☪ Anlam Arayışı

37. As-Saaffaat سُورَةُ الصَّافَّاتِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
37:1
وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفࣰّ ا

Ali BulaçSaflar halinde dizilenlere andolsun

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun o saf bağlayıp duranlara

Diyanet İşleri MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

37:2
فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجۡرࣰ ا

Ali BulaçHaykırıp sürükleyenlere

Elmalılı Hamdi YazırO haykırıp da sürenlere

Diyanet İşleri MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

37:3
فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكۡرًا

Ali BulaçZikir okuyanlara

Elmalılı Hamdi YazırVe o yolda zikir okuyanlara

Diyanet İşleri MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

37:4
إِنَّ إِلَٰهَكُمۡ لَوَٰحِدࣱ‏

Ali BulaçTartışmasız, sizin İlahınız gerçekten birdir

Elmalılı Hamdi YazırKi sizin ilâhınız birdir

Diyanet İşleri MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

37:5
رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَٰرِقِ

Ali BulaçGöklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir, doğuların da Rabbidir

Elmalılı Hamdi YazırO, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir

Diyanet İşleri MealiSıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir

37:6 📚 2
إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِزِينَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ

Ali BulaçŞüphesiz Biz dünya göğünü 'çekici bir süsle', yıldızlarla süsleyip-donattık

Elmalılı Hamdi YazırGerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik

Diyanet İşleri MealiŞüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik

37:7
وَحِفۡظࣰ ا مِّن كُلِّ شَيۡطَٰنࣲ مَّارِدࣲ‏

Ali BulaçVe itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk

Elmalılı Hamdi YazırOnu her inatçı şeytandan koruduk

Diyanet İşleri MealiOnu, inatçı her türlü şeytandan koruduk

37:8 📚 1
لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰ وَيُقۡذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبࣲ‏

Ali BulaçKi onlar, Mele'i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar

Elmalılı Hamdi YazırOnlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar

Diyanet İşleri MealiOnlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır

37:9
دُحُورࣰ اۖ وَلَهُمۡ عَذَابࣱ وَاصِبٌ

Ali BulaçUzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azap vardır

Elmalılı Hamdi YazırUzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır

Diyanet İşleri MealiOnlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır

37:10 📚 1
إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡخَطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابࣱ ثَاقِبࣱ‏

Ali BulaçAncak (sözü hırsızlama) çalıp-kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder)

Elmalılı Hamdi YazırAncak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder

Diyanet İşleri MealiHele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir

37:11 📚 2
فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَهُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَم مَّنۡ خَلَقۡنَآۚ إِنَّا خَلَقۡنَٰهُم مِّن طِينࣲ لَّازِبِۭ

Ali BulaçŞimdi onlara sor: Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa Bizim yarattıklarımız mı? Doğrusu Biz onları, cıvık-yapışkan bir çamurdan yarattık

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık

Diyanet İşleri MealiAllah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır

37:12 📚 2
بَلۡ عَجِبۡتَ وَيَسۡخَرُونَ

Ali BulaçHayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar

Elmalılı Hamdi YazırFakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar

Diyanet İşleri MealiEvet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar

37:13
وَإِذَا ذُكِّرُواْ لَا يَذۡكُرُونَ

Ali BulaçKendilerine öğüt verildiğinde, öğüt almıyorlar

Elmalılı Hamdi YazırKendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar

Diyanet İşleri MealiOnlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler

37:14
وَإِذَا رَأَوۡاْ ءَايَةࣰ يَسۡتَسۡخِرُونَ

Ali BulaçBir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar

Elmalılı Hamdi YazırBir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar

Diyanet İşleri MealiBir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar

37:15
وَقَالُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرࣱ مُّبِينٌ

Ali BulaçBu, açıkça bir büyüden başkası değildir" dediler

Elmalılı Hamdi YazırVe diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir

Diyanet İşleri MealiBu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler

37:16
أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰ ا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ

Ali BulaçBiz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz

Elmalılı Hamdi YazırÖldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz

Diyanet İşleri MealiBu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler

37:17
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ

Ali BulaçVeya önceki atalarımız da mı

Elmalılı Hamdi YazırÖnceki atalarımız da mı

Diyanet İşleri MealiBu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler

37:18
قُلۡ نَعَمۡ وَأَنتُمۡ دَٰخِرُونَ

Ali BulaçDe ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz).”

Elmalılı Hamdi YazırDe ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)

Diyanet İşleri MealiDe ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak

37:19
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ فَإِذَا هُمۡ يَنظُرُونَ

Ali Bulaçİşte o, yalnızca bir tek çığlıktan ibarettir; artık kendileri (diriltilmiş olarak) bakıp duruyorlar

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir

Diyanet İşleri MealiTek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar

37:20
وَقَالُواْ يَٰوَيۡلَنَا هَٰذَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ

Ali BulaçDerler ki: "Eyvahlar bize; bu, din günüdür

Elmalılı Hamdi YazırEyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler

Diyanet İşleri MealiŞöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür

37:21
هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Ali BulaçBu, sizin yalanladığınız (mü'mini kafirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür

Elmalılı Hamdi Yazır(Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir

Diyanet İşleri MealiOnlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir

37:22
۞ٱحۡشُرُواْ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَأَزۡوَٰجَهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَعۡبُدُونَ

Ali BulaçZulmedenleri, eşlerini ve taptıklarını biraraya getirip toplayın

Elmalılı Hamdi YazırToplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru

Diyanet İşleri Mealiİlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun

37:23
مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهۡدُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡجَحِيمِ

Ali BulaçAllah'tan başka (taptıklarını); artık onları cehennemin yoluna yöneltip götürün

Elmalılı Hamdi YazırToplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru

Diyanet İşleri Mealiİlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun

37:24
وَقِفُوهُمۡۖ إِنَّهُم مَّسۡـُٔولُونَ

Ali BulaçVe onları durdurup-tutuklayın, çünkü sorguya çekileceklerdir

Elmalılı Hamdi YazırVe durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler

Diyanet İşleri MealiOnları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır

37:25 📚 1
مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ

Ali Bulaç(Onlara seslenilir:) "Ne oluyor size, birbirinizle (dünyada olduğu gibi) yardımlaşmıyorsunuz

Elmalılı Hamdi Yazır(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir)

Diyanet İşleri MealiŞöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz

37:26
بَلۡ هُمُ ٱلۡيَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ

Ali BulaçHayır, bugün onlar teslim olmuşlardır

Elmalılı Hamdi YazırHayır, bugün onlar teslim olmuşlardır

Diyanet İşleri MealiHayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır

37:27 📚 3
وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ يَتَسَآءَلُونَ

Ali BulaçKimi kimine yönelmiş olarak birbirlerine soruyorlar

Elmalılı Hamdi YazırOnlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar

Diyanet İşleri MealiBirbirlerine dönüp soruşurlar

37:28
قَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡيَمِينِ

Ali BulaçGerçekten sizler bize sağdan (sağ duyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz." derler

Elmalılı Hamdi YazırOnlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler

Diyanet İşleri Mealiİleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler

37:29
قَالُواْ بَل لَّمۡ تَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ

Ali Bulaç(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler mü'min kimseler değildiniz

Elmalılı Hamdi Yazır(İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız

Diyanet İşleri MealiOnlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz

37:30
وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيۡكُم مِّن سُلۡطَٰنِۭۖ بَلۡ كُنتُمۡ قَوۡمࣰ ا طَٰغِينَ

Ali BulaçBizim üzerinizde zorlayıcı hiçbir gücümüz yoktu; hayır siz (kendiniz) azgın bir kavimdiniz

Elmalılı Hamdi YazırBizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz

Diyanet İşleri MealiBizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz

37:31
فَحَقَّ عَلَيۡنَا قَوۡلُ رَبِّنَآۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

Ali BulaçBöylece Rabbimiz'in sözü (yıkım ve azap va'di) üzerimize hak oldu. Şüphesiz, (azabı) tadıcılarız

Elmalılı Hamdi YazırOnun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız

Diyanet İşleri MealiBu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız

37:32
فَأَغۡوَيۡنَٰكُمۡ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

Ali BulaçEvet, sizi azdırdık, çünkü biz de azgın kimselerdik

Elmalılı Hamdi YazırEvet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık

Diyanet İşleri MealiSizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık

37:33
فَإِنَّهُمۡ يَوۡمَئِذࣲ فِي ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ

Ali BulaçArtık o gün onlar azapta ortaktırlar

Elmalılı Hamdi YazırO halde hepsi o gün azabda ortaktırlar

Diyanet İşleri MealiO gün hepsi azabda birleşirler

37:34
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ

Ali BulaçDoğrusu Biz, suçlu-günahkarlara böyle yaparız

Elmalılı Hamdi Yazırİşte biz günahkarlara böyle yaparız

Diyanet İşleri MealiDoğrusu suçlulara böyle yaparız

37:35 📚 1
إِنَّهُمۡ كَانُوٓاْ إِذَا قِيلَ لَهُمۡ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسۡتَكۡبِرُونَ

Ali BulaçÇünkü onlara: "Allah'tan başka İlah yoktur" denildiği zaman, büyüklük taslarlardı

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı

Diyanet İşleri MealiOnlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler

37:36
وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓاْ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرࣲ مَّجۡنُونِۭ

Ali BulaçVe derlerdi ki: "Biz, ünlenmiş bir şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz

Elmalılı Hamdi YazırVe: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı

Diyanet İşleri MealiDeli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi

37:37
بَلۡ جَآءَ بِٱلۡحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ali BulaçHayır, o, hakkı getirmiş ve gönderilen (elçi)leri de doğrulamıştı

Elmalılı Hamdi YazırHayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti

Diyanet İşleri MealiHayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı

37:38
إِنَّكُمۡ لَذَآئِقُواْ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَلِيمِ

Ali BulaçŞüphesiz, siz, acı azabı tadıcılarsınız

Elmalılı Hamdi YazırElbette siz o acı azabı tadacaksınız

Diyanet İşleri MealiŞüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız

37:39
وَمَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Ali BulaçYaptıklarınızdan başkasıyla cezalandırılmayacaksınız

Elmalılı Hamdi YazırBununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız

Diyanet İşleri MealiYaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız

37:40 📚 1
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ali BulaçAncak muhlis olan kullar başka

Elmalılı Hamdi YazırSadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır

Diyanet İşleri MealiAncak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır

37:41
أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ رِزۡقࣱ مَّعۡلُومࣱ‏

Ali Bulaçİşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır

Elmalılı Hamdi Yazırİşte onlar için belli bir rızık vardır

Diyanet İşleri Mealiİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur

37:42
فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكۡرَمُونَ

Ali BulaçÇeşitli-meyveler. Onlar ikram görenlerdir

Elmalılı Hamdi YazırMeyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir

Diyanet İşleri Mealiİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur

37:43
فِي جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Ali BulaçNimetlerle donatılmış (naim) cennetlerde

Elmalılı Hamdi YazırMeyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir

Diyanet İşleri Mealiİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur

37:44
عَلَىٰ سُرُرࣲ مُّتَقَٰبِلِينَ

Ali BulaçBirbirlerine karşı, tahtlar üzerinde (otururlar)

Elmalılı Hamdi Yazır(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler

Diyanet İşleri Mealiİşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur

37:45
يُطَافُ عَلَيۡهِم بِكَأۡسࣲ مِّن مَّعِينِۭ

Ali BulaçKaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır

Elmalılı Hamdi Yazırİçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır

Diyanet İşleri MealiBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur

37:46
بَيۡضَآءَ لَذَّةࣲ لِّلشَّٰرِبِينَ

Ali BulaçBembeyaz; içenlere lezzet (veren bir içki)

Elmalılı Hamdi Yazırİçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır

Diyanet İşleri MealiBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur

37:47 📚 1
لَا فِيهَا غَوۡلࣱ وَلَا هُمۡ عَنۡهَا يُنزَفُونَ

Ali BulaçOnda ne bir gaile vardır, ne de kendilerinden geçip, akılları çelinir

Elmalılı Hamdi YazırOnda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir

Diyanet İşleri MealiBaş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur

37:48
وَعِندَهُمۡ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ عِينࣱ‏

Ali BulaçVe yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır

Elmalılı Hamdi YazırYanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır

Diyanet İşleri MealiYanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır

37:49 📚 3
كَأَنَّهُنَّ بَيۡضࣱ مَّكۡنُونࣱ‏

Ali BulaçSanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz)

Elmalılı Hamdi YazırSanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler

Diyanet İşleri MealiYanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır

37:50
فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ يَتَسَآءَلُونَ

Ali BulaçBöyleyken, kimi kimine yönelmiş olarak, birbirlerine soruyorlar

Elmalılı Hamdi YazırDerken birbirine dönüp sorarlar

Diyanet İşleri MealiBirbirlerine dönüp sorarlar

37:51
قَالَ قَآئِلࣱ مِّنۡهُمۡ إِنِّي كَانَ لِي قَرِينࣱ‏

Ali BulaçBir sözcü der ki: "Benim bir yakınım vardı

Elmalılı Hamdi Yazırİçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı

Diyanet İşleri Mealiİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi

37:52
يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُصَدِّقِينَ

Ali BulaçDerdi ki: Sen de gerçekten (dirilişi) doğrulayanlardan mısın

Elmalılı Hamdi YazırDerdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın

Diyanet İşleri Mealiİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi

37:53
أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰ ا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

Ali BulaçBizler öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda mı, gerçekten biz mi (yeniden diriltilip sonra da) sorguya çekilecekmişiz

Elmalılı Hamdi YazırÖldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız

Diyanet İşleri Mealiİçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi

37:54
قَالَ هَلۡ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

Ali Bulaç(Konuşan yanındakilere) Der ki: "Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz

Elmalılı Hamdi YazırSiz onu tanır mısınız?" der

Diyanet İşleri MealiYanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der

37:55
فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِي سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ

Ali BulaçDerken, bakıverdi, onu 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü

Elmalılı Hamdi YazırDerken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür

Diyanet İşleri MealiBir bakar onu cehennemin ortasında görür

37:56
قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرۡدِينِ

Ali BulaçDedi ki: "Andolsun Allah'a, neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin

Elmalılı Hamdi YazırOna şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin

Diyanet İşleri MealiOna der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin

37:57 📚 1
وَلَوۡلَا نِعۡمَةُ رَبِّي لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِينَ

Ali BulaçEğer Rabbimin nimeti olmasaydı, muhakkak ben de (azap yerine getirilip) hazır bulundurulanlardan olacaktım

Elmalılı Hamdi YazırRabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım

Diyanet İşleri MealiEğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum

37:58
أَفَمَا نَحۡنُ بِمَيِّتِينَ

Ali BulaçNasıl, biz ölecek olanlar değil miymişiz

Elmalılı Hamdi YazırNasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız

Diyanet İşleri MealiBirinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha

37:59
إِلَّا مَوۡتَتَنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِينَ

Ali BulaçYalnızca birinci ölümümüzden başka (öyle mi)? Ve biz azaba uğratılacak olanlar değil miymişiz

Elmalılı Hamdi YazırNasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız

Diyanet İşleri MealiBirinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha

37:60
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ

Ali BulaçŞüphesiz, bu, asıl büyük 'kurtuluş ve mutluluğun' ta kendisidir

Elmalılı Hamdi Yazırİşte bu büyük kurtuluştur

Diyanet İşleri Mealiİşte büyük kurtuluş şüphesiz budur

37:61
لِمِثۡلِ هَٰذَا فَلۡيَعۡمَلِ ٱلۡعَٰمِلُونَ

Ali BulaçBöylece çalışanlar da bunun bir benzeri için çalışmalıdır

Elmalılı Hamdi YazırÇalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar

Diyanet İşleri MealiÇalışanlar bunun için çalışsın

37:62
أَذَٰلِكَ خَيۡرࣱ نُّزُلًا أَمۡ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

Ali BulaçNasıl, böyle bir konaklanma mı daha hayırlı yoksa zakkum ağacı mı

Elmalılı Hamdi YazırNasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı

Diyanet İşleri MealiKonukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı

37:63
إِنَّا جَعَلۡنَٰهَا فِتۡنَةࣰ لِّلظَّٰلِمِينَ

Ali BulaçDoğrusu Biz, onu kafirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık

Elmalılı Hamdi YazırGerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık

Diyanet İşleri MealiBiz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık

37:64 📚 1
إِنَّهَا شَجَرَةࣱ تَخۡرُجُ فِيٓ أَصۡلِ ٱلۡجَحِيمِ

Ali BulaçŞüphesiz o, ‘çılgınca yanan ateşin’ dibinde bitip çıkar

Elmalılı Hamdi YazırO bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar

Diyanet İşleri MealiO, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır

37:65
طَلۡعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

Ali BulaçOnun tomurcukları, şeytanların başları gibidir

Elmalılı Hamdi YazırTomurcukları şeytanların başları gibidir

Diyanet İşleri MealiTomurcukları şeytan başı gibidir

37:66
فَإِنَّهُمۡ لَأٓكِلُونَ مِنۡهَا فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ

Ali BulaçArtık gerçekten, ondan yiyecekler böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar

Elmalılı Hamdi YazırMutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır

Diyanet İşleri Mealiİşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar

37:67
ثُمَّ إِنَّ لَهُمۡ عَلَيۡهَا لَشَوۡبࣰ ا مِّنۡ حَمِيمࣲ‏

Ali BulaçSonra kendileri için onun üzerinde kaynar su karıştırılmış bir içkileri de vardır

Elmalılı Hamdi YazırSonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır

Diyanet İşleri MealiSonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir

37:68 📚 1
ثُمَّ إِنَّ مَرۡجِعَهُمۡ لَإِلَى ٱلۡجَحِيمِ

Ali BulaçSonra onların dönecekleri yer, elbette (yine) çılgınca yanan ateştir

Elmalılı Hamdi YazırSonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir

Diyanet İşleri MealiDoğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir

37:69
إِنَّهُمۡ أَلۡفَوۡاْ ءَابَآءَهُمۡ ضَآلِّينَ

Ali BulaçÇünkü onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular

Diyanet İşleri MealiOnlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı

37:70
فَهُمۡ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمۡ يُهۡرَعُونَ

Ali BulaçKendileri de onları izleri üzerinde koşturup-duruyorlardı

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar

Diyanet İşleri MealiÖyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı

37:71
وَلَقَدۡ ضَلَّ قَبۡلَهُمۡ أَكۡثَرُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ali BulaçAndolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler

Diyanet İşleri MealiOnlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı

37:72 📚 1
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

Ali BulaçAndolsun, Biz onlara uyarıcılar göndermiştik

Elmalılı Hamdi YazırGerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik

Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik

37:73
فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُنذَرِينَ

Ali BulaçUyarılanların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak

Elmalılı Hamdi YazırSonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu

Diyanet İşleri MealiUyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak

37:74 📚 1
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ali BulaçAncak muhlis olan kullar başka

Elmalılı Hamdi YazırAncak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka

Diyanet İşleri MealiAllah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır

37:75
وَلَقَدۡ نَادَىٰنَا نُوحࣱ فَلَنِعۡمَ ٱلۡمُجِيبُونَ

Ali BulaçAndolsun, Nuh Bize (dua edip) seslenmişti de, ne güzel icabet etmiştik

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik

Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik

37:76
وَنَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ

Ali BulaçOnu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık

Elmalılı Hamdi YazırBiz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık

Diyanet İşleri MealiOnu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık

37:77 📚 2
وَجَعَلۡنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلۡبَاقِينَ

Ali BulaçVe onun soyunu, (dünyada) onları da baki kıldık

Elmalılı Hamdi YazırHem onun neslini bâki kalanlar kıldık

Diyanet İşleri MealiAncak onun soyunu sürekli kıldık

37:78 📚 2
وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Ali BulaçSonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık

Elmalılı Hamdi YazırHem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık

Diyanet İşleri MealiSonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık

37:79
سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحࣲ فِي ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ali BulaçAlemler içinde selam olsun Nuh’a

Elmalılı Hamdi YazırBütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun

Diyanet İşleri MealiSonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık

37:80 📚 2
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ali BulaçGerçekten Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz

Elmalılı Hamdi Yazırİşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız

Diyanet İşleri Mealiİşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız

37:81
إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ali BulaçŞüphesiz o, Bizim mü’min olan kullarımızdandı

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü o bizim mümin kullarımızdandı

Diyanet İşleri MealiDoğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı

37:82
ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ

Ali BulaçSonra diğerlerini suda boğduk

Elmalılı Hamdi YazırSonra diğerlerini suda boğduk

Diyanet İşleri MealiSonra, diğerlerini suda boğduk

37:83
۞وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبۡرَٰهِيمَ

Ali BulaçDoğrusu İbrahim de onun (soyunun) bir kolundandır

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı

Diyanet İşleri Mealiİbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı

37:84 📚 1
إِذۡ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلۡبࣲ سَلِيمٍ

Ali BulaçHani o, Rabbine arınmış (selim) bir kalp ile gelmişti

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti

Diyanet İşleri MealiNitekim Rabbine temiz bir kalple geldi

37:85
إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَاذَا تَعۡبُدُونَ

Ali BulaçHani babasına ve kavmine demişti ki: “Sizler neye tapıyorsunuz?”

Elmalılı Hamdi YazırO babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz

Diyanet İşleri Mealiİbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz

37:86
أَئِفۡكًا ءَالِهَةࣰ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

Ali Bulaç“Birtakım uydurma yalanlar için mi Allah’tan başka ilahlar istiyorsunuz?”

Elmalılı Hamdi YazırYalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz

Diyanet İşleri MealiAllah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz

37:87
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ali Bulaç“Alemlerin Rabbi hakkındaki zannınız nedir?”

Elmalılı Hamdi YazırSiz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz

Diyanet İşleri MealiAlemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir

37:88 📚 1
فَنَظَرَ نَظۡرَةࣰ فِي ٱلنُّجُومِ

Ali BulaçSonra yıldızlara bir göz attı

Elmalılı Hamdi YazırDerken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi

Diyanet İşleri Mealiİbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi

37:89 📚 2
فَقَالَ إِنِّي سَقِيمࣱ‏

Ali Bulaç“Ben, doğrusu hastayım” dedi

Elmalılı Hamdi YazırDerken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi

Diyanet İşleri Mealiİbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi

37:90
فَتَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ مُدۡبِرِينَ

Ali BulaçBöylelikle arkalarını çevirip ondan kaçmaya başladılar

Elmalılı Hamdi YazırO zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler

Diyanet İşleri MealiOnu bırakıp gittiler

37:91
فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ

Ali BulaçBunun üzerine onların ilahlarına sokulup: “Yemek yemiyor musunuz?” dedi

Elmalılı Hamdi YazırDerken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi

Diyanet İşleri MealiO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi

37:92 📚 1
مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ

Ali Bulaç“Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?”

Elmalılı Hamdi Yazır(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi)

Diyanet İşleri MealiO da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi

37:93
فَرَاغَ عَلَيۡهِمۡ ضَرۡبَۢا بِٱلۡيَمِينِ

Ali BulaçDerken onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi

Elmalılı Hamdi YazırNihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi

Diyanet İşleri MealiSonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu

37:94
فَأَقۡبَلُوٓاْ إِلَيۡهِ يَزِفُّونَ

Ali BulaçÇok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler

Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler

Diyanet İşleri MealiBunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler

37:95 📚 1
قَالَ أَتَعۡبُدُونَ مَا تَنۡحِتُونَ

Ali BulaçDedi ki: “Yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?”

Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz

Diyanet İşleri Mealiİbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır

37:96 📚 8
وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ وَمَا تَعۡمَلُونَ

Ali Bulaç“Oysa sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.”

Elmalılı Hamdi YazırHalbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır

Diyanet İşleri Mealiİbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır

37:97
قَالُواْ ٱبۡنُواْ لَهُۥ بُنۡيَٰنࣰ ا فَأَلۡقُوهُ فِي ٱلۡجَحِيمِ

Ali BulaçDediler ki: “Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.”

Elmalılı Hamdi YazırOnlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler

Diyanet İşleri MealiPutperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler

37:98
فَأَرَادُواْ بِهِۦ كَيۡدࣰ ا فَجَعَلۡنَٰهُمُ ٱلۡأَسۡفَلِينَ

Ali BulaçBöylelikle ona bir tuzak hazırlamak istediler. Oysa Biz, onları alçaltılmışlar kıldık

Elmalılı Hamdi YazırBöylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük

Diyanet İşleri MealiOna düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik

37:99 📚 1
وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهۡدِينِ

Ali Bulaç(İbrahim) Dedi ki: “Şüphesiz ben, Rabbime gidiciyim; O, beni hidayete erdirecektir.”

Elmalılı Hamdi YazırBir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir

Diyanet İşleri Mealiİbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi

37:100
رَبِّ هَبۡ لِي مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Ali Bulaç“Rabbim, bana salihlerden (olan bir çocuk) armağan et.”

Elmalılı Hamdi YazırEy Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et

Diyanet İşleri MealiRabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı

37:101
فَبَشَّرۡنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمࣲ‏

Ali BulaçBiz de onu halim bir çocukla müjdeledik

Elmalılı Hamdi YazırBiz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik

Diyanet İşleri MealiBiz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik

37:102 📚 5
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡيَ قَالَ يَٰبُنَيَّ إِنِّيٓ أَرَىٰ فِي ٱلۡمَنَامِ أَنِّيٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Ali BulaçBöylece (çocuk) onun yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): “Oğlum” dedi. “Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun.” (Oğlu İsmail) Dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaAllah, beni sabredenlerden bulacaksın.”

Elmalılı Hamdi YazırOğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi

Diyanet İşleri MealiÇocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi

37:103 📚 3
فَلَمَّآ أَسۡلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلۡجَبِينِ

Ali BulaçSonunda ikisi de (Allah’ın emrine ve takdirine) teslim olup (babası, İsmail’i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı

Elmalılı Hamdi YazırNe zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı

Diyanet İşleri MealiBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik

37:104
وَنَٰدَيۡنَٰهُ أَن يَٰٓإِبۡرَٰهِيمُ

Ali BulaçBiz ona: “Ey İbrahim” diye seslendik

Elmalılı Hamdi YazırBiz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim

Diyanet İşleri MealiBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik

37:105
قَدۡ صَدَّقۡتَ ٱلرُّءۡيَآۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ali Bulaç“Gerçekten sen, rüyayı doğruladın. Şüphesiz Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.”

Elmalılı Hamdi YazırRüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız

Diyanet İşleri MealiBöylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik

37:106
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡبَلَٰٓؤُاْ ٱلۡمُبِينُ

Ali BulaçDoğrusu bu, apaçık bir imtihandı

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)

Diyanet İşleri MealiDoğrusu bu apaçık bir deneme idi

37:107
وَفَدَيۡنَٰهُ بِذِبۡحٍ عَظِيمࣲ‏

Ali BulaçVe ona büyük bir kurbanı fidye olarak verdik

Elmalılı Hamdi YazırVe ona büyük bir kurbanlık fidye verdik

Diyanet İşleri MealiOna fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik

37:108 📚 2
وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Ali BulaçSonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık

Elmalılı Hamdi YazırKendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık

Diyanet İşleri MealiSonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık

37:109
سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ

Ali Bulaçİbrahim’e selam olsun

Elmalılı Hamdi YazırSelam olsun İbrahim'e

Diyanet İşleri MealiSonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık

37:110 📚 2
كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ali BulaçBiz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz

Elmalılı Hamdi Yazırİşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız

Diyanet İşleri Mealiİşte iyileri böylece mükafatlandırırız

37:111
إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ali BulaçŞüphesiz o, Bizim mü’min olan kullarımızdandır

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü o bizim mümin kullarımızdandı

Diyanet İşleri MealiDoğrusu o, inanmış kullarımızdandı

37:112
وَبَشَّرۡنَٰهُ بِإِسۡحَٰقَ نَبِيࣰّ ا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Ali BulaçBiz ona, salihlerden bir peygamber olarak İshak’ı da müjdeledik

Elmalılı Hamdi YazırOna bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik

Diyanet İşleri MealiOna, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik

37:113
وَبَٰرَكۡنَا عَلَيۡهِ وَعَلَىٰٓ إِسۡحَٰقَۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحۡسِنࣱ وَظَالِمࣱ لِّنَفۡسِهِۦ مُبِينࣱ‏

Ali BulaçOna ve İshak’a bereketler verdik. İkisinin soyundan, ihsanda bulunan (muhsin olan) da var, açıkça kendi nefsine zulmeden de

Elmalılı Hamdi YazırHem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var

Diyanet İşleri MealiKendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır

37:114
وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Ali BulaçAndolsun, Biz Musa’ya ve Harun’a lütufta bulunduk

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik

Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk

37:115
وَنَجَّيۡنَٰهُمَا وَقَوۡمَهُمَا مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ

Ali BulaçOnları ve kavimlerini o büyük üzüntüden kurtardık

Elmalılı Hamdi YazırHem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık

Diyanet İşleri Mealiİkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık

37:116
وَنَصَرۡنَٰهُمۡ فَكَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ

Ali BulaçOnlara yardım ettik, böylece üstün gelenler oldular

Elmalılı Hamdi YazırHem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular

Diyanet İşleri MealiOnlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi

37:117
وَءَاتَيۡنَٰهُمَا ٱلۡكِتَٰبَ ٱلۡمُسۡتَبِينَ

Ali BulaçVe ikisine anlatımı-açık kitabı verdik

Elmalılı Hamdi YazırHem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik

Diyanet İşleri MealiHer ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik

37:118
وَهَدَيۡنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

Ali BulaçOnları dosdoğru yola yöneltip-ilettik

Elmalılı Hamdi YazırKendilerini doğru yola çıkardık

Diyanet İşleri MealiHer ikisini de doğru yola eriştirmiştik

37:119
وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِمَا فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Ali BulaçSonra gelenler arasında da ikisine (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık

Elmalılı Hamdi YazırSonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık

Diyanet İşleri MealiSonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık

37:120
سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Ali BulaçMusa’ya ve Harun’a selam olsun

Elmalılı Hamdi YazırSelam olsun, Musa ile Harun'a

Diyanet İşleri MealiSonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık

37:121 📚 2
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ali BulaçŞüphesiz Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz

Elmalılı Hamdi Yazırİşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız

Diyanet İşleri MealiDoğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız

37:122
إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ali BulaçŞüphesiz ikisi, Bizim mü’min olan kullarımızdandılar

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı

Diyanet İşleri Mealiİkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı

37:123
وَإِنَّ إِلۡيَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ali BulaçGerçekten İlyas da, gönderilmiş (peygamber)lerdendi

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir

Diyanet İşleri MealiDoğrusu İlyas da peygamberlerdendir

37:124
إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

Ali BulaçHani kendi kavmine demişti ki: “Siz korkup sakınmaz mısınız?”

Elmalılı Hamdi YazırHani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi

Diyanet İşleri MealiMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti

37:125
أَتَدۡعُونَ بَعۡلࣰ ا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَٰلِقِينَ

Ali Bulaç“Siz Ba’le tapıp da Yaratıcıların en güzeli (olan Allah’ı) mı bırakıyorsunuz?”

Elmalılı Hamdi YazırHani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi

Diyanet İşleri MealiMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti

37:126
ٱللَّهَ رَبَّكُمۡ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ali Bulaç“Allah ki, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.”

Elmalılı Hamdi YazırHani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi

Diyanet İşleri MealiMilletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti

37:127
فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Ali BulaçFakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır

Elmalılı Hamdi YazırFakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır

Diyanet İşleri MealiBunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi

37:128 📚 1
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ali BulaçAncak, muhlis olan kullar başka

Elmalılı Hamdi YazırAncak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna

Diyanet İşleri MealiBunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi

37:129 📚 2
وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Ali BulaçSonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık

Elmalılı Hamdi YazırOna da sonrakiler içinde şunu bıraktık

Diyanet İşleri MealiSonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık

37:130
سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلۡ يَاسِينَ

Ali Bulaçİlyas’a selam olsun

Elmalılı Hamdi YazırSelam olsun İlyâsîn'e

Diyanet İşleri MealiSonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık

37:131 📚 2
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Ali BulaçŞüphesiz Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz

Elmalılı Hamdi Yazırİşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız

Diyanet İşleri MealiDoğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız

37:132
إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ali BulaçŞüphesiz o, Bizim mü’min olan kullarımızdandı

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü o bizim mümin kullarımızdandı

Diyanet İşleri MealiO, inanmış kullarımızdandı

37:133
وَإِنَّ لُوطࣰ ا لَّمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ali BulaçGerçekten Lût da gönderilmiş (elçi)lerdendi

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir

Diyanet İşleri MealiŞüphesiz Lut da peygamberlerdendir

37:134
إِذۡ نَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ

Ali BulaçHani Biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık

Elmalılı Hamdi YazırHani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık

Diyanet İşleri MealiGeridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık

37:135
إِلَّا عَجُوزࣰ ا فِي ٱلۡغَٰبِرِينَ

Ali BulaçGeride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında

Elmalılı Hamdi YazırAncak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç

Diyanet İşleri MealiGeridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık

37:136
ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ

Ali BulaçSonra geride kalanları yerle bir ettik

Elmalılı Hamdi YazırSonra diğerlerini helak etmiştik

Diyanet İşleri MealiSonra diğerlerini yok etmiştik

37:137 📚 3
وَإِنَّكُمۡ لَتَمُرُّونَ عَلَيۡهِم مُّصۡبِحِينَ

Ali BulaçSiz onların üstünden muhakkak geçip gidiyorsunuz; sabah vakti

Elmalılı Hamdi YazırVe siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz

Diyanet İşleri MealiSabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz

37:138
وَبِٱلَّيۡلِۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ

Ali BulaçVe geceleyin. Yine de akıllanmayacak mısınız

Elmalılı Hamdi YazırVe siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz

Diyanet İşleri MealiSabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz

37:139 📚 2
وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ali BulaçŞüphesiz Yunus da gönderilmiş (elçi)lerdendi

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir

Diyanet İşleri MealiDoğrusu Yunus da peygamberlerdendir

37:140 📚 2
إِذۡ أَبَقَ إِلَى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Ali BulaçHani o, dolu bir gemiye kaçmıştı

Elmalılı Hamdi YazırHani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı

Diyanet İşleri MealiDolu bir gemiye kaçmıştı

37:141 📚 1
فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُدۡحَضِينَ

Ali BulaçBöylece kur’aya katılmıştı da, kaybedenlerden olmuştu

Elmalılı Hamdi Yazır(Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu

Diyanet İşleri MealiGemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı

37:142
فَٱلۡتَقَمَهُ ٱلۡحُوتُ وَهُوَ مُلِيمࣱ‏

Ali BulaçDerken onu balık yutmuştu, oysa o kınanmıştı

Elmalılı Hamdi YazırDerken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu

Diyanet İşleri MealiKendini kınarken onu bir balık yutmuştu

37:143 📚 8
فَلَوۡلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلۡمُسَبِّحِينَ

Ali BulaçEğer (Allah’ı çokça) tesbih edenlerden olmasaydı

Elmalılı Hamdi YazırEğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı

Diyanet İşleri MealiEğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı

37:144 📚 2
لَلَبِثَ فِي بَطۡنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ

Ali BulaçOnun karnında (insanların) dirilip-kaldırılacakları güne kadar kalakalmıştı

Elmalılı Hamdi YazırEğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı

Diyanet İşleri MealiEğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı

37:145
۞فَنَبَذۡنَٰهُ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمࣱ‏

Ali BulaçSonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık

Elmalılı Hamdi YazırBiz onu hasta bir halde bir alana çıkardık

Diyanet İşleri MealiHalsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık

37:146
وَأَنۢبَتۡنَا عَلَيۡهِ شَجَرَةࣰ مِّن يَقۡطِينࣲ‏

Ali BulaçVe üzerine, sık-geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik

Elmalılı Hamdi YazırÜzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik

Diyanet İşleri MealiOnun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik

37:147
وَأَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ مِاْئَةِ أَلۡفٍ أَوۡ يَزِيدُونَ

Ali BulaçOnu yüzbin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik

Elmalılı Hamdi YazırBiz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik

Diyanet İşleri MealiOnu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik

37:148
فَـَٔامَنُواْ فَمَتَّعۡنَٰهُمۡ إِلَىٰ حِينࣲ‏

Ali BulaçSonunda ona iman ettiler, Biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık

Elmalılı Hamdi YazırO zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık

Diyanet İşleri MealiSonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik

37:149
فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَلِرَبِّكَ ٱلۡبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلۡبَنُونَ

Ali BulaçŞimdi sen onlara sor: -Kızlar senin Rabbinin, erkek çocuklar onların mı

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı

Diyanet İşleri MealiPutperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı

37:150
أَمۡ خَلَقۡنَا ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثࣰ ا وَهُمۡ شَٰهِدُونَ

Ali BulaçYoksa onlar, şahidlik etmekteyken Biz melekleri dişiler olarak mı yarattık

Elmalılı Hamdi YazırYoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış

Diyanet İşleri MealiYoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler

37:151
أَلَآ إِنَّهُم مِّنۡ إِفۡكِهِمۡ لَيَقُولُونَ

Ali BulaçDikkat edin; gerçekten onlar, düzdükleri yalanlardan dolayı derler ki

Elmalılı Hamdi YazırHa!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar

Diyanet İşleri MealiDikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar

37:152
وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ

Ali Bulaç“Allah doğurdu.” Onlar, hiç şüphesiz, muhakkak yalan söyleyenlerdir

Elmalılı Hamdi YazırHa!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar

Diyanet İşleri MealiDikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar

37:153
أَصۡطَفَى ٱلۡبَنَاتِ عَلَى ٱلۡبَنِينَ

Ali Bulaç(Allah,) Kızları, erkek çocuklara tercih mi etmiş

Elmalılı Hamdi Yazır(Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş

Diyanet İşleri MealiAllah kızları, oğullara tercih mi etmiş

37:154 📚 2
مَا لَكُمۡ كَيۡفَ تَحۡكُمُونَ

Ali BulaçSize ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırSize ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz

Diyanet İşleri MealiNe oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz

37:155
أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Ali BulaçHiç mi öğüt alıp-düşünmüyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırHiç düşünmüyor musunuz

Diyanet İşleri MealiHiç düşünmez misiniz

37:156
أَمۡ لَكُمۡ سُلۡطَٰنࣱ مُّبِينࣱ‏

Ali BulaçYoksa sizin apaçık olan bir deliliniz mi var

Elmalılı Hamdi YazırYoksa sizin için açık bir delil mi var

Diyanet İşleri MealiYoksa apaçık bir deliliniz mi var

37:157
فَأۡتُواْ بِكِتَٰبِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Ali BulaçEğer doğru söylüyorsanız, öyleyse getirin kitabınızı

Elmalılı Hamdi YazırO halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı

Diyanet İşleri MealiDoğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım

37:158
وَجَعَلُواْ بَيۡنَهُۥ وَبَيۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبࣰ اۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Ali BulaçOnlar, Kendisi'yle (Allah ile) cinler arasında bir soy-bağı kurdular. Oysa andolsun, cinler de onların gerçekten (azap için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir

Elmalılı Hamdi YazırOnlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir

Diyanet İşleri MealiAllah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler

37:159
سُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

Ali BulaçOnların nitelendirdiklerinden Allah Yücedir

Elmalılı Hamdi YazırAllah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir

Diyanet İşleri MealiAllah onların vasıflandırmalarından münezzehtir

37:160 📚 1
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ali BulaçAncak muhlis olan kullar başka

Elmalılı Hamdi YazırFakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar)

Diyanet İşleri MealiAllah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır

37:161
فَإِنَّكُمۡ وَمَا تَعۡبُدُونَ

Ali BulaçArtık siz de, tapmakta olduklarınız da

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız

Diyanet İşleri MealiSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz

37:162
مَآ أَنتُمۡ عَلَيۡهِ بِفَٰتِنِينَ

Ali BulaçO’na karşı kimseyi fitneye sürükleyecek değilsiniz

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız

Diyanet İşleri MealiSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz

37:163
إِلَّا مَنۡ هُوَ صَالِ ٱلۡجَحِيمِ

Ali BulaçAncak kendisi çılgınca yanan ateşe girecek olan başka (onu sürüklersiniz)

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız

Diyanet İşleri MealiSizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz

37:164 📚 3
وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامࣱ مَّعۡلُومࣱ‏

Ali Bulaç(Melekler der ki:) “Bizden her birimiz için belli bir makam vardır.”

Elmalılı Hamdi Yazır(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler

Diyanet İşleri MealiMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz

37:165 📚 5
وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلصَّآفُّونَ

Ali Bulaç“Biziz, o saflar halinde dizilmiş olanlar, gerçekten biziz.”

Elmalılı Hamdi Yazır(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler

Diyanet İşleri MealiMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz

37:166 📚 4
وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡمُسَبِّحُونَ

Ali Bulaç“Biziz, o tesbih edenler de, gerçekten biziz.”

Elmalılı Hamdi Yazır(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler

Diyanet İşleri MealiMelekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz

37:167
وَإِن كَانُواْ لَيَقُولُونَ

Ali BulaçOnlar (putatapıcılar), her ne kadar şöyle diyor idiyseler de

Elmalılı Hamdi Yazır(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk

Diyanet İşleri MealiPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi

37:168
لَوۡ أَنَّ عِندَنَا ذِكۡرࣰ ا مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ali Bulaç”Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı.”

Elmalılı Hamdi Yazır(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk

Diyanet İşleri MealiPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi

37:169
لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ali Bulaç“Gerçekten bizler de, Allah’ın muhlis olan kullarından olurduk.”

Elmalılı Hamdi Yazır(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk

Diyanet İşleri MealiPutperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi

37:170
فَكَفَرُواْ بِهِۦۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ

Ali BulaçFakat (kitap gelince) onu tanımayıp-küfrettiler; yakında bileceklerdir

Elmalılı Hamdi YazırFakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir

Diyanet İşleri MealiBöyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir

37:171 📚 1
وَلَقَدۡ سَبَقَتۡ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ali BulaçAndolsun, (peygamber olarak) gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir

Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir

37:172
إِنَّهُمۡ لَهُمُ ٱلۡمَنصُورُونَ

Ali BulaçGerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir

Diyanet İşleri MealiOnlar şüphesiz yardım göreceklerdir

37:173
وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلۡغَٰلِبُونَ

Ali BulaçVe hiç şüphesiz; Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir

Diyanet İşleri MealiBizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir

37:174
فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِينࣲ‏

Ali BulaçÖyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir

Elmalılı Hamdi YazırOnun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir

Diyanet İşleri MealiBir süreye kadar onlara aldırış etme

37:175
وَأَبۡصِرۡهُمۡ فَسَوۡفَ يُبۡصِرُونَ

Ali BulaçVe onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir

Elmalılı Hamdi YazırOnlara (inecek azabı) gözetle. Yakında onlar da göreceklerdir

Diyanet İşleri MealiOnlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir

37:176
أَفَبِعَذَابِنَا يَسۡتَعۡجِلُونَ

Ali BulaçŞimdi onlar, Bizim azabımızı mı acele istiyorlar

Elmalılı Hamdi YazırYa şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar

Diyanet İşleri MealiAzabımıza uğramakta acele mi ediyorlar

37:177 📚 1
فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمۡ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلۡمُنذَرِينَ

Ali BulaçFakat (azap) onların sahasına indiği zaman uyarılıp-korkutulanların sabahı ne kötü olur

Elmalılı Hamdi YazırFakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür

Diyanet İşleri MealiO azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur

37:178
وَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِينࣲ‏

Ali BulaçSen bir süreye kadar onlardan yüz çevir

Elmalılı Hamdi YazırYine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir

Diyanet İşleri MealiBir süreye kadar onlardan yüz çevir

37:179
وَأَبۡصِرۡ فَسَوۡفَ يُبۡصِرُونَ

Ali BulaçVe seyret; (azabı) yakında göreceklerdir

Elmalılı Hamdi Yazır(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir

Diyanet İşleri Mealiİnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir

37:180
سُبۡحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلۡعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

Ali BulaçÜstünlük ve güç (izzet) sahibi olan senin Rabbin, onların nitelendirdiklerinden Yücedir

Elmalılı Hamdi YazırSenin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir

Diyanet İşleri MealiSenin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir

37:181
وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ali BulaçGönderilmiş (peygamber)lere selam olsun

Elmalılı Hamdi YazırGönderilen bütün peygamberlere selam olsun

Diyanet İşleri MealiVe selam, peygamberleredir

37:182
وَٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ali BulaçVe alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun

Elmalılı Hamdi YazırHamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur

Diyanet İşleri MealiHamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır

← Önceki Sonraki →

37. As-Saaffaat Suresi | Anlam Arayışı