn plainly in public

Ali BulaçBen, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım

26:116
قَالُواْ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ

Yusuf AliThey said: "If thou desist not, O Noah! thou shalt be stoned (to death)

Ali BulaçDediler ki: "Eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten taşa tutulup kovulacaksın

26:117
قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

Yusuf AliHe said: "O my Lord! truly my people have rejected me

Ali BulaçDedi ki: "Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı

26:118
فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Yusuf AliJudge Thou, then, between me and them openly, and deliver me and those of the Believers who are with me

Ali BulaçBundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar

26:119
فَأَنجَيْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

Yusuf AliSo We delivered him and those with him, in the Ark filled (with all creatures)

Ali BulaçBunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık

26:120
ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

Yusuf AliThereafter We drowned those who remained behind

Ali BulaçSonra bunun ardından geride kalanları da suda-boğduk

26:121
إِنَّ فِى ذَٲلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Yusuf AliVerily in this is a Sign: but most of them do not believe

Ali BulaçGerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler

26:122 📚 1
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Yusuf AliAnd verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful

Ali BulaçVe şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir

26:123
كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ

Yusuf AliThe 'Ad (people) rejected the apostles

Ali BulaçAd (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı

26:124
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Yusuf AliBehold, their brother Hud said to them: "Will ye not fear (God)

Ali BulaçHani onlara kardeşleri Hud: "Sakınmaz mısınız?" demişti

26:125 📚 2
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Yusuf AliI am to you an apostle worthy of all trust

Ali BulaçGerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim

26:126 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Yusuf AliSo fear God and obey me

Ali BulaçArtık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin

26:127
وَمَآ أَسْــَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ‌ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliNo reward do I ask of you for it: my reward is only from the Lord of the Worlds

Ali BulaçBuna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir

26:128
أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ

Yusuf AliDo ye build a landmark on every high place to amuse yourselves

Ali BulaçSiz, her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz

26:129
وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

Yusuf AliAnd do ye get for yourselves fine buildings in the hope of living therein (for ever)

Ali BulaçÖlümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz

26:130
وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

Yusuf AliAnd when ye exert your strong hand, do ye do it like men of absolute power

Ali BulaçTutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz

26:131 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Yusuf AliNow fear God, and obey me

Ali BulaçArtık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin

26:132
وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ

Yusuf AliYea, fear Him Who has bestowed on you freely all that ye know

Ali BulaçBildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup-sakının

26:133
أَمَدَّكُم بِأَنْعَـٰمٍ وَبَنِينَ

Yusuf AliFreely has He bestowed on you cattle and sons

Ali BulaçSize hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti

26:134
وَجَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

Yusuf AliAnd Gardens and Springs

Ali BulaçBahçeler ve pınarlar da

26:135
إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Yusuf AliTruly I fear for you the Penalty of a Great Day

Ali BulaçDoğrusu, ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum

26:136
قَالُواْ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٲعِظِينَ

Yusuf AliThey said: "It is the same to us whether thou admonish us or be not among (our) admonishers

Ali BulaçDediler ki: "Bizim için fark etmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da

26:137
إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلْأَوَّلِينَ

Yusuf AliThis is no other than a customary device of the ancients

Ali BulaçBu, geçmiştekilerin 'geleneksel tutumundan başkası değildir

26:138 📚 1
وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

Yusuf AliAnd we are not the ones to receive Pains and Penalties

Ali BulaçVe biz azap görecek de değiliz

26:139
فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَـٰهُمْ‌ۗ إِنَّ فِى ذَٲلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Yusuf AliSo they rejected him, and We destroyed them. Verily in this is a Sign: but most of them do not believe

Ali BulaçBöylelikle onu yalanladılar, Biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler

26:140 📚 1
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Yusuf AliAnd verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful

Ali BulaçVe şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir

26:141
كَذَّبَتْ ثَمُودُ ٱلْمُرْسَلِينَ

Yusuf AliThe Thamud (people) rejected the apostles

Ali BulaçSemud (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı

26:142
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَـٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Yusuf AliBehold, their brother Salih said to them: "Will you not fear (God)

Ali BulaçHani onlara kardeşleri Salih: "Sakınmaz mısınız? demişti

26:143 📚 2
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Yusuf AliI am to you an apostle worthy of all trust

Ali BulaçGerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim

26:144 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Yusuf AliSo fear God, and obey me

Ali BulaçArtık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin

26:145
وَمَآ أَسْــَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ‌ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliNo reward do I ask of you for it: my reward is only from the Lord of the Worlds

Ali BulaçBuna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum

26:146
أَتُتْرَكُونَ فِى مَا هَـٰهُنَآ ءَامِنِينَ

Yusuf AliWill ye be left secure, in (the enjoyment of) all that ye have here

Ali BulaçSiz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız

26:147
فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

Yusuf AliGardens and Springs

Ali BulaçBahçelerin, pınarların içinde

26:148
وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ

Yusuf AliAnd corn-fields and date-palms with spathes near breaking (with the weight of fruit)

Ali BulaçEkinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında

26:149
وَتَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا فَـٰرِهِينَ

Yusuf AliAnd ye carve houses out of (rocky) mountains with great skill

Ali BulaçDağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz

26:150 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Yusuf AliBut fear God and obey me

Ali BulaçArtık Allah'tan sakının ve bana itaat edin

26:151
وَلَا تُطِيعُوٓاْ أَمْرَ ٱلْمُسْرِفِينَ

Yusuf AliAnd follow not the bidding of those who are extravagant

Ali BulaçVe ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin

26:152
ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

Yusuf AliWho make mischief in the land, and mend not (their ways)

Ali BulaçKi onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik-düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar)

26:153
قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

Yusuf AliThey said: "Thou art only one of those bewitched

Ali BulaçDediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin

26:154
مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔـايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

Yusuf AliThou art no more than a mortal like us: then bring us a Sign, if thou tellest the truth

Ali BulaçSen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen, bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim

26:155
قَالَ هَـٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Yusuf AliHe said: "Here is a she-camel: she has a right of watering, and ye have a right of watering, (severally) on a day appointed

Ali BulaçDedi ki: "İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir

26:156
وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Yusuf AliTouch her not with harm, lest the Penalty of a Great Day seize you

Ali BulaçOna bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar

26:157
فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُواْ نَـٰدِمِينَ

Yusuf AliBut they ham-strung her: then did they become full of regrets

Ali BulaçSonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular

26:158
فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ‌ۗ إِنَّ فِى ذَٲلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Yusuf AliBut the Penalty seized them. Verily in this is a Sign: but most of them do not believe

Ali BulaçBöylece azap onları yakaladı. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler

26:159 📚 1
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Yusuf AliAnd verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful

Ali BulaçVe şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir

26:160 📚 1
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

Yusuf AliThe people of Lut rejected the apostles

Ali BulaçLut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı

26:161 📚 1
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Yusuf AliBehold, their brother Lut said to them: "Will ye not fear (God)

Ali BulaçHani onlara kardeşleri Lut: "Sakınmaz mısınız?" demişti

26:162 📚 2
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Yusuf AliI am to you an apostle worthy of all trust

Ali BulaçGerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim

26:163 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Yusuf AliSo fear God and obey me

Ali BulaçArtık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin

26:164
وَمَآ أَسْــَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ‌ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliNo reward do I ask of you for it: my reward is only from the lord of the Worlds

Ali BulaçBuna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir

26:165
أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliOf all the creatures in the world, will ye approach males

Ali BulaçSiz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz

26:166
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٲجِكُم‌ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

Yusuf AliAnd leave those whom God has created for you to be your mates? Nay, ye are a people transgressing (all limits)

Ali BulaçRabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz

26:167
قَالُواْ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ

Yusuf AliThey said: "If thou desist not, O Lut! thou wilt assuredly be cast out

Ali BulaçDediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın

26:168 📚 2
قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ

Yusuf AliHe said: "I do detest your doings

Ali BulaçDedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım

26:169
رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

Yusuf AliO my Lord! deliver me and my family from such things as they do

Ali BulaçRabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar

26:170
فَنَجَّيْنَـٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Yusuf AliSo We delivered him and his family,- all

Ali BulaçBunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık

26:171
إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَـٰبِرِينَ

Yusuf AliExcept an old woman who lingered behind

Ali BulaçYalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç

26:172
ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْأَخَرِينَ

Yusuf AliBut the rest We destroyed utterly

Ali BulaçSonra geride kalanları yerle bir ettik

26:173
وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا‌ۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

Yusuf AliWe rained down on them a shower (of brimstone): and evil was the shower on those who were admonished (but heeded not)

Ali BulaçVe üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp-korkutulanların yağmuru ne kötü

26:174
إِنَّ فِى ذَٲلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Yusuf AliVerily in this is a Sign: but most of them do not believe

Ali BulaçGerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler

26:175 📚 1
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Yusuf AliAnd verily thy Lord is He, the Exalted in Might Most Merciful

Ali BulaçVe şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir

26:176
كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ لْــَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ

Yusuf AliThe Companions of the Wood rejected the apostles

Ali BulaçEyke halkı da, gönderilen (peygamber)leri yalanladı

26:177
إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Yusuf AliBehold, Shu'aib said to them: "Will ye not fear (God)

Ali BulaçHani onlara Şuayb: "Sakınmaz mısınız?" demişti

26:178 📚 2
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Yusuf AliI am to you an apostle worthy of all trust

Ali BulaçGerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim

26:179 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Yusuf AliSo fear God and obey me

Ali BulaçArtık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin

26:180
وَمَآ أَسْــَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ‌ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliNo reward do I ask of you for it: my reward is only from the Lord of the Worlds

Ali BulaçBuna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir

26:181
۞ أَوْفُواْ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُواْ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ

Yusuf AliGive just measure, and cause no loss (to others by fraud)

Ali BulaçÖlçüyü tam tutun ve eksiltenlerden olmayın

26:182 📚 1
وَزِنُواْ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

Yusuf AliAnd weigh with scales true and upright

Ali BulaçDosdoğru olan terazi ile tartın

26:183 📚 1
وَلَا تَبْخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْاْ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

Yusuf AliAnd withhold not things justly due to men, nor do evil in the land, working mischief

Ali Bulaçİnsanların eşyasını değerden düşürüp-eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın

26:184
وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ

Yusuf AliAnd fear Him Who created you and (who created) the generations before (you)

Ali BulaçSizi ve önceki yaratılmışları yaratandan sakının”

26:185
قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

Yusuf AliThey said: "Thou art only one of those bewitched

Ali BulaçDediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin”

26:186
وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ

Yusuf AliThou art no more than a mortal like us, and indeed we think thou art a liar

Ali BulaçSen, yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin ve biz senin gerçekte yalancılardan olduğunu sanıyoruz

26:187
فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

Yusuf AliNow cause a piece of the sky to fall on us, if thou art truthful

Ali BulaçEğer doğru sözlü isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver

26:188
قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

Yusuf AliHe said: "My Lord knows best what ye do

Ali BulaçDedi ki: "Rabbim, yaptıklarınızı daha iyi bilir

26:189
فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ‌ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Yusuf AliBut they rejected him. Then the punishment of a day of overshadowing gloom seized them, and that was the Penalty of a Great Day

Ali BulaçSonunda onu yalanladılar, böylece onları o gölgelik-gününün azabı yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabıydı

26:190
إِنَّ فِى ذَٲلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Yusuf AliVerily in that is a Sign: but most of them do not believe

Ali BulaçGerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler

26:191 📚 1
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Yusuf AliAnd verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful

Ali BulaçVe şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir

26:192
وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Yusuf AliVerily this is a Revelation from the Lord of the Worlds

Ali BulaçGerçekten o (Kur'an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir

26:193 📚 5
نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ

Yusuf AliWith it came down the spirit of Faith and Truth

Ali BulaçOnu Ruhu'l-emin indirdi

26:194 📚 2
عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

Yusuf AliTo thy heart and mind, that thou mayest admonish

Ali BulaçUyarıcılardan olman için, senin kalbinin üzerine (indirmiştir)

26:195 📚 7
بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ

Yusuf AliIn the perspicuous Arabic tongue

Ali BulaçApaçık Arapça bir dille

26:196 📚 2
وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

Yusuf AliWithout doubt it is (announced) in the mystic Books of former peoples

Ali BulaçVe hiç şüphesiz, o (Kur'an), geçmişlerin kitaplarında da vardır

26:197
أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَـٰٓؤُاْ بَنِىٓ إِسْرَٲٓءِيلَ

Yusuf AliIs it not a Sign to them that the Learned of the Children of Israel knew it (as true)

Ali Bulaçİsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir delil (ayet) değil mi

26:198
وَلَوْ نَزَّلْنَـٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

Yusuf AliHad We revealed it to any of the non-Arabs

Ali BulaçOnu Arapça bilmeyen birine indirmiş olsaydık

26:199
فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

Yusuf AliAnd had he recited it to them, they would not have believed in it

Ali BulaçBöylece onlara okusaydı, yine ona iman edecek değillerdi

26:200
كَذَٲلِكَ سَلَكْنَـٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Yusuf AliThus have We caused it to enter the hearts of the sinners

Ali BulaçBiz onu, suçlu-günahkarların kalbine işte böyle işlettik

26:201
لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُاْ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Yusuf AliThey will not believe in it until they see the grievous Penalty

Ali BulaçOnlar, o pek acı azabı görünceye kadar ona inanmazlar

26:202
فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Yusuf AliBut the (Penalty) will come to them of a sudden, while they perceive it not

Ali BulaçArtık o (azap), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir

26:203
فَيَقُولُواْ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ

Yusuf AliThen they will say: "Shall we be respited

Ali BulaçDerler ki: "Bize bir süre tanınır mı

26:204
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

Yusuf AliDo they then ask for Our Penalty to be hastened on

Ali BulaçOnlar yine de azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar

26:205
أَفَرَءَيْتَ إِن مَّتَّعْنَـٰهُمْ سِنِينَ

Yusuf AliSeest thou? If We do let them enjoy (this life) for a few years

Ali BulaçGördün mü; Biz onları yıllarca yararlandırsak

26:206 📚 2
ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُواْ يُوعَدُونَ

Yusuf AliYet there comes to them at length the (Punishment) which they were promised

Ali BulaçSonra kendilerine va'dolunan (azap günü) geliverse

26:207 📚 2
مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُواْ يُمَتَّعُونَ

Yusuf AliIt will profit them not that they enjoyed (this life)

Ali BulaçOnların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azaptan) bağımsız kılamaz

26:208
وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

Yusuf AliNever did We destroy a population, but had its warners

Ali BulaçKendisi için bir uyarıcı olmaksızın, Biz hiçbir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz

26:209
ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَـٰلِمِينَ

Yusuf AliBy way of reminder; and We never are unjust

Ali Bulaç(Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); Biz zulmedici değiliz

26:210
وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَـٰطِينُ

Yusuf AliNo evil ones have brought down this (Revelation)

Ali BulaçOnu (Kur'an'ı) şeytanlar indirmemiştir

26:211
وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

Yusuf AliIt would neither suit them nor would they be able (to produce it)

Ali BulaçBu, onlara yaraşmaz ve güç de yetiremezler

26:212 📚 1
إِنَّهُمْ عَنِ ٱلسَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

Yusuf AliIndeed they have been removed far from even (a chance of) hearing it

Ali BulaçÇünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır

26:213
فَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْمُعَذَّبِينَ

Yusuf AliSo call not on any other god with God, or thou wilt be among those under the Penalty

Ali BulaçAllah ile beraber başka bir İlah'a yalvarıp-yakarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun

26:214 📚 8
وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ ٱلْأَقْرَبِينَ

Yusuf AliAnd admonish thy nearest kinsmen

Ali Bulaç(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar

26:215
وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Yusuf AliAnd lower thy wing to the Believers who follow thee

Ali BulaçVe mü'minlerden, sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger

26:216 📚 2
فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

Yusuf AliThen if they disobey thee, say: "I am free (of responsibility) for what ye do

Ali BulaçEğer sana isyan edecek olurlarsa, artık de ki: "Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım

26:217 📚 1
وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

Yusuf AliAnd put thy trust on the Exalted in Might, the Merciful

Ali BulaçSen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (Allah')a tevekkül et

26:218
ٱلَّذِى يَرَٮٰكَ حِينَ تَقُومُ

Yusuf AliWho seeth thee standing forth (in prayer)

Ali BulaçO, kıyam ettiğin zaman seni görüyor

26:219
وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّـٰجِدِينَ

Yusuf AliAnd thy movements among those who prostrate themselves

Ali BulaçSecde edenler arasında dönüp dolaşmanı da

26:220 📚 7
إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Yusuf AliFor it is He Who heareth and knoweth all things

Ali BulaçHiç şüphesiz, O, işitendir, bilendir

26:221
هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَـٰطِينُ

Yusuf AliShall I inform you, (O people!), on whom it is that the evil ones descend

Ali BulaçŞeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi

26:222 📚 2
تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

Yusuf AliThey descend on every lying, wicked person

Ali BulaçOnlar, 'gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler

26:223
يُلْقُونَ ٱلسَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَـٰذِبُونَ

Yusuf Ali(Into whose ears) they pour hearsay vanities, and most of them are liars

Ali BulaçBunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler

26:224
وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلْغَاوُۥنَ

Yusuf AliAnd the Poets,- It is those straying in Evil, who follow them

Ali BulaçŞairler ise; gerçekten onlara azgın-sapıklar uyar

26:225 📚 2
أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

Yusuf AliSeest thou not that they wander distracted in every valley

Ali BulaçGörmedin mi; onlar, her bir vadide vehmedip duruyorlar

26:226 📚 1
وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ

Yusuf AliAnd that they say what they practise not

Ali BulaçVe gerçekten onlar, yapmayacakları şeyleri söylüyorlar

26:227 📚 5
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَذَكَرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُواْ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُواْ‌ۗ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ

Yusuf AliExcept those who believe, work righteousness, engage much in the remembrance of God, and defend themselves only after they are unjustly attacked. And soon will the unjust assailants know what vicissitudes their affairs will take

Ali BulaçAncak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öclerini alanlar) başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir

← Önceki Sonraki →

26. Ash-Shu'araa Suresi | Anlam Arayışı