26. Ash-Shu'araa سُورَةُ الشُّعَرَاءِ
Süleyman AteşTa sin mim
Süleyman AteşŞunlar o apaçık Kitabın ayetleridir
Süleyman AteşHerhalde sen, inanmıyorlar diye neredeyse kendini helak edeceksin
Süleyman AteşDilesek onların üzerine gökten bir mu'cize indiririz de boyunları ona eğilir (inanırlar)
Süleyman AteşRahman'dan onlara hiçbir yeni Zikir (uyarı) gelmez ki, mutlaka ondan yüz çevirici olmasınlar
Süleyman AteşYalanladılar ama, alay edip durdukları şeyin haberleri, yakında kendilerine gelecektir
Süleyman AteşYere bakmadılar mı orada her çeşit güzel çifti bitirmişiz
Süleyman AteşŞüphesiz bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanıcı değillerdir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur merhamet eden O'dur
Süleyman AteşRabbin Musa'ya seslendi: "O zalim kavme git
Süleyman AteşFir'avn'ın kavmine. Onlar (kötülüklerden) korunmayacaklar mı
Süleyman Ateş(Musa): "Rabbim, dedi, ben, onların beni yalanlayacaklarından korkuyorum
Süleyman AteşGöğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver
Süleyman AteşHem benim üzerimde onlara karşı işlediğim bir günah da var (onlardan bir adam öldürmüştüm); onların beni öldürmelerinden korkuyorum
Süleyman Ateş(Allah): "Hayır, dedi, ikiniz de ayetlerimizle gidin, biz sizinle beraberiz, (aranızda geçecekleri) dinliyoruz
Süleyman AteşFir'avn'e giderek deyin ki: Biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz
Süleyman Ateşİsrail oğullarını bizimle beraber gönder
Süleyman Ateş(Gittiler, Allah'ın emrini duyurdular. Fir'avn) Dedi ki: "Biz seni, içimizden bir çocuk olarak yetiştirmedik mi? Ömründe nice yıllar aramızda kalmadın mı
Süleyman AteşVe sonunda o yaptığını da yaptın, sen nankörlerden birisin
Süleyman Ateş(Musa): "Onu yaptığım zaman sapıklardan idim" dedi
Süleyman AteşSizden korkunca aranızdan kaçtım, sonra Rabbim bana hükümdarlık verdi ve beni elçilerden yaptı
Süleyman AteşO başıma kaktığın ni'met de İsrail oğullarını köle yapman(yüzünden)dir. (Onları köle diye kullanıp erkek çocuklarını kesmeseydin, senin eline düşmezdim)
Süleyman AteşFir'avn dedi ki: "(Ey Musa) alemlerin Rabbi nedir
Süleyman Ateş(Musa): "Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanan kimseler iseniz (bunu anlarsınız)," dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn): Çevresinde bulunanlara: "İşitiyor musunuz?" dedi
Süleyman Ateş(Musa): "O sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi
Süleyman Ateş(Musa): "Eğer düşünürseniz O, doğunun batının ve bunlar arasında bulunanların da Rabbidir" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn ey Musa): "Andolsun ki benden başka tanrı edinirsen, seni mutlaka zindana atılanlardan yapacağım" dedi
Süleyman Ateş(Musa, peki): "Sana (doğruluğumu) kanıtlayan apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?" dedi
Süleyman Ateş(Fir'avn): "Eğer doğrulardansan onu getir (bakalım)," dedi
Süleyman Ateş(Musa), asasını attı, bir de (baktılar ki) o apaçık bir ejderha
Süleyman AteşElini (koltuğunun altından) çıkardı; o da, bakanlara parıl parıl parlayan bir şey oluverdi
Süleyman Ateş(Fir'avn), çevresindeki ileri gelenlere: "Bu dedi, bilgin bir büyücüdür
Süleyman AteşBüyüsüyle sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz
Süleyman AteşDediler ki: "Onu ve kardeşini eğle, kentlere toplayıcılar gönder
Süleyman AteşBütün bilgin büyücüleri sana getirsinler
Süleyman AteşDerken büyücüler belli bir günün belirlenen vaktinde bir araya getirildi
Süleyman AteşHalka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi
Süleyman AteşUmarız ki büyücüler üstün gelirse biz de onlara uyarız
Süleyman AteşBüyücüler gelince Fir'avn'e: "Eğer üstün gelenler biz olursak, bize mutlaka bir ücret var değil mi?" dediler
Süleyman AteşEvet dedi, hem o takdirde siz (bana) yakınlardan olacaksınız
Süleyman AteşMusa onlara: "Atacağınızı atın!" dedi
Süleyman Ateşİplerini ve değneklerini attılar ve "Fir'avn'ın şerefine biz, elbette biz galib geleceğiz" dediler
Süleyman AteşMusa da asasını attı. Birden o, onların uydurduklarını yutmağa başladı
Süleyman AteşDerhal büyücüler secdeye kapandılar
Süleyman AteşDediler: "Alemlerin Rabbine inandık
Süleyman AteşMusa'nın ve Harun'un Rabbine
Süleyman Ateş(Fir'avn) dedi: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyü öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse (size ne yapacağımı) yakında bileceksiniz: Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve hepinizi asacağım
Süleyman AteşZararı yok, dediler, (nasıl olsa) biz Rabbimize döneceğiz
Süleyman AteşBiz ilk inananlar olduğumuz için Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umarız
Süleyman AteşMusa'ya: "Kullarımı geceleyin (Mısır'dan çıkar), yürüt; siz takibedileceksiniz." diye vahyettik
Süleyman AteşFir'avn, (İsrail oğullarının gittiğini duyunca) kentlere (asker) toplayıcılar gönderdi
Süleyman AteşŞunlar, (şu İsrail oğulları), az bir topluluktur dedi
Süleyman AteşBizi kızdırmaktadırlar
Süleyman AteşBiz, ihtiyatlı, koca bir cemaatiz
Süleyman AteşBöylece biz onları çıkardık: bahçeler(in)den, çeşmeler(in)den
Süleyman AteşHazineler(in)den ve o güzel yer(lerin)den
Süleyman AteşBöylece bunları İsrail oğullarına miras yaptık
Süleyman Ateş(Fir'avn ve adamları), güneş doğarken onların ardına düştüler
Süleyman Ateşİki topluluk (yaklaşıp) birbirini görünce Musa'nın adamları: "İşte yakalandık!" dediler
Süleyman Ateş(Musa): "Hayır, dedi, Rabbim benimle beraberdir. Bana yol gösterecektir
Süleyman AteşMusa'ya: "Değneğinle denize vur!" diye vahyettik. (Vurunca deniz) yarıldı, (on iki yol açıldı). Her bölüm, kocaman bir dağ gibi oldu
Süleyman AteşÖtekileri de buraya yaklaştırdık (Musa ve adamlarının ardından, düşmanları da bu denizde açılan yollara girdiler)
Süleyman AteşMusa'yı ve beraberinde olanları tamamen kurtardık
Süleyman AteşSonra ötekilerini boğduk (Musa ve adamları karaya çıkınca deniz kapandı, Fir'avn ve adamları boğuldu)
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama çokları inanmazlar
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Süleyman AteşOnlara İbrahim'in haberini de oku
Süleyman AteşBabasına ve kavmine: "Neye tapıyorsunuz?" demişti
Süleyman AteşPutlara tapıyoruz, onların önünde ibadete duruyoruz. dediler
Süleyman AteşPeki, dedi, siz du'a ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı
Süleyman AteşYahut size fayda veya zarar verebiliyorlar mı
Süleyman AteşHayır, ama babalarımızın böyle yaptıklarını gördük, (onun için biz de böyle yapıyoruz). dediler
Süleyman Ateşİşte gördünüz mü neye tapıyorsunuz? dedi
Süleyman AteşSiz ve eski atalarınız
Süleyman AteşOnlar benim düşmanımdır. Yalnız alemlerin Rabbi (benim dostumdur)
Süleyman AteşCeza günü hatamı bağışlayacağını umduğum da O'dur
Süleyman AteşRabbim, bana hüküm (hükümdarlık, bilgi) ver ve beni Salihler arasına kat
Süleyman AteşSonra gelenler arasında bana, bir doğruluk dili nasib eyle (sonraki nesiller arasında hayır ile anılmamı sağla)
Süleyman AteşBeni ni'met(i bol olan) cennetinin varislerinden kıl
Süleyman AteşBabamı da bağışla. Çünkü o, sapıklardandır. And forgive my father. Lo! he is of those who err
Süleyman Ateş(Kulların) diriltilecekleri gün, beni utandırma
Süleyman AteşO gün ki, ne mal, ne de oğullar yarar vermez
Süleyman AteşAncak Allah'a sağlam ve temiz kalb getiren (yarar görür)
Süleyman Ateş(O gün) cennet, korunanlara yaklaştırılır
Süleyman AteşOnlara "Hani taptıklarınız nerede?" denilir
Süleyman AteşO Allah'tan başka (taptıklarınız) size yardım ediyorlar mı, yahut kendilerine yardımları dokunuyor mu
Süleyman AteşOnlar ve azgınlar, tepe taklak oraya atılırlar
Süleyman AteşOnlar orada (putlarıyle) çekişerek derler ki
Süleyman AteşVallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz
Süleyman AteşÇünkü sizi alemlerin Rabbine eşit tutuyorduk
Süleyman AteşŞimdi artık bizim ne şefa'atçilerimiz var
Süleyman AteşAh keşke bir dönüşümüz daha olsa da inananlardan olsak
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Süleyman AteşNuh kavmi de gönderilen elçileri yalanladı
Süleyman AteşKardeşleri Nuh onlara: "Korunmaz mısınız?" demişti
Süleyman AteşBen sizden, buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnız alemlerin Rabbine aittir
Süleyman AteşÖyle ise Allah'tan korkun ve bana ita'at edin
Süleyman AteşDediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız
Süleyman AteşDedi ki: "Ben onların yaptıklarını(n iç yüzünü) bilmem (ben ancak görünüşe göre hüküm veririm)
Süleyman AteşAnlayışınız olsa, onların hesabının Rabbime aidolduğunu bilirsiniz
Süleyman AteşBen inananları kovacak değilim
Süleyman AteşBen sadece apaçık bir uyarıcıyım
Süleyman AteşDediler: "Ey Nuh, (bu dediğinden) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın
Süleyman Ateş(Nuh): "Rabbim, dedi, kavmim beni yalanladı
Süleyman AteşBenimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü'minleri kurtar
Süleyman AteşBiz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık
Süleyman AteşSonra bunun ardından, geride kalanları boğduk
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Süleyman AteşAd (kavmi) de, gönderilen elçileri yalanladı
Süleyman AteşKardeşleri Hud onlara: "Korunmaz mısınız?" demişti
Süleyman AteşBen sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir
Süleyman AteşSiz her yol üzerine, (gelip geçenleri yanıltmak için) bir işaret yapıp da boş şeyle mi uğraşıyorsunuz
Süleyman AteşBelki ebedi yaşarsınız diye köşkler (ve müstahkem kaleler) ediniyorsunuz
Süleyman Ateş(Bir kavmi) yakaladığınız zaman da zorbalar gibi yakalıyorsunuz
Süleyman AteşSize bildiğiniz ni'metleri bol bol veren(Allah)dan korkun. Keep your duty toward Him Who hath aided you with (the good things) that ye know
Süleyman AteşO size verdi: davarlar, oğullar
Süleyman AteşBahçeler, çeşmeler
Süleyman AteşDoğrusu ben size büyük bir günün azabı(nın çarpması)ndan korkuyorum
Süleyman AteşDediler ki: "Öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da bizce birdir
Süleyman AteşBu (davranışımız), sadece evvelkilerin ahlakı(ve geleneği)dir
Süleyman Ateş(Böylece) onu yalanladılar. Biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Süleyman AteşSemud (kavmi) de gönderilen elçileri yalanladı
Süleyman AteşKardeşleri Salih, onlara demişti ki: "Korunmaz mısınız
Süleyman AteşBen sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir
Süleyman AteşSiz burada güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz
Süleyman AteşBöyle bahçelerde, çeşme başlarında
Süleyman AteşEkinler ve yumuşak tomurcuklu güzel hurmalıklar arasında
Süleyman AteşDağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz
Süleyman AteşO aşırıların emrine uymayın
Süleyman AteşYeryüzünde bozgunculuk yapan, ıslah etmeyen o kimseler(in sözüyle hareket etmeyin)
Süleyman AteşDediler: Sen, iyice büyülenmişlerdensin
Süleyman AteşSen de bizim gibi bir insansın. Eğer doğrulardansan bize bir mu'cize getir
Süleyman AteşDedi: "İşte bu dişi deve(mu'cize)dir. (Bir gün) onun su içme hakkı var, belli bir günün su içme hakkı da sizin
Süleyman AteşSakın, ona bir kötülük dokundurmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar
Süleyman AteşNihayet onu kestiler, ama pişman oldular
Süleyman AteşVe azab onları yakaladı. Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Süleyman AteşLut (kavmi) de gönderilen elçileri yalanladı
Süleyman AteşKardeşleri Lut, onlara "Korunmaz mısınız?" demişti
Süleyman AteşBen sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir. And I ask of you no wage therefore; my wage is the concern only of the Lord of the Worlds
Süleyman AteşAlemlerin içinde erkeklere mi gidiyorsunuz
Süleyman AteşVe Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz
Süleyman AteşDediler: "Ey Lut, andolsun, eğer (bundan) vazgeçmezsen, mutlaka sürülenlerden olacaksın
Süleyman Ateş(Lut) dedi: "Ben sizin bu işinize, (kadınları bırakıp erkeklere gidişinize) kızanlardanım
Süleyman AteşRabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar
Süleyman AteşBiz de onu ve ailesini tamamen kurtardık
Süleyman AteşYalnız geride kalanlar arasında bulunan bir koca karıyı (kurtarmadık)
Süleyman AteşSonra ötekilerini hep yıktık, helak ettik
Süleyman AteşVe üzerlerine bir yağmur yağdırdık, uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin yağmuru hakikaten çok kötü oldu
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Süleyman AteşEyke halkı da gönderilen elçileri yalanladı
Süleyman AteşŞu'ayb, onlara demişti ki: "Korunmaz mısınız
Süleyman AteşBen sizden, buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir
Süleyman AteşÖlçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın
Süleyman Ateşİnsanların haklarını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın
Süleyman AteşSizi ve önceki nesilleri yaratandan korkun. And keep your duty unto Him Who created you and the generations of the men of old
Süleyman AteşDediler: "Sen iyice büyülenmişlerdensin
Süleyman AteşSen de bizim gibi bir insansın, biz seni mutlaka yalancılardan sanıyoruz
Süleyman AteşEğer doğrulardansan o halde üzerimize gökten parçalar düşür
Süleyman AteşRabbim yaptığınızı daha iyi bilir dedi
Süleyman AteşOnu yalanladılar, nihayet o gölge gününün azabı, kendilerini yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabı idi
Süleyman AteşMuhakkak ki bunda bir ibret vardır ama yine çokları inanmazlar
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur
Süleyman AteşMuhakkak ki o (Kur'an), alemlerin Rabbinin indirmesidir
Süleyman AteşOnu, er-Ruhu'l-Emin (güvenilir ruh, Cebrail) indirdi
Süleyman AteşSenin kalbine; uyarıcılardan olman için
Süleyman AteşO(nun içeriği), evvelkilerin Kitaplarında da vardır
Süleyman Ateşİsrail oğulları bilginlerinin onu bilmesi de onlar için (Kur'an'ın Güvenilir Ruh tarafından vahyedildiğine) yeterli bir delil değil mi
Süleyman AteşBiz onu yabancılardan birine indirseydik de
Süleyman AteşOnu onlara okusaydı, ona inanmazlardı
Süleyman AteşBiz onu, suçluların kalblerine öyle soktuk
Süleyman AteşAcı azabı görünceye kadar da ona inanmazlar
Süleyman AteşAzab onlara öyle ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar
Süleyman Ateş(Birden onu karşılarında bulunca) Acaba bize süre verilir mi?" derler
Süleyman AteşHala bizim azabımızı mı acele istiyorlar (doğru söyleyenlerden isen bizi tehdidettiğin azabı getir mi diyorlar)
Süleyman AteşBaksana, biz onları yıllarca yaşatsak
Süleyman AteşSonra tehdidedildikleri (azab) kendilerine gelse
Süleyman AteşO yaşatıldıkları (zevk-u sefa sürdükleri) şeyler, kendilerine ne yarar sağlardı
Süleyman AteşBiz, hiçbir kenti helak etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helak etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik)
Süleyman Ateş(Uyarıcılar) uyarırlardı. Biz zulmediciler değildik
Süleyman AteşO(Kur'a)n'ı şeytanlar (cinler) indirmedi
Süleyman AteşBu, onlara yaraşmaz ve zaten yapamazlar da
Süleyman AteşÇünkü onlar, (meleklerin sözlerini) işitmekten uzaklaştırılmışlardır
Süleyman AteşAllah ile beraber başka bir tanrı çağırma, sonra azabedilenlerden olursun
Süleyman AteşVe sana uyan mü'minlere kanadını indir (onlara karşı mütevazi ve şefkatli davran)
Süleyman AteşŞayet sana (uymaz) karşı gelirlerse: "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım," de
Süleyman AteşGalib ve esirgeyen(Allah)a tevekkül et
Süleyman AteşO, seni görür: Namaza durduğun zaman
Süleyman AteşVe secde edenler arasında eğilip doğrulurken
Süleyman AteşŞeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi
Süleyman AteşOnlar, her günahkar yalancıya inerler
Süleyman AteşO yalancılar, (şeytanlara) kulak verirler, çokları da yalan söylerler
Süleyman AteşŞa'irlere gelince onlara da azgınlar uyar
Süleyman AteşBaksana onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar
Süleyman AteşVe onlar yapmayacakları şeyleri söylerler
Süleyman AteşAncak inananlar, iyi işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve kendilerine zulmedildikten sonra (rakiplerine) üstün gelmeğe çalışanlar böyle değildir. Zulmedenler, yakında nasıl bir devrime uğrayıp devrileceklerini bileceklerdir