26. Ash-Shu'araa سُورَةُ الشُّعَرَاءِ
Diyanet İşleri MealiTa, Sin, Mim
Süleyman AteşTa sin mim
Elmalılı Hamdi YazırTâ, Sîn, Mîm
Diyanet İşleri MealiBunlar apaçık Kitap'ın ayetleridir
Süleyman AteşŞunlar o apaçık Kitabın ayetleridir
Elmalılı Hamdi YazırBunlar sana apaçık kitabın âyetleridir
Diyanet İşleri Mealiİnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin
Süleyman AteşHerhalde sen, inanmıyorlar diye neredeyse kendini helak edeceksin
Elmalılı Hamdi Yazır(Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kıyacaksın
Diyanet İşleri MealiBiz dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar
Süleyman AteşDilesek onların üzerine gökten bir mu'cize indiririz de boyunları ona eğilir (inanırlar)
Elmalılı Hamdi YazırBiz dilersek onların üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilekalır
Diyanet İşleri MealiRahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler
Süleyman AteşRahman'dan onlara hiçbir yeni Zikir (uyarı) gelmez ki, mutlaka ondan yüz çevirici olmasınlar
Elmalılı Hamdi YazırBununla beraber kendilerine O Rahmân'dan yeni bir öğüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler
Diyanet İşleri MealiEvet, yalanladılar; alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır
Süleyman AteşYalanladılar ama, alay edip durdukları şeyin haberleri, yakında kendilerine gelecektir
Elmalılı Hamdi YazırÜstelik (ona) "yalandır" dediler; fakat onlara alay edip durdukları şeyin haberleri yakında gelecektir
Diyanet İşleri MealiYeryüzüne bakmazlar mı? Orada, bitkilerden nice güzel çiftler yetiştirmişizdir
Süleyman AteşYere bakmadılar mı orada her çeşit güzel çifti bitirmişiz
Elmalılı Hamdi YazırYeryüzüne bir bakmadılar mı? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirmişiz
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz bunlarda Allah'ın kudretine işaret vardır, ama çoğu inanmazlar
Süleyman AteşŞüphesiz bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanıcı değillerdir
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nişane) vardır; ama onların çoğu iman etmezler
Diyanet İşleri MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur merhamet eden O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe şüphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir
Diyanet İşleri MealiRabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı
Süleyman AteşRabbin Musa'ya seslendi: "O zalim kavme git
Elmalılı Hamdi YazırBir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi
Diyanet İşleri MealiRabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı
Süleyman AteşFir'avn'ın kavmine. Onlar (kötülüklerden) korunmayacaklar mı
Elmalılı Hamdi YazırFiravun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı
Diyanet İşleri MealiMusa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti
Süleyman Ateş(Musa): "Rabbim, dedi, ben, onların beni yalanlayacaklarından korkuyorum
Elmalılı Hamdi Yazır(Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar
Diyanet İşleri MealiMusa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti
Süleyman AteşGöğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver
Elmalılı Hamdi YazırVe göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver
Diyanet İşleri MealiMusa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti
Süleyman AteşHem benim üzerimde onlara karşı işlediğim bir günah da var (onlardan bir adam öldürmüştüm); onların beni öldürmelerinden korkuyorum
Elmalılı Hamdi YazırHem onların bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler
Diyanet İşleri MealiAllah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti
Süleyman Ateş(Allah): "Hayır, dedi, ikiniz de ayetlerimizle gidin, biz sizinle beraberiz, (aranızda geçecekleri) dinliyoruz
Elmalılı Hamdi Yazır(Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) işitiyoruz
Diyanet İşleri MealiAllah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti
Süleyman AteşFir'avn'e giderek deyin ki: Biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz
Elmalılı Hamdi YazırHaydin Firavun'a gidin de deyin ki: İnan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz
Diyanet İşleri MealiAllah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti
Süleyman Ateşİsrail oğullarını bizimle beraber gönder
Elmalılı Hamdi Yazırİsrail oğullarını bizimle beraber gönder
Diyanet İşleri MealiFiravun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi
Süleyman Ateş(Gittiler, Allah'ın emrini duyurdular. Fir'avn) Dedi ki: "Biz seni, içimizden bir çocuk olarak yetiştirmedik mi? Ömründe nice yıllar aramızda kalmadın mı
Elmalılı Hamdi YazırÂ, dedi, biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının bir çok yıllarını aramızda geçirmedin mi
Diyanet İşleri MealiFiravun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi
Süleyman AteşVe sonunda o yaptığını da yaptın, sen nankörlerden birisin
Elmalılı Hamdi YazırSonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin
Diyanet İşleri MealiMusa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi
Süleyman Ateş(Musa): "Onu yaptığım zaman sapıklardan idim" dedi
Elmalılı Hamdi YazırMusa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım
Diyanet İşleri MealiMusa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi
Süleyman AteşSizden korkunca aranızdan kaçtım, sonra Rabbim bana hükümdarlık verdi ve beni elçilerden yaptı
Elmalılı Hamdi YazırSizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı
Diyanet İşleri MealiMusa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi
Süleyman AteşO başıma kaktığın ni'met de İsrail oğullarını köle yapman(yüzünden)dir. (Onları köle diye kullanıp erkek çocuklarını kesmeseydin, senin eline düşmezdim)
Elmalılı Hamdi YazırO başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır
Diyanet İşleri MealiFiravun: "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi
Süleyman AteşFir'avn dedi ki: "(Ey Musa) alemlerin Rabbi nedir
Elmalılı Hamdi YazırFiravun şöyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki
Diyanet İşleri MealiMusa: "Kesin olarak inanacaksanız, bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi
Süleyman Ateş(Musa): "Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanan kimseler iseniz (bunu anlarsınız)," dedi
Elmalılı Hamdi YazırMusa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dir
Diyanet İşleri MealiYanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn): Çevresinde bulunanlara: "İşitiyor musunuz?" dedi
Elmalılı Hamdi Yazır(Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi
Diyanet İşleri MealiO sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi
Süleyman Ateş(Musa): "O sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir" dedi
Elmalılı Hamdi YazırMusa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarınızın da Rabbidir
Diyanet İşleri MealiFiravun, çevresindekilere: "Size gönderilen peygamberiniz şüphesiz delidir" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi
Elmalılı Hamdi Yazır(Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi
Diyanet İşleri MealiMusa: "Eğer akledebilen kimselerseniz bilin ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi
Süleyman Ateş(Musa): "Eğer düşünürseniz O, doğunun batının ve bunlar arasında bulunanların da Rabbidir" dedi
Elmalılı Hamdi YazırMusa devamla şöyle söyledi: "Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir
Diyanet İşleri MealiFiravun: "Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn ey Musa): "Andolsun ki benden başka tanrı edinirsen, seni mutlaka zindana atılanlardan yapacağım" dedi
Elmalılı Hamdi YazırFiravun: "Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim" dedi
Diyanet İşleri MealiMusa: "Sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?" dedi
Süleyman Ateş(Musa, peki): "Sana (doğruluğumu) kanıtlayan apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?" dedi
Elmalılı Hamdi YazırMusa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı
Diyanet İşleri MealiFiravun: "Doğru sözlülerden isen haydi getir" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn): "Eğer doğrulardansan onu getir (bakalım)," dedi
Elmalılı Hamdi YazırFiravun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi
Süleyman Ateş(Musa), asasını attı, bir de (baktılar ki) o apaçık bir ejderha
Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi
Diyanet İşleri MealiElini çıkardı, bakanlara bembeyaz göründü
Süleyman AteşElini (koltuğunun altından) çıkardı; o da, bakanlara parıl parıl parlayan bir şey oluverdi
Elmalılı Hamdi YazırElini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdi
Diyanet İşleri MealiFiravun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn), çevresindeki ileri gelenlere: "Bu dedi, bilgin bir büyücüdür
Elmalılı Hamdi YazırFiravun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz
Diyanet İşleri MealiFiravun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi
Süleyman AteşBüyüsüyle sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz
Elmalılı Hamdi YazırSizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz
Diyanet İşleri MealiOnu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler
Süleyman AteşDediler ki: "Onu ve kardeşini eğle, kentlere toplayıcılar gönder
Elmalılı Hamdi YazırDediler ki: "Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder
Diyanet İşleri MealiOnu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler
Süleyman AteşBütün bilgin büyücüleri sana getirsinler
Elmalılı Hamdi YazırBütün bilgiç sihirbazları sana getirsinler
Diyanet İşleri MealiSihirbazlar, belirli bir günün bildirilen vaktinde toplandılar
Süleyman AteşDerken büyücüler belli bir günün belirlenen vaktinde bir araya getirildi
Elmalılı Hamdi YazırBöylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi
Diyanet İşleri Mealiİnsanlara: "Siz de toplanır mısınız?" denildi
Süleyman AteşHalka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi
Elmalılı Hamdi YazırHalka, "Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi
Diyanet İşleri MealiSihirbazlar üstün gelirlerse biz de onlara uyarız" dediler
Süleyman AteşUmarız ki büyücüler üstün gelirse biz de onlara uyarız
Elmalılı Hamdi YazırÜstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız" dediler
Diyanet İşleri MealiSihirbazlar geldiklerinde, Firavun'a; "Biz üstün gelirsek, şüphesiz bize bir ücret vardır değil mi?" dediler
Süleyman AteşBüyücüler gelince Fir'avn'e: "Eğer üstün gelenler biz olursak, bize mutlaka bir ücret var değil mi?" dediler
Elmalılı Hamdi YazırSihirbazlar geldiklerinde Firavun'a "Şayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardır, değil mi?" dediler
Diyanet İşleri MealiFiravun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi
Süleyman AteşEvet dedi, hem o takdirde siz (bana) yakınlardan olacaksınız
Elmalılı Hamdi YazırFiravun cevaben: "Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksınız" dedi
Diyanet İşleri MealiMusa onlara: "Ne atacaksanız atın" dedi
Süleyman AteşMusa onlara: "Atacağınızı atın!" dedi
Elmalılı Hamdi YazırMusa onlara "Atın, ne atacaksanız" dedi
Diyanet İşleri MealiOnlar da iplerini ve değneklerini attılar ve: "Firavun hakkı için, şüphesiz, biz üstün geleceğiz" dediler
Süleyman Ateşİplerini ve değneklerini attılar ve "Fir'avn'ın şerefine biz, elbette biz galib geleceğiz" dediler
Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un kudreti hakkı için şüphesiz elbette bizler galip geleceğiz" dediler
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine Musa değneğini attı; onların uydurduklarını yutmağa başlayıverdi
Süleyman AteşMusa da asasını attı. Birden o, onların uydurduklarını yutmağa başladı
Elmalılı Hamdi YazırArdından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor
Diyanet İşleri MealiBunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler
Süleyman AteşDerhal büyücüler secdeye kapandılar
Elmalılı Hamdi YazırSihirbazlar derhal secdeye kapandılar
Diyanet İşleri MealiBunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler
Süleyman AteşDediler: "Alemlerin Rabbine inandık
Elmalılı Hamdi Yazırİman ettik, dediler, Âlemlerin Rabbine
Diyanet İşleri MealiBunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler
Süleyman AteşMusa'nın ve Harun'un Rabbine
Elmalılı Hamdi YazırMusa ve Harun'un Rabbine
Diyanet İşleri MealiFiravun: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Muhakkak ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; ellerinizi ayaklarınızı, and olsun, çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn) dedi: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyü öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse (size ne yapacağımı) yakında bileceksiniz: Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve hepinizi asacağım
Elmalılı Hamdi YazırFiravun (kızgınlık içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlaşıldı ki o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! Ama şimdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama ke stireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim
Diyanet İşleri Mealiİman eden sihirbazlar: "Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inananların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız" dediler
Süleyman AteşZararı yok, dediler, (nasıl olsa) biz Rabbimize döneceğiz
Elmalılı Hamdi YazırZararı yok dediler nasıl olsa biz Rabbimize döneceğiz
Diyanet İşleri Mealiİman eden sihirbazlar: "Zararı yok, biz şüphesiz Rabbimize doneceğiz; inananların ilki olmamızdan ötürü, Rabbimizin kusurlarımızı bize bağışlayacağını umarız" dediler
Süleyman AteşBiz ilk inananlar olduğumuz için Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umarız
Elmalılı Hamdi YazırHerhalde biz müminlerin evveli olduğumuzdan dolayı, Rabbimizin bize mağfiret buyuracağını ümit ederiz
Diyanet İşleri MealiBiz Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip edileceksiniz" diye vahyettik
Süleyman AteşMusa'ya: "Kullarımı geceleyin (Mısır'dan çıkar), yürüt; siz takibedileceksiniz." diye vahyettik
Elmalılı Hamdi YazırBiz, Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz" diye vahyettik
Diyanet İşleri MealiBu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi
Süleyman AteşFir'avn, (İsrail oğullarının gittiğini duyunca) kentlere (asker) toplayıcılar gönderdi
Elmalılı Hamdi YazırFiravun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi
Diyanet İşleri MealiBu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi
Süleyman AteşŞunlar, (şu İsrail oğulları), az bir topluluktur dedi
Elmalılı Hamdi YazırEsasen bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir cemaattır
Diyanet İşleri MealiBu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi
Süleyman AteşBizi kızdırmaktadırlar
Elmalılı Hamdi Yazır(Böyle iken) hakkımızda çok gayz (öfke) besliyorlar
Diyanet İşleri MealiBu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi
Süleyman AteşBiz, ihtiyatlı, koca bir cemaatiz
Elmalılı Hamdi YazırBiz ise, elbette uyanık (ve tekvücut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu)
Diyanet İşleri MealiAma biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık
Süleyman AteşBöylece biz onları çıkardık: bahçeler(in)den, çeşmeler(in)den
Elmalılı Hamdi YazırAma (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pınarlardan
Diyanet İşleri MealiAma biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık
Süleyman AteşHazineler(in)den ve o güzel yer(lerin)den
Elmalılı Hamdi YazırHazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık
Diyanet İşleri MealiAma biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık
Süleyman AteşBöylece bunları İsrail oğullarına miras yaptık
Elmalılı Hamdi YazırVe onlara İsrail oğullarını mirasçı yaptık
Diyanet İşleri MealiFiravun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına düştüler
Süleyman Ateş(Fir'avn ve adamları), güneş doğarken onların ardına düştüler
Elmalılı Hamdi YazırDerken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler
Diyanet İşleri Mealiİki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları: "İşte yakalandık" dediler
Süleyman Ateşİki topluluk (yaklaşıp) birbirini görünce Musa'nın adamları: "İşte yakalandık!" dediler
Elmalılı Hamdi Yazırİki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler
Diyanet İşleri MealiMusa: "Hayır; Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gösterecektir" dedi
Süleyman Ateş(Musa): "Hayır, dedi, Rabbim benimle beraberdir. Bana yol gösterecektir
Elmalılı Hamdi YazırMusa: "Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine Biz Musa'ya: "Değneğinle denize vur" diye vahyettik. Hemen deniz ikiye ayrıldı, her parçası yüce bir dağ gibiydi
Süleyman AteşMusa'ya: "Değneğinle denize vur!" diye vahyettik. (Vurunca deniz) yarıldı, (on iki yol açıldı). Her bölüm, kocaman bir dağ gibi oldu
Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi
Diyanet İşleri Mealiİşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık
Süleyman AteşÖtekileri de buraya yaklaştırdık (Musa ve adamlarının ardından, düşmanları da bu denizde açılan yollara girdiler)
Elmalılı Hamdi YazırÖtekilerini de buraya yanaştırıvermiştik
Diyanet İşleri MealiMusa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık
Süleyman AteşMusa'yı ve beraberinde olanları tamamen kurtardık
Elmalılı Hamdi YazırMusa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık
Diyanet İşleri MealiÖbürlerini suda boğduk
Süleyman AteşSonra ötekilerini boğduk (Musa ve adamları karaya çıkınca deniz kapandı, Fir'avn ve adamları boğuldu)
Elmalılı Hamdi YazırSonra da ötekileri suda boğduk
Diyanet İşleri MealiBunda şüphesiz ders vardır, ama çoğu inanmamıştır
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama çokları inanmazlar
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir
Diyanet İşleri MealiDoğrusu Rabbin, güçlü olandır, merhamet edendir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Diyanet İşleri MealiOnlara İbrahim'in kıssasını anlat
Süleyman AteşOnlara İbrahim'in haberini de oku
Elmalılı Hamdi Yazır(Resulüm!) onlara İbrahim'in kıssasını da naklet
Diyanet İşleri Mealiİbrahim, babasına ve milletine: "Nelere tapıyorsunuz?" demişti
Süleyman AteşBabasına ve kavmine: "Neye tapıyorsunuz?" demişti
Elmalılı Hamdi YazırHani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti
Diyanet İşleri MealiPutlara tapıyoruz, onlara bağlanıp duruyoruz" demişlerdi
Süleyman AteşPutlara tapıyoruz, onların önünde ibadete duruyoruz. dediler
Elmalılı Hamdi YazırBirtakım putlara taparız da onlar sayesinde toplanırız" dediler
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti
Süleyman AteşPeki, dedi, siz du'a ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim "Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti
Süleyman AteşYahut size fayda veya zarar verebiliyorlar mı
Elmalılı Hamdi YazırVeya size fayda veya zararları olur mu
Diyanet İşleri MealiHayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk" demişlerdi
Süleyman AteşHayır, ama babalarımızın böyle yaptıklarını gördük, (onun için biz de böyle yapıyoruz). dediler
Elmalılı Hamdi YazırYok, dediler, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman Ateşİşte gördünüz mü neye tapıyorsunuz? dedi
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman AteşSiz ve eski atalarınız
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman AteşOnlar benim düşmanımdır. Yalnız alemlerin Rabbi (benim dostumdur)
Elmalılı Hamdi YazırHep onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman AteşBeni yaratan ve bana yol gösteren O'dur
Elmalılı Hamdi YazırO ki, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman AteşBana yediren ve içiren O'dur
Elmalılı Hamdi YazırBeni yediren, içirendir
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman AteşHastalandığım zaman bana şifa veren O'dur
Elmalılı Hamdi YazırHastalandığım zaman bana O, şifâ verir
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman AteşBeni öldürecek, sonra diriltecek O'dur
Elmalılı Hamdi YazırO ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman AteşCeza günü hatamı bağışlayacağını umduğum da O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur
Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat
Süleyman AteşRabbim, bana hüküm (hükümdarlık, bilgi) ver ve beni Salihler arasına kat
Elmalılı Hamdi YazırYa Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat
Diyanet İşleri MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti
Süleyman AteşSonra gelenler arasında bana, bir doğruluk dili nasib eyle (sonraki nesiller arasında hayır ile anılmamı sağla)
Elmalılı Hamdi YazırSonra gelecekler içinde beni doğrulukla anılanlardan eyle
Diyanet İşleri MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti
Süleyman AteşBeni ni'met(i bol olan) cennetinin varislerinden kıl
Elmalılı Hamdi YazırVe beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle
Diyanet İşleri MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti
Süleyman AteşBabamı da bağışla. Çünkü o, sapıklardandır. And forgive my father. Lo! he is of those who err
Elmalılı Hamdi YazırBabamı da bağışla, çünkü o yanlış gidenlerdendir
Diyanet İşleri MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti
Süleyman Ateş(Kulların) diriltilecekleri gün, beni utandırma
Elmalılı Hamdi Yazır(İnsanların) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme
Diyanet İşleri MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti
Süleyman AteşO gün ki, ne mal, ne de oğullar yarar vermez
Elmalılı Hamdi YazırO gün ki ne mal fayda verir ne oğullar
Diyanet İşleri MealiSonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme" demişti
Süleyman AteşAncak Allah'a sağlam ve temiz kalb getiren (yarar görür)
Elmalılı Hamdi YazırAncak Allah'a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtuluşa erer)
Diyanet İşleri MealiO gün cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara gösterilir
Süleyman Ateş(O gün) cennet, korunanlara yaklaştırılır
Elmalılı Hamdi Yazır(O gün) Cennet müttakilere yaklaştırılmıştır
Diyanet İşleri MealiO gün cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara gösterilir
Süleyman AteşCehennem de azgınların karşısına çıkarılır
Elmalılı Hamdi YazırAzgınlar için de cehennem hortlatılmıştır
Diyanet İşleri MealiOnlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir
Süleyman AteşOnlara "Hani taptıklarınız nerede?" denilir
Elmalılı Hamdi YazırOnlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir
Diyanet İşleri MealiOnlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir
Süleyman AteşO Allah'tan başka (taptıklarınız) size yardım ediyorlar mı, yahut kendilerine yardımları dokunuyor mu
Elmalılı Hamdi YazırOnlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir
Diyanet İşleri MealiOnlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar
Süleyman AteşOnlar ve azgınlar, tepe taklak oraya atılırlar
Elmalılı Hamdi YazırVe arkasından hep onlar (putlar ve azgınlar) o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar
Diyanet İşleri MealiOnlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar
Süleyman Ateşİblis'in bütün askerleri de
Elmalılı Hamdi YazırVe bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki
Diyanet İşleri MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler
Süleyman AteşOnlar orada (putlarıyle) çekişerek derler ki
Elmalılı Hamdi YazırVe bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki
Diyanet İşleri MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler
Süleyman AteşVallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz
Elmalılı Hamdi YazırVallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz
Diyanet İşleri MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler
Süleyman AteşÇünkü sizi alemlerin Rabbine eşit tutuyorduk
Elmalılı Hamdi YazırÇünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk
Diyanet İşleri MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler
Süleyman AteşAma bizi saptıran o suçlulardır
Elmalılı Hamdi YazırVe bizi hep o günahkarlar saptırdı
Diyanet İşleri MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler
Süleyman AteşŞimdi artık bizim ne şefa'atçilerimiz var
Elmalılı Hamdi YazırBak bizim için ne şefaatçiler var
Diyanet İşleri MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler
Süleyman AteşNe de sıcak bir dostumuz
Elmalılı Hamdi YazırNe de yakın bir dost
Diyanet İşleri MealiOrada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler
Süleyman AteşAh keşke bir dönüşümüz daha olsa da inananlardan olsak
Elmalılı Hamdi YazırAh keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik
Diyanet İşleri MealiBunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır; oysa çokları iman etmiş değillerdir
Diyanet İşleri MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Diyanet İşleri MealiNuh'un milleti peygamberlerini yalanladı
Süleyman AteşNuh kavmi de gönderilen elçileri yalanladı
Elmalılı Hamdi YazırNuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla itham etti
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi
Süleyman AteşKardeşleri Nuh onlara: "Korunmaz mısınız?" demişti
Elmalılı Hamdi YazırHani kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi
Süleyman AteşBen size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim
Elmalılı Hamdi YazırHaberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi
Süleyman AteşAllah'tan korkun ve bana ita'at edin
Elmalılı Hamdi YazırGelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi
Süleyman AteşBen sizden, buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnız alemlerin Rabbine aittir
Elmalılı Hamdi YazırBuna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafaatımı verecek olan ancak, âlemlerin Rabbidir
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi
Süleyman AteşÖyle ise Allah'tan korkun ve bana ita'at edin
Elmalılı Hamdi YazırGelin, artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Diyanet İşleri MealiSana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır" dediler
Süleyman AteşDediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız
Elmalılı Hamdi YazırÂ, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız
Diyanet İşleri MealiNuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi
Süleyman AteşDedi ki: "Ben onların yaptıklarını(n iç yüzünü) bilmem (ben ancak görünüşe göre hüküm veririm)
Elmalılı Hamdi YazırNuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur
Diyanet İşleri MealiNuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi
Süleyman AteşAnlayışınız olsa, onların hesabının Rabbime aidolduğunu bilirsiniz
Elmalılı Hamdi YazırOnların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünsenize
Diyanet İşleri MealiNuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi
Süleyman AteşBen inananları kovacak değilim
Elmalılı Hamdi YazırHem ben iman edenleri kovmaya memur değilim
Diyanet İşleri MealiNuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi
Süleyman AteşBen sadece apaçık bir uyarıcıyım
Elmalılı Hamdi YazırBen ancak apaçık bir uyarıcıyım
Diyanet İşleri MealiEy Nuh! Eğer bu işe son vermezsen, şüphesiz taşlanacaklardan olacaksın" dediler
Süleyman AteşDediler: "Ey Nuh, (bu dediğinden) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın
Elmalılı Hamdi YazırDediler ki: "Ey Nuh! Eğer vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşa tutulanlardan olacaksın
Diyanet İşleri MealiNuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi
Süleyman Ateş(Nuh): "Rabbim, dedi, kavmim beni yalanladı
Elmalılı Hamdi YazırNuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti
Diyanet İşleri MealiNuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi
Süleyman AteşBenimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü'minleri kurtar
Elmalılı Hamdi YazırArtık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık
Süleyman AteşBiz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık
Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık
Diyanet İşleri MealiSonra de geride kalanları suda boğduk
Süleyman AteşSonra bunun ardından, geride kalanları boğduk
Elmalılı Hamdi YazırSonra da arkasında kalanları suda boğduk
Diyanet İşleri MealiDoğrusu bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak ders) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir
Diyanet İşleri MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Diyanet İşleri MealiAd milleti de peygamberleri yalanladı
Süleyman AteşAd (kavmi) de, gönderilen elçileri yalanladı
Elmalılı Hamdi YazırÂd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşKardeşleri Hud onlara: "Korunmaz mısınız?" demişti
Elmalılı Hamdi YazırHani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşBen size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim
Elmalılı Hamdi YazırHaberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş, güvenilir bir Peygamberim
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşAllah'tan korkun ve bana ita'at edin
Elmalılı Hamdi YazırGelin artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşBen sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir
Elmalılı Hamdi YazırBuna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşSiz her yol üzerine, (gelip geçenleri yanıltmak için) bir işaret yapıp da boş şeyle mi uğraşıyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırSiz her tepeye bir alâmet bina edip eğlenir durur musunuz
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşBelki ebedi yaşarsınız diye köşkler (ve müstahkem kaleler) ediniyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırTemelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman Ateş(Bir kavmi) yakaladığınız zaman da zorbalar gibi yakalıyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırHem tuttuğunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşAllah'tan korkun ve bana ita'at edin
Elmalılı Hamdi YazırArtık Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşSize bildiğiniz ni'metleri bol bol veren(Allah)dan korkun. Keep your duty toward Him Who hath aided you with (the good things) that ye know
Elmalılı Hamdi YazırO Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşO size verdi: davarlar, oğullar
Elmalılı Hamdi YazırDavarlar, oğullar
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşBahçeler, çeşmeler
Elmalılı Hamdi YazırCennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi
Süleyman AteşDoğrusu ben size büyük bir günün azabı(nın çarpması)ndan korkuyorum
Elmalılı Hamdi YazırCidden ben sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum
Diyanet İşleri Mealiİster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizce birdir
Süleyman AteşDediler ki: "Öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da bizce birdir
Elmalılı Hamdi YazırDediler ki: "Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir
Diyanet İşleri MealiBu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler
Süleyman AteşBu (davranışımız), sadece evvelkilerin ahlakı(ve geleneği)dir
Elmalılı Hamdi YazırBu sırf eskilerin âdetidir
Diyanet İşleri MealiBu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler
Süleyman AteşBiz azaba uğratılacak değiliz
Elmalılı Hamdi YazırBiz azaba uğratılacak da değiliz
Diyanet İşleri MealiBöylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz ki ders vardır; ama çoğu inanmamıştır
Süleyman Ateş(Böylece) onu yalanladılar. Biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Elmalılı Hamdi YazırBöylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir
Diyanet İşleri MealiDoğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Diyanet İşleri MealiSemud milleti de peygamberleri yalanladı
Süleyman AteşSemud (kavmi) de gönderilen elçileri yalanladı
Elmalılı Hamdi YazırSemûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşKardeşleri Salih, onlara demişti ki: "Korunmaz mısınız
Elmalılı Hamdi YazırHani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşBen sizin için güvenilir bir elçiyim
Elmalılı Hamdi YazırHaberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşAllah'tan korkun ve bana ita'at edin
Elmalılı Hamdi YazırGelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşBen sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir
Elmalılı Hamdi YazırBuna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşSiz burada güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırSiz burada güven içinde bırakılacak mısınız
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşBöyle bahçelerde, çeşme başlarında
Elmalılı Hamdi YazırBahçelerin, pınarların içinde
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşEkinler ve yumuşak tomurcuklu güzel hurmalıklar arasında
Elmalılı Hamdi YazırEkinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşDağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırKi bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşAllah'tan korkun ve bana ita'at edin
Elmalılı Hamdi YazırGelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşO aşırıların emrine uymayın
Elmalılı Hamdi YazırYeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi
Süleyman AteşYeryüzünde bozgunculuk yapan, ıslah etmeyen o kimseler(in sözüyle hareket etmeyin)
Elmalılı Hamdi YazırYeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın
Diyanet İşleri MealiSen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler
Süleyman AteşDediler: Sen, iyice büyülenmişlerdensin
Elmalılı Hamdi YazırSen dediler, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin
Diyanet İşleri MealiSen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler
Süleyman AteşSen de bizim gibi bir insansın. Eğer doğrulardansan bize bir mu'cize getir
Elmalılı Hamdi YazırSen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir âyet (mucize) getir
Diyanet İşleri MealiSalih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi
Süleyman AteşDedi: "İşte bu dişi deve(mu'cize)dir. (Bir gün) onun su içme hakkı var, belli bir günün su içme hakkı da sizin
Elmalılı Hamdi YazırSalih "İşte (mucize) bu dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin" dedi
Diyanet İşleri MealiSalih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi
Süleyman AteşSakın, ona bir kötülük dokundurmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar
Elmalılı Hamdi YazırSakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir
Diyanet İşleri MealiOnlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular
Süleyman AteşNihayet onu kestiler, ama pişman oldular
Elmalılı Hamdi YazırDerken onu kestiler; fakat pişman da oldular
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır
Süleyman AteşVe azab onları yakaladı. Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Elmalılı Hamdi YazırÇünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir
Diyanet İşleri MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Diyanet İşleri MealiLut milleti de peygamberleri yalanladı
Süleyman AteşLut (kavmi) de gönderilen elçileri yalanladı
Elmalılı Hamdi YazırLût (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi
Süleyman AteşKardeşleri Lut, onlara "Korunmaz mısınız?" demişti
Elmalılı Hamdi YazırHani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi
Süleyman AteşBen sizin için güvenilir bir elçiyim
Elmalılı Hamdi YazırHaberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi
Süleyman AteşAllah'tan korkun ve bana ita'at edin
Elmalılı Hamdi YazırGelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi
Süleyman AteşBen sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir. And I ask of you no wage therefore; my wage is the concern only of the Lord of the Worlds
Elmalılı Hamdi YazırBuna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi
Süleyman AteşAlemlerin içinde erkeklere mi gidiyorsunuz
Elmalılı Hamdi Yazırİnsanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz
Diyanet İşleri MealiKardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi
Süleyman AteşVe Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz
Elmalılı Hamdi YazırBırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz
Diyanet İşleri MealiEy Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın" dediler
Süleyman AteşDediler: "Ey Lut, andolsun, eğer (bundan) vazgeçmezsen, mutlaka sürülenlerden olacaksın
Elmalılı Hamdi YazırOnlar şöyle dediler: "Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksın
Diyanet İşleri MealiLut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi
Süleyman Ateş(Lut) dedi: "Ben sizin bu işinize, (kadınları bırakıp erkeklere gidişinize) kızanlardanım
Elmalılı Hamdi YazırLût "Doğrusu ben, dedi, sizin bu işinize buğzedenlerdenim
Diyanet İşleri MealiLut: "Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi
Süleyman AteşRabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar
Elmalılı Hamdi YazırYâ Rabbi! Beni ve ailemi onların yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık
Süleyman AteşBiz de onu ve ailesini tamamen kurtardık
Elmalılı Hamdi YazırBiz de onu ve ailesinin tamamını kurtardık
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık
Süleyman AteşYalnız geride kalanlar arasında bulunan bir koca karıyı (kurtarmadık)
Elmalılı Hamdi YazırAncak (geride) bir yaşlı kadın kaldı
Diyanet İşleri MealiDiğerlerini yerle bir ettik
Süleyman AteşSonra ötekilerini hep yıktık, helak ettik
Elmalılı Hamdi YazırSonra geridekilerin hepsini helak ettik
Diyanet İşleri MealiÜzerlerine de yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi
Süleyman AteşVe üzerlerine bir yağmur yağdırdık, uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin yağmuru hakikaten çok kötü oldu
Elmalılı Hamdi YazırVe üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir
Diyanet İşleri MealiDoğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Diyanet İşleri MealiOrmanlık yerde oturanlar, Eykeliler de peygamberleri yalanladı
Süleyman AteşEyke halkı da gönderilen elçileri yalanladı
Elmalılı Hamdi YazırEyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti
Diyanet İşleri MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi
Süleyman AteşŞu'ayb, onlara demişti ki: "Korunmaz mısınız
Elmalılı Hamdi YazırHani Şuayb onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız
Diyanet İşleri MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi
Süleyman AteşBen sizin için güvenilir bir elçiyim
Elmalılı Hamdi YazırHaberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim
Diyanet İşleri MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi
Süleyman AteşAllah'tan korkun ve bana ita'at edin
Elmalılı Hamdi YazırGelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin
Diyanet İşleri MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi
Süleyman AteşBen sizden, buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir
Elmalılı Hamdi YazırBuna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan yalnız âlemlerin Rabbidir
Diyanet İşleri MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi
Süleyman AteşÖlçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın
Elmalılı Hamdi YazırÖlçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın
Diyanet İşleri MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi
Süleyman AteşDoğru terazi ile tartın
Elmalılı Hamdi YazırVe doğru terazi ile tartın
Diyanet İşleri MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi
Süleyman Ateşİnsanların haklarını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın
Elmalılı Hamdi YazırHalkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın
Diyanet İşleri MealiŞuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi
Süleyman AteşSizi ve önceki nesilleri yaratandan korkun. And keep your duty unto Him Who created you and the generations of the men of old
Elmalılı Hamdi YazırO sizi ve sizden önceki nesilleri yaratan Allah'tan korkun
Diyanet İşleri MealiSen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler
Süleyman AteşDediler: "Sen iyice büyülenmişlerdensin
Elmalılı Hamdi YazırOnlar şöyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin
Diyanet İşleri MealiSen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler
Süleyman AteşSen de bizim gibi bir insansın, biz seni mutlaka yalancılardan sanıyoruz
Elmalılı Hamdi YazırSen de bizim gibi bir beşerden başka nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz
Diyanet İşleri MealiSen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler
Süleyman AteşEğer doğrulardansan o halde üzerimize gökten parçalar düşür
Elmalılı Hamdi YazırŞayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten bir parça düşürüver
Diyanet İşleri MealiŞuayb: "Rabbim yaptıklarınızı çok iyi bilir" dedi
Süleyman AteşRabbim yaptığınızı daha iyi bilir dedi
Elmalılı Hamdi YazırŞuayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi
Diyanet İşleri MealiAma onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü
Süleyman AteşOnu yalanladılar, nihayet o gölge gününün azabı, kendilerini yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabı idi
Elmalılı Hamdi YazırHülasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. O cidden büyük bir günün azabı idi
Diyanet İşleri MealiDoğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır ama yine çokları inanmazlar
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir
Diyanet İşleri MealiRabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Elmalılı Hamdi YazırVe şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz Kuran Alemlerin Rabbinin indirmesidir
Süleyman AteşMuhakkak ki o (Kur'an), alemlerin Rabbinin indirmesidir
Elmalılı Hamdi YazırVe muhakkak ki bu (Kur'ân) âlemlerin Rabbinin indirmesidir
Diyanet İşleri MealiApaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir
Süleyman AteşOnu, er-Ruhu'l-Emin (güvenilir ruh, Cebrail) indirdi
Elmalılı Hamdi Yazır(Resulüm!) Onu Rûhu'lemin (Cebrail) indirdi
Diyanet İşleri MealiApaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir
Süleyman AteşSenin kalbine; uyarıcılardan olman için
Elmalılı Hamdi YazırUyarıcılardan olasın diye senin kalbin üzerine
Diyanet İşleri MealiApaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir
Süleyman AteşApaçık Arapça bir dille
Elmalılı Hamdi YazırAçık parlak bir Arapça lisan ile
Diyanet İşleri MealiO, daha öncekilerin kitabında da zikredilmiştir
Süleyman AteşO(nun içeriği), evvelkilerin Kitaplarında da vardır
Elmalılı Hamdi YazırO, şüphesiz daha öncekilerin kitaplarında da vardı
Diyanet İşleri Mealiİsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu
Süleyman Ateşİsrail oğulları bilginlerinin onu bilmesi de onlar için (Kur'an'ın Güvenilir Ruh tarafından vahyedildiğine) yeterli bir delil değil mi
Elmalılı Hamdi Yazırİsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir âyet (delil) değil midir
Diyanet İşleri MealiBiz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı
Süleyman AteşBiz onu yabancılardan birine indirseydik de
Elmalılı Hamdi YazırBiz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi
Diyanet İşleri MealiBiz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı
Süleyman AteşOnu onlara okusaydı, ona inanmazlardı
Elmalılı Hamdi YazırBiz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi
Diyanet İşleri MealiSuçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir
Süleyman AteşBiz onu, suçluların kalblerine öyle soktuk
Elmalılı Hamdi YazırBöylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler
Diyanet İşleri MealiSuçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir
Süleyman AteşAcı azabı görünceye kadar da ona inanmazlar
Elmalılı Hamdi YazırBöylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler
Diyanet İşleri MealiSuçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir
Süleyman AteşAzab onlara öyle ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar
Elmalılı Hamdi Yazırİşte bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir
Diyanet İşleri MealiO zaman "Erteye bırakılmaz mıyız?" derler
Süleyman Ateş(Birden onu karşılarında bulunca) Acaba bize süre verilir mi?" derler
Elmalılı Hamdi YazırO zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?... diyeceklerdir
Diyanet İşleri MealiBizim azabımızı mı acele istiyorlardı
Süleyman AteşHala bizim azabımızı mı acele istiyorlar (doğru söyleyenlerden isen bizi tehdidettiğin azabı getir mi diyorlar)
Elmalılı Hamdi Yazır(Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabımızı çarçabuk istiyorlardı
Diyanet İşleri MealiSöylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı
Süleyman AteşBaksana, biz onları yıllarca yaşatsak
Elmalılı Hamdi YazırGördün ya artık onlara senelerce zevk ettirsek
Diyanet İşleri MealiSöylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı
Süleyman AteşSonra tehdidedildikleri (azab) kendilerine gelse
Elmalılı Hamdi YazırSonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa
Diyanet İşleri MealiSöylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı
Süleyman AteşO yaşatıldıkları (zevk-u sefa sürdükleri) şeyler, kendilerine ne yarar sağlardı
Elmalılı Hamdi YazırO yaşadıkları zevkin kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır
Diyanet İşleri MealiHiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz
Süleyman AteşBiz, hiçbir kenti helak etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helak etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik)
Elmalılı Hamdi YazırBununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur
Diyanet İşleri MealiHiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz
Süleyman Ateş(Uyarıcılar) uyarırlardı. Biz zulmediciler değildik
Elmalılı Hamdi Yazır(Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz
Diyanet İşleri MealiKuran'ı şeytanlar indirmemiştir
Süleyman AteşO(Kur'a)n'ı şeytanlar (cinler) indirmedi
Elmalılı Hamdi YazırOnu (Kur'ân'ı) şeytanlar indirmedi
Diyanet İşleri MealiBu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez
Süleyman AteşBu, onlara yaraşmaz ve zaten yapamazlar da
Elmalılı Hamdi YazırBu onlara hem yaraşmaz hem güçleri yetmez
Diyanet İşleri MealiDoğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır
Süleyman AteşÇünkü onlar, (meleklerin sözlerini) işitmekten uzaklaştırılmışlardır
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır
Diyanet İşleri MealiO halde sakın Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarma, yoksa azap göreceklerden olursun
Süleyman AteşAllah ile beraber başka bir tanrı çağırma, sonra azabedilenlerden olursun
Elmalılı Hamdi YazırO halde sakın Allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba uğratılanlardan olursun
Diyanet İşleri MealiÖnce en yakın hısımlarını uyar
Süleyman AteşEn yakın akrabanı uyar
Elmalılı Hamdi Yazır(Önce) en yakın hısımlarını uyar
Diyanet İşleri MealiSana uyan müminleri kanatların altına al
Süleyman AteşVe sana uyan mü'minlere kanadını indir (onlara karşı mütevazi ve şefkatli davran)
Elmalılı Hamdi YazırVe sana uyan müminlere kanadını indir
Diyanet İşleri MealiSana başkaldırırlarsa: "Yaptıklarınızdan uzağım" de
Süleyman AteşŞayet sana (uymaz) karşı gelirlerse: "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım," de
Elmalılı Hamdi YazırŞayet sana karşı gelirlerse, de ki: "Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak uzağım
Diyanet İşleri MealiSenin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir
Süleyman AteşGalib ve esirgeyen(Allah)a tevekkül et
Elmalılı Hamdi YazırSen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan
Diyanet İşleri MealiSenin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir
Süleyman AteşO, seni görür: Namaza durduğun zaman
Elmalılı Hamdi YazırO ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor
Diyanet İşleri MealiSenin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir
Süleyman AteşVe secde edenler arasında eğilip doğrulurken
Elmalılı Hamdi YazırVe secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor)
Diyanet İşleri MealiSenin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir
Süleyman AteşÇünkü O, işitendir, bilendir
Elmalılı Hamdi YazırÇünkü her şeyi işiten, her şeyi bilen O'dur
Diyanet İşleri MealiŞeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?" de
Süleyman AteşŞeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi
Elmalılı Hamdi YazırŞeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi
Diyanet İşleri MealiOnlar, günahkar iftiracıların hepsine iner
Süleyman AteşOnlar, her günahkar yalancıya inerler
Elmalılı Hamdi YazırOnlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler
Diyanet İşleri MealiBunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar
Süleyman AteşO yalancılar, (şeytanlara) kulak verirler, çokları da yalan söylerler
Elmalılı Hamdi YazırOnlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır
Diyanet İşleri MealiO şairlere gelince; onlara azgınlar uyar
Süleyman AteşŞa'irlere gelince onlara da azgınlar uyar
Elmalılı Hamdi YazırŞairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar
Diyanet İşleri MealiOnların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin
Süleyman AteşBaksana onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar
Elmalılı Hamdi YazırOnların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi
Diyanet İşleri MealiOnların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin
Süleyman AteşVe onlar yapmayacakları şeyleri söylerler
Elmalılı Hamdi YazırOnların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi
Diyanet İşleri MealiAncak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır
Süleyman AteşAncak inananlar, iyi işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve kendilerine zulmedildikten sonra (rakiplerine) üstün gelmeğe çalışanlar böyle değildir. Zulmedenler, yakında nasıl bir devrime uğrayıp devrileceklerini bileceklerdir
Elmalılı Hamdi YazırAncak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir