☪ Anlam Arayışı

57. Al-Hadid سُورَةُ الحَدِيدِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
57:1
سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
سَبَّحَ
tesbih etmiştir
لِلَّهِ
Allah'ı
مَا
her şey
فِى
bulunan
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerde
وَٱلْأَرْضِ ۖ
ve yerde
وَهُوَ
O
ٱلْعَزِيزُ
azizdir
ٱلْحَكِيمُ
hakimdir

Yusuf AliWhatever is in the heavens and on earth,- let it declare the Praises and Glory of God: for He is the Exalted in Might, the Wise

57:2 📚 4
لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ يُحۡيِۦ وَيُمِيتُۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ قَدِيرٌ
لَهُۥ
O'nundur
مُلْكُ
mülkü
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ ۖ
ve yerin
يُحْىِۦ
yaşatır
وَيُمِيتُ ۖ
ve öldürür
وَهُوَ
ve O
عَلَىٰ
üzerine
كُلِّ
her
شَىْءٍۢ
şey
قَدِيرٌ
kadirdir

Yusuf AliTo Him belongs the dominion of the heavens and the earth: It is He Who gives Life and Death; and He has Power over all things

57:3
هُوَ ٱلۡأَوَّلُ وَٱلۡأٓخِرُ وَٱلظَّٰهِرُ وَٱلۡبَاطِنُۖ وَهُوَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٌ
هُوَ
O
ٱلْأَوَّلُ
ilktir
وَٱلْـَٔاخِرُ
ve sondur
وَٱلظَّـٰهِرُ
ve zahirdir
وَٱلْبَاطِنُ ۖ
ve batındır
وَهُوَ
ve O
بِكُلِّ
her
شَىْءٍ
şeyi
عَلِيمٌ
bilendir

Yusuf AliHe is the First and the Last, the Evident and the Immanent: and He has full knowledge of all things

57:4 📚 13
هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامࣲ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ يَعۡلَمُ مَا يَلِجُ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَا يَخۡرُجُ مِنۡهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا يَعۡرُجُ فِيهَاۖ وَهُوَ مَعَكُمۡ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرࣱ‏
هُوَ
O'dur
ٱلَّذِى
yaratan
خَلَقَ
created
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
gökleri
وَٱلْأَرْضَ
ve yeri
فِى
altı
سِتَّةِ
six
أَيَّامٍۢ
günde
ثُمَّ
sonra
ٱسْتَوَىٰ
oturan
عَلَى
üzerine
ٱلْعَرْشِ ۚ
Arş
يَعْلَمُ
bilir
مَا
şeyi
يَلِجُ
giren
فِى
yere
ٱلْأَرْضِ
the earth
وَمَا
ve şeyi
يَخْرُجُ
çıkan
مِنْهَا
ondan
وَمَا
ve şeyi
يَنزِلُ
inen
مِنَ
gökten
ٱلسَّمَآءِ
the heaven
وَمَا
ve şeyi
يَعْرُجُ
çıkan
فِيهَا ۖ
ona
وَهُوَ
ve O
مَعَكُمْ
sizinle beraberdir
أَيْنَ
nerede
مَا
olsanız
كُنتُمْ ۚ
you are
وَٱللَّهُ
Allah
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
بَصِيرٌۭ
görmektedir

Yusuf AliHe it is Who created the heavens and the earth in Six Days, and is moreover firmly established on the Throne (of Authority). He knows what enters within the earth and what comes forth out of it, what comes down from heaven and what mounts up t o it. And He is with you wheresoever ye may be. And God sees well all that ye do

57:5
لَّهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ
لَّهُۥ
O'nundur
مُلْكُ
mülkü
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ ۚ
ve yerin
وَإِلَى
ve
ٱللَّهِ
Allah'a
تُرْجَعُ
döndürülecektir
ٱلْأُمُورُ
bütün işler

Yusuf AliTo Him belongs the dominion of the heavens and the earth: and all affairs are referred back to God

57:6
يُولِجُ ٱلَّيۡلَ فِي ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِي ٱلَّيۡلِۚ وَهُوَ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
يُولِجُ
sokar
ٱلَّيْلَ
geceyi
فِى
içine
ٱلنَّهَارِ
gündüzün
وَيُولِجُ
ve sokar
ٱلنَّهَارَ
gündüzü
فِى
içine
ٱلَّيْلِ ۚ
gecenin
وَهُوَ
ve O
عَلِيمٌۢ
bilir
بِذَاتِ
özünü
ٱلصُّدُورِ
göğüslerin

Yusuf AliHe merges Night into Day, and He merges Day into Night; and He has full knowledge of the secrets of (all) hearts

57:7 📚 1
ءَامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَأَنفِقُواْ مِمَّا جَعَلَكُم مُّسۡتَخۡلَفِينَ فِيهِۖ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنكُمۡ وَأَنفَقُواْ لَهُمۡ أَجۡرࣱ كَبِيرࣱ‏
ءَامِنُوا۟
inanın
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَرَسُولِهِۦ
ve Elçisine
وَأَنفِقُوا۟
ve infak edin
مِمَّا
şeylerden
جَعَلَكُم
sizi kıldığı
مُّسْتَخْلَفِينَ
hakim
فِيهِ ۖ
onda
فَٱلَّذِينَ
kimselere
ءَامَنُوا۟
inanan(lara)
مِنكُمْ
sizden
وَأَنفَقُوا۟
ve infak edenlere
لَهُمْ
onlar için vardır
أَجْرٌۭ
mükafat
كَبِيرٌۭ
büyük

Yusuf AliBelieve in God and His apostle, and spend (in charity) out of the (substance) whereof He has made you heirs. For, those of you who believe and spend (in charity),- for them is a great Reward

57:8
وَمَا لَكُمۡ لَا تُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلرَّسُولُ يَدۡعُوكُمۡ لِتُؤۡمِنُواْ بِرَبِّكُمۡ وَقَدۡ أَخَذَ مِيثَٰقَكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
وَمَا
ve ne?
لَكُمْ
oluyor size
لَا
güvenmiyorsunuz
تُؤْمِنُونَ
you believe
بِٱللَّهِ ۙ
Allah'a
وَٱلرَّسُولُ
ve elçi
يَدْعُوكُمْ
sizi çağırdığı (halde)
لِتُؤْمِنُوا۟
inanmağa
بِرَبِّكُمْ
Rabbinize
وَقَدْ
ve muhakkak
أَخَذَ
aldığı (halde)
مِيثَـٰقَكُمْ
sizin sağlam sözünüzü
إِن
eğer
كُنتُم
iseniz
مُّؤْمِنِينَ
inananlar

Yusuf AliWhat cause have ye why ye should not believe in God?- and the Apostle invites you to believe in your Lord, and has indeed taken your Covenant, if ye are men of Faith

57:9
هُوَ ٱلَّذِي يُنَزِّلُ عَلَىٰ عَبۡدِهِۦٓ ءَايَٰتِۭ بَيِّنَٰتࣲ لِّيُخۡرِجَكُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ بِكُمۡ لَرَءُوفࣱ رَّحِيمࣱ‏
هُوَ
O'dur
ٱلَّذِى
indiren
يُنَزِّلُ
sends down
عَلَىٰ
üzerine
عَبْدِهِۦٓ
kulu
ءَايَـٰتٍۭ
ayetler
بَيِّنَـٰتٍۢ
açık açık
لِّيُخْرِجَكُم
sizi çıkarmak için
مِّنَ
karanlıklardan
ٱلظُّلُمَـٰتِ
the darkness[es]
إِلَى
aydınlığa
ٱلنُّورِ ۚ
the light
وَإِنَّ
ve şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
بِكُمْ
size karşı
لَرَءُوفٌۭ
çok şefkatlidir
رَّحِيمٌۭ
çok merhametlidir

Yusuf AliHe is the One Who sends to His Servant Manifest Signs, that He may lead you from the depths of Darkness into the Light and verily God is to you most kind and Merciful

57:10 📚 8
وَمَا لَكُمۡ أَلَّا تُنفِقُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ لَا يَسۡتَوِي مِنكُم مَّنۡ أَنفَقَ مِن قَبۡلِ ٱلۡفَتۡحِ وَقَٰتَلَۚ أُوْلَٰٓئِكَ أَعۡظَمُ دَرَجَةࣰ مِّنَ ٱلَّذِينَ أَنفَقُواْ مِنۢ بَعۡدُ وَقَٰتَلُواْۚ وَكُلࣰّ ا وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرࣱ‏
وَمَا
ve ne?
لَكُمْ
oluyor size
أَلَّا
infak etmiyorsunuz
تُنفِقُوا۟
you spend
فِى
yolunda
سَبِيلِ
(the) way
ٱللَّهِ
Allah
وَلِلَّهِ
zaten Allah'ındır
مِيرَٰثُ
mirası
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ ۚ
ve yerin
لَا
bir olmaz
يَسْتَوِى
are equal
مِنكُم
içinizden
مَّنْ
kimseler
أَنفَقَ
infak eden
مِن
önce
قَبْلِ
before
ٱلْفَتْحِ
fetihden
وَقَـٰتَلَ ۚ
ve savaşanlar
أُو۟لَـٰٓئِكَ
onların
أَعْظَمُ
daha büyüktür
دَرَجَةًۭ
derecesi
مِّنَ
kimselerden
ٱلَّذِينَ
those who
أَنفَقُوا۟
infak eden(ler)
مِنۢ
sonradan
بَعْدُ
afterwards
وَقَـٰتَلُوا۟ ۚ
ve savaşanlar(dan)
وَكُلًّۭا
ve hepsine
وَعَدَ
va'detmiştir
ٱللَّهُ
Allah
ٱلْحُسْنَىٰ ۚ
en güzel (sonucu)
وَٱللَّهُ
ve Allah
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
خَبِيرٌۭ
haber almaktadır

Yusuf AliAnd what cause have ye why ye should not spend in the cause of God?- For to God belongs the heritage of the heavens and the earth. Not equal among you are those who spent (freely) and fought, before the Victory, (with those who did so later). Those are higher in rank than those who spent (freely) and fought afterwards. But to all has God promised a goodly (reward). And God is well acquainted with all that ye do

57:11 📚 6
مَّن ذَا ٱلَّذِي يُقۡرِضُ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنࣰ ا فَيُضَٰعِفَهُۥ لَهُۥ وَلَهُۥٓ أَجۡرࣱ كَرِيمࣱ‏
مَّن
kimdir?
ذَا
olan kimse
ٱلَّذِى
the one who
يُقْرِضُ
borç verecek
ٱللَّهَ
Allah'a
قَرْضًا
bir borç ile
حَسَنًۭا
güzel
فَيُضَـٰعِفَهُۥ
ki o kat kat artırsın
لَهُۥ
ona
وَلَهُۥٓ
ve onun için (versin)
أَجْرٌۭ
bir mükafat
كَرِيمٌۭ
değerli

Yusuf AliWho is he that will Loan to God a beautiful loan? for (God) will increase it manifold to his credit, and he will have (besides) a liberal Reward

57:12
يَوۡمَ تَرَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ يَسۡعَىٰ نُورُهُم بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَبِأَيۡمَٰنِهِمۖ بُشۡرَىٰكُمُ ٱلۡيَوۡمَ جَنَّٰتࣱ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
يَوْمَ
o gün
تَرَى
görürsün
ٱلْمُؤْمِنِينَ
inanan erkekleri
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ
ve inanan kadınları
يَسْعَىٰ
koşar durumda
نُورُهُم
ışıkları
بَيْنَ
önlerinde
أَيْدِيهِمْ
önlerinde
وَبِأَيْمَـٰنِهِم
ve sağlarında
بُشْرَىٰكُمُ
müjdeniz
ٱلْيَوْمَ
bugün
جَنَّـٰتٌۭ
cennetlerdir
تَجْرِى
akan
مِن
altlarından
تَحْتِهَا
underneath it
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
خَـٰلِدِينَ
ebedi kalacağınız
فِيهَا ۚ
içinde
ذَٰلِكَ
işte budur
هُوَ
o
ٱلْفَوْزُ
başarı
ٱلْعَظِيمُ
büyük

Yusuf AliOne Day shalt thou see the believing men and the believing women- how their Light runs forward before them and by their right hands: (their greeting will be): "Good News for you this Day! Gardens beneath which flow rivers! to dwell therein for aye! This is indeed the highest Achievement

57:13 📚 4
يَوۡمَ يَقُولُ ٱلۡمُنَٰفِقُونَ وَٱلۡمُنَٰفِقَٰتُ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱنظُرُونَا نَقۡتَبِسۡ مِن نُّورِكُمۡ قِيلَ ٱرۡجِعُواْ وَرَآءَكُمۡ فَٱلۡتَمِسُواْ نُورࣰ اۖ فَضُرِبَ بَيۡنَهُم بِسُورࣲ لَّهُۥ بَابُۢ بَاطِنُهُۥ فِيهِ ٱلرَّحۡمَةُ وَظَٰهِرُهُۥ مِن قِبَلِهِ ٱلۡعَذَابُ
يَوْمَ
o gün
يَقُولُ
derler ki
ٱلْمُنَـٰفِقُونَ
münafık erkekler
وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتُ
ve münafık kadınlar
لِلَّذِينَ
mü'minlere
ءَامَنُوا۟
believed
ٱنظُرُونَا
bize bakın
نَقْتَبِسْ
yararlanalım
مِن
sizin nurunuzdan
نُّورِكُمْ
your light
قِيلَ
denilir ki
ٱرْجِعُوا۟
dönün
وَرَآءَكُمْ
arkanıza
فَٱلْتَمِسُوا۟
ve arayın
نُورًۭا
nur
فَضُرِبَ
sonra çekilir
بَيْنَهُم
aralarına
بِسُورٍۢ
bir sur
لَّهُۥ
olan
بَابٌۢ
kapısı
بَاطِنُهُۥ
onun içinde
فِيهِ
vardır
ٱلرَّحْمَةُ
rahmet
وَظَـٰهِرُهُۥ
ve dış
مِن
yönünde
قِبَلِهِ
facing towards [it]
ٱلْعَذَابُ
azab

Yusuf AliOne Day will the Hypocrites- men and women - say to the Believers: "Wait for us! Let us borrow (a Light) from your Light!" It will be said: "Turn ye back to your rear! then seek a Light (where ye can)!" So a wall will be put up betwixt them, with a gate therein. Within it will be Mercy throughout, and without it, all alongside, will be (Wrath and) Punishment

57:14 📚 4
يُنَادُونَهُمۡ أَلَمۡ نَكُن مَّعَكُمۡۖ قَالُواْ بَلَىٰ وَلَٰكِنَّكُمۡ فَتَنتُمۡ أَنفُسَكُمۡ وَتَرَبَّصۡتُمۡ وَٱرۡتَبۡتُمۡ وَغَرَّتۡكُمُ ٱلۡأَمَانِيُّ حَتَّىٰ جَآءَ أَمۡرُ ٱللَّهِ وَغَرَّكُم بِٱللَّهِ ٱلۡغَرُورُ
يُنَادُونَهُمْ
onlara seslenirler
أَلَمْ
değil miydik?
نَكُن
we
مَّعَكُمْ ۖ
sizinle beraber
قَالُوا۟
derler ki
بَلَىٰ
evet
وَلَـٰكِنَّكُمْ
ama siz
فَتَنتُمْ
kötülük ettiniz
أَنفُسَكُمْ
kendi canlarınıza
وَتَرَبَّصْتُمْ
ve beklediniz
وَٱرْتَبْتُمْ
ve kuşkulandınız
وَغَرَّتْكُمُ
ve sizi aldattı
ٱلْأَمَانِىُّ
kuruntular
حَتَّىٰ
kadar
جَآءَ
gelinceye
أَمْرُ
emri (ölüm)
ٱللَّهِ
Allah'ın
وَغَرَّكُم
ve sizi aldattı
بِٱللَّهِ
Allah(ın affı) ile
ٱلْغَرُورُ
çok aldatıcı (şeytan)

Yusuf Ali(Those without) will call out, "Were we not with you?" (The others) will reply, "True! but ye led yourselves into temptation; ye looked forward (to our ruin); ye doubted (God's Promise); and (your false) desires deceived you; until there issue d the Command of God. And the Deceiver deceived you in respect of God

57:15
فَٱلۡيَوۡمَ لَا يُؤۡخَذُ مِنكُمۡ فِدۡيَةࣱ وَلَا مِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۚ مَأۡوَىٰكُمُ ٱلنَّارُۖ هِيَ مَوۡلَىٰكُمۡۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
فَٱلْيَوْمَ
bugün artık
لَا
alınmaz
يُؤْخَذُ
will be accepted
مِنكُمْ
sizden
فِدْيَةٌۭ
fidye
وَلَا
ne de
مِنَ
kimselerden
ٱلَّذِينَ
those who
كَفَرُوا۟ ۚ
inkar eden(ler)
مَأْوَىٰكُمُ
varacağınız yer
ٱلنَّارُ ۖ
ateştir
هِىَ
odur
مَوْلَىٰكُمْ ۖ
sizin layığınız
وَبِئْسَ
ne kötü
ٱلْمَصِيرُ
gidilecek yerdir orası

Yusuf AliThis Day shall no ransom be accepted of you, nor of those who rejected God." Your abode is the Fire: that is the proper place to claim you: and an evil refuge it is

57:16 📚 5
۞أَلَمۡ يَأۡنِ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَن تَخۡشَعَ قُلُوبُهُمۡ لِذِكۡرِ ٱللَّهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ ٱلۡحَقِّ وَلَا يَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلُ فَطَالَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡأَمَدُ فَقَسَتۡ قُلُوبُهُمۡۖ وَكَثِيرࣱ مِّنۡهُمۡ فَٰسِقُونَ
۞ أَلَمْ
vakti gelmedi mi?
يَأْنِ
come (the) time
لِلَّذِينَ
için
ءَامَنُوٓا۟
inananlar
أَن
saygı duymasının
تَخْشَعَ
become humble
قُلُوبُهُمْ
kalblerinin
لِذِكْرِ
zikrine
ٱللَّهِ
Allah'ın
وَمَا
ve şeye
نَزَلَ
inananlar
مِنَ
haktan
ٱلْحَقِّ
the truth
وَلَا
ve
يَكُونُوا۟
olmasınlar
كَٱلَّذِينَ
kimseler gibi
أُوتُوا۟
verilen
ٱلْكِتَـٰبَ
Kitap
مِن
bundan önce
قَبْلُ
before
فَطَالَ
ve geçen
عَلَيْهِمُ
üzerlerinden
ٱلْأَمَدُ
uzun zaman
فَقَسَتْ
ve katılaşan
قُلُوبُهُمْ ۖ
kalbleri
وَكَثِيرٌۭ
ve çoğu
مِّنْهُمْ
onların
فَـٰسِقُونَ
yoldan çıkmıştır

Yusuf AliHas not the Time arrived for the Believers that their hearts in all humility should engage in the remembrance of God and of the Truth which has been revealed (to them), and that they should not become like those to whom was given Revelation af oretime, but long ages passed over them and their hearts grew hard? For many among them are rebellious transgressors

57:17
ٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يُحۡيِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۚ قَدۡ بَيَّنَّا لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ
ٱعْلَمُوٓا۟
biliniz ki
أَنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
يُحْىِ
diriltir
ٱلْأَرْضَ
yeri
بَعْدَ
sonra
مَوْتِهَا ۚ
ölümünden
قَدْ
andolsun
بَيَّنَّا
açıkladık
لَكُمُ
size
ٱلْـَٔايَـٰتِ
ayetleri;
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
تَعْقِلُونَ
aklınızı kullanırsınız

Yusuf AliKnow ye (all) that God giveth life to the earth after its death! already have We shown the Signs plainly to you, that ye may learn wisdom

57:18
إِنَّ ٱلۡمُصَّدِّقِينَ وَٱلۡمُصَّدِّقَٰتِ وَأَقۡرَضُواْ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنࣰ ا يُضَٰعَفُ لَهُمۡ وَلَهُمۡ أَجۡرࣱ كَرِيمࣱ‏
إِنَّ
şüphesiz
ٱلْمُصَّدِّقِينَ
sadaka veren erkekler
وَٱلْمُصَّدِّقَـٰتِ
ve sadaka veren kadınlar
وَأَقْرَضُوا۟
ve borç verenler
ٱللَّهَ
Allah'a
قَرْضًا
bir borçla
حَسَنًۭا
güzel
يُضَـٰعَفُ
kat kat yapılır
لَهُمْ
onlara
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
أَجْرٌۭ
bir mükafat
كَرِيمٌۭ
değerli

Yusuf AliFor those who give in Charity, men and women, and loan to God a Beautiful Loan, it shall be increased manifold (to their credit), and they shall have (besides) a liberal reward

57:19 📚 2
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦٓ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلصِّدِّيقُونَۖ وَٱلشُّهَدَآءُ عِندَ رَبِّهِمۡ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ وَنُورُهُمۡۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَآ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَحِيمِ
وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
ءَامَنُوا۟
inananlar
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَرُسُلِهِۦٓ
ve elçilerine
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlardır
ٱلصِّدِّيقُونَ ۖ
sıddikler
وَٱلشُّهَدَآءُ
ve şehidler
عِندَ
yanında
رَبِّهِمْ
Rableri
لَهُمْ
onların vardır
أَجْرُهُمْ
mükafatları
وَنُورُهُمْ ۖ
ve nurları
وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
وَكَذَّبُوا۟
ve yalanlayanlar
بِـَٔايَـٰتِنَآ
ayetlerimizi
أُو۟لَـٰٓئِكَ
onlar
أَصْحَـٰبُ
halkıdır
ٱلْجَحِيمِ
cehennem

Yusuf AliAnd those who believe in God and His apostles- they are the Sincere (lovers of Truth), and the witnesses (who testify), in the eyes of their Lord: They shall have their Reward and their Light. But those who reject God and deny Our Signs,- they are the Companions of Hell-Fire

57:20 📚 10
ٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا لَعِبࣱ وَلَهۡوࣱ وَزِينَةࣱ وَتَفَاخُرُۢ بَيۡنَكُمۡ وَتَكَاثُرࣱ فِي ٱلۡأَمۡوَٰلِ وَٱلۡأَوۡلَٰدِۖ كَمَثَلِ غَيۡثٍ أَعۡجَبَ ٱلۡكُفَّارَ نَبَاتُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصۡفَرࣰّ ا ثُمَّ يَكُونُ حُطَٰمࣰ اۖ وَفِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابࣱ شَدِيدࣱ وَمَغۡفِرَةࣱ مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنࣱۚ وَمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَآ إِلَّا مَتَٰعُ ٱلۡغُرُورِ
ٱعْلَمُوٓا۟
bilin ki
أَنَّمَا
şüphesiz
ٱلْحَيَوٰةُ
hayatı
ٱلدُّنْيَا
dünya
لَعِبٌۭ
bir oyundur
وَلَهْوٌۭ
ve eğlencedir
وَزِينَةٌۭ
ve süstür
وَتَفَاخُرٌۢ
ve övünmedir
بَيْنَكُمْ
kendi aranızda
وَتَكَاثُرٌۭ
çoğaltma yarışıdır
فِى
malda
ٱلْأَمْوَٰلِ
the wealth
وَٱلْأَوْلَـٰدِ ۖ
ve evladda
كَمَثَلِ
tıpkı şuna benzer
غَيْثٍ
bir yağmura
أَعْجَبَ
hoşuna giden
ٱلْكُفَّارَ
ekincilerin
نَبَاتُهُۥ
bitirdiği ot
ثُمَّ
sonra
يَهِيجُ
kurur
فَتَرَىٰهُ
onu görürsün
مُصْفَرًّۭا
sapsarı
ثُمَّ
sonra
يَكُونُ
olur
حُطَـٰمًۭا ۖ
çerçöp
وَفِى
ise vardır
ٱلْـَٔاخِرَةِ
ahirette
عَذَابٌۭ
bir azab
شَدِيدٌۭ
çetin
وَمَغْفِرَةٌۭ
ve mağfiret
مِّنَ
Allahtan
ٱللَّهِ
Allah
وَرِضْوَٰنٌۭ ۚ
ve rıza
وَمَا
ve değildir
ٱلْحَيَوٰةُ
hayatı
ٱلدُّنْيَآ
dünya
إِلَّا
başka bir şey
مَتَـٰعُ
bir zevkten
ٱلْغُرُورِ
aldatıcı

Yusuf AliKnow ye (all), that the life of this world is but play and amusement, pomp and mutual boasting and multiplying, (in rivalry) among yourselves, riches and children. Here is a similitude: How rain and the growth which it brings forth, delight (t he hearts of) the tillers; soon it withers; thou wilt see it grow yellow; then it becomes dry and crumbles away. But in the Hereafter is a Penalty severe (for the devotees of wrong). And Forgiveness from God and (His) Good Pleasure (for the devotees o f God). And what is the life of this world, but goods and chattels of deception

57:21 📚 9
سَابِقُوٓاْ إِلَىٰ مَغۡفِرَةࣲ مِّن رَّبِّكُمۡ وَجَنَّةٍ عَرۡضُهَا كَعَرۡضِ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ أُعِدَّتۡ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦۚ ذَٰلِكَ فَضۡلُ ٱللَّهِ يُؤۡتِيهِ مَن يَشَآءُۚ وَٱللَّهُ ذُو ٱلۡفَضۡلِ ٱلۡعَظِيمِ
سَابِقُوٓا۟
koşun
إِلَىٰ
bir mağfirete
مَغْفِرَةٍۢ
(the) forgiveness
مِّن
Rabbinizden
رَّبِّكُمْ
your Lord
وَجَنَّةٍ
ve bir cennete
عَرْضُهَا
genişliği
كَعَرْضِ
genişliği gibi (olan)
ٱلسَّمَآءِ
gök
وَٱلْأَرْضِ
ile yerin
أُعِدَّتْ
hazırlanmış
لِلَّذِينَ
için
ءَامَنُوا۟
inananlar
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَرُسُلِهِۦ ۚ
ve elçilerine
ذَٰلِكَ
işte bu
فَضْلُ
lutfudur
ٱللَّهِ
Allah'ın
يُؤْتِيهِ
vereceği
مَن
kimseye
يَشَآءُ ۚ
dilediği
وَٱللَّهُ
ve Allah
ذُو
sahibidir
ٱلْفَضْلِ
lutuf
ٱلْعَظِيمِ
büyük

Yusuf AliBe ye foremost (in seeking) Forgiveness from your Lord, and a Garden (of Bliss), the width whereof is as the width of heaven and earth, prepared for those who believe in God and His apostles: that is the Grace of God, which He bestows on whom he pleases: and God is the Lord of Grace abounding

57:22 📚 5
مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةࣲ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فِيٓ أَنفُسِكُمۡ إِلَّا فِي كِتَٰبࣲ مِّن قَبۡلِ أَن نَّبۡرَأَهَآۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرࣱ‏
مَآ
yoktur
أَصَابَ
isabet eden
مِن
hiçbir
مُّصِيبَةٍۢ
musibet
فِى
yerde
ٱلْأَرْضِ
the earth
وَلَا
ve ne de
فِىٓ
kendi canlarınızda
أَنفُسِكُمْ
yourselves
إِلَّا
olmayan
فِى
bir Kitapta
كِتَـٰبٍۢ
a Register
مِّن
önce
قَبْلِ
before
أَن
biz onu yaratmadan
نَّبْرَأَهَآ ۚ
We bring it into existence
إِنَّ
doğrusu
ذَٰلِكَ
bu
عَلَى
Allah'a
ٱللَّهِ
Allah
يَسِيرٌۭ
kolaydır

Yusuf AliNo misfortune can happen on earth or in your souls but is recorded in a decree before We bring it into existence: That is truly easy for God

57:23 📚 9
لِّكَيۡلَا تَأۡسَوۡاْ عَلَىٰ مَا فَاتَكُمۡ وَلَا تَفۡرَحُواْ بِمَآ ءَاتَىٰكُمۡۗ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخۡتَالࣲ فَخُورٍ
لِّكَيْلَا
için
تَأْسَوْا۟
üzülmemeniz
عَلَىٰ
üzerine
مَا
şey
فَاتَكُمْ
elinizden çıkan
وَلَا
ve
تَفْرَحُوا۟
şımarmamanız (için)
بِمَآ
şey ile
ءَاتَىٰكُمْ ۗ
size verdiği
وَٱللَّهُ
ve Allah
لَا
sevmez
يُحِبُّ
love
كُلَّ
hiçbirini
مُخْتَالٍۢ
kendini beğenenleri
فَخُورٍ
övünenleri

Yusuf AliIn order that ye may not despair over matters that pass you by, nor exult over favours bestowed upon you. For God loveth not any vainglorious boaster

57:24 📚 1
ٱلَّذِينَ يَبۡخَلُونَ وَيَأۡمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلۡبُخۡلِۗ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡغَنِيُّ ٱلۡحَمِيدُ
ٱلَّذِينَ
onlar ki
يَبْخَلُونَ
cimrilik ederler
وَيَأْمُرُونَ
ve emrederler
ٱلنَّاسَ
insanlara
بِٱلْبُخْلِ ۗ
cimriliği
وَمَن
ve kim
يَتَوَلَّ
yüz çevirirse
فَإِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
هُوَ
O
ٱلْغَنِىُّ
zengindir
ٱلْحَمِيدُ
övgüye layıktır

Yusuf AliSuch persons as are covetous and commend covetousness to men. And if any turn back (from God's Way), verily God is Free of all Needs, Worthy of all Praise

57:25
لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا رُسُلَنَا بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَنزَلۡنَا مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡمِيزَانَ لِيَقُومَ ٱلنَّاسُ بِٱلۡقِسۡطِۖ وَأَنزَلۡنَا ٱلۡحَدِيدَ فِيهِ بَأۡسࣱ شَدِيدࣱ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعۡلَمَ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥ وَرُسُلَهُۥ بِٱلۡغَيۡبِۚ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِيٌّ عَزِيزࣱ‏
لَقَدْ
andolsun
أَرْسَلْنَا
biz gönderdik
رُسُلَنَا
elçilerimizi
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ
açık kanıtlarla
وَأَنزَلْنَا
ve indirdik
مَعَهُمُ
onlarla beraber
ٱلْكِتَـٰبَ
Kitabı
وَٱلْمِيزَانَ
ve ölçüyü
لِيَقُومَ
yerine getirsinler diye
ٱلنَّاسُ
insanlar
بِٱلْقِسْطِ ۖ
adaleti
وَأَنزَلْنَا
ve indirdik
ٱلْحَدِيدَ
demiri
فِيهِ
kendisinde bulunan
بَأْسٌۭ
bir kuvvet
شَدِيدٌۭ
büyük
وَمَنَـٰفِعُ
ve birçok yararlar
لِلنَّاسِ
insanlara
وَلِيَعْلَمَ
ve bilsin diye
ٱللَّهُ
Allah
مَن
kimin
يَنصُرُهُۥ
kendisine yardım edeceğini
وَرُسُلَهُۥ
ve elçilerine
بِٱلْغَيْبِ ۚ
gaybda
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
قَوِىٌّ
kuvvetlidir
عَزِيزٌۭ
daima üstündür

Yusuf AliWe sent aforetime our apostles with Clear Signs and sent down with them the Book and the Balance (of Right and Wrong), that men may stand forth in justice; and We sent down Iron, in which is (material for) mighty war, as well as many benefits for mankind, that God may test who it is that will help, Unseen, Him and His apostles: For God is Full of Strength, Exalted in Might (and able to enforce His Will)

57:26
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحࣰ ا وَإِبۡرَٰهِيمَ وَجَعَلۡنَا فِي ذُرِّيَّتِهِمَا ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلۡكِتَٰبَۖ فَمِنۡهُم مُّهۡتَدࣲۖ وَكَثِيرࣱ مِّنۡهُمۡ فَٰسِقُونَ
وَلَقَدْ
ve andolsun
أَرْسَلْنَا
gönderdik
نُوحًۭا
Nuh'u
وَإِبْرَٰهِيمَ
ve İbrahim'i
وَجَعَلْنَا
ve koyduk
فِى
arasına
ذُرِّيَّتِهِمَا
bunların zürriyetleri
ٱلنُّبُوَّةَ
peygamberliği
وَٱلْكِتَـٰبَ ۖ
ve Kitabı
فَمِنْهُم
onlardan vardır
مُّهْتَدٍۢ ۖ
doğru yolda olanlar
وَكَثِيرٌۭ
ama çoğu
مِّنْهُمْ
onlardan
فَـٰسِقُونَ
yoldan çıkmıştır

Yusuf AliAnd We sent Noah and Abraham, and established in their line Prophethood and Revelation: and some of them were on right guidance. But many of them became rebellious transgressors

57:27 📚 2
ثُمَّ قَفَّيۡنَا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم بِرُسُلِنَا وَقَفَّيۡنَا بِعِيسَى ٱبۡنِ مَرۡيَمَ وَءَاتَيۡنَٰهُ ٱلۡإِنجِيلَۖ وَجَعَلۡنَا فِي قُلُوبِ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوهُ رَأۡفَةࣰ وَرَحۡمَةࣰۚ وَرَهۡبَانِيَّةً ٱبۡتَدَعُوهَا مَا كَتَبۡنَٰهَا عَلَيۡهِمۡ إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ رِضۡوَٰنِ ٱللَّهِ فَمَا رَعَوۡهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۖ فَـَٔاتَيۡنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنۡهُمۡ أَجۡرَهُمۡۖ وَكَثِيرࣱ مِّنۡهُمۡ فَٰسِقُونَ
ثُمَّ
sonra
قَفَّيْنَا
ardarda gönderdik
عَلَىٰٓ
üzerine
ءَاثَـٰرِهِم
bunların izleri
بِرُسُلِنَا
elçilerimizi
وَقَفَّيْنَا
ve onların ardına kattık
بِعِيسَى
Îsa'yı
ٱبْنِ
oğlu
مَرْيَمَ
Meryem
وَءَاتَيْنَـٰهُ
ve ona verdik
ٱلْإِنجِيلَ
İncil'i
وَجَعَلْنَا
ve koyduk
فِى
içine
قُلُوبِ
kalbleri
ٱلَّذِينَ
ona uyanların
ٱتَّبَعُوهُ
followed him
رَأْفَةًۭ
şefkat
وَرَحْمَةًۭ
ve merhamet
وَرَهْبَانِيَّةً
ve ruhbanlığı
ٱبْتَدَعُوهَا
icadettikleri
مَا
biz yazmamıştık
كَتَبْنَـٰهَا
We prescribed it
عَلَيْهِمْ
onlara
إِلَّا
dışında bir şey
ٱبْتِغَآءَ
kazanmaları
رِضْوَٰنِ
rızasını
ٱللَّهِ
Allah'ın
فَمَا
ama
رَعَوْهَا
ona uymadılar
حَقَّ
hakkıyla
رِعَايَتِهَا ۖ
riayet ederek
فَـَٔاتَيْنَا
biz de verdik
ٱلَّذِينَ
kimselere
ءَامَنُوا۟
iman eden(lere)
مِنْهُمْ
onlardan
أَجْرَهُمْ ۖ
mükafatlarını
وَكَثِيرٌۭ
fakat birçoğu
مِّنْهُمْ
onlardan
فَـٰسِقُونَ
yoldan çıkmıştır

Yusuf AliThen, in their wake, We followed them up with (others of) Our apostles: We sent after them Jesus the son of Mary, and bestowed on him the Gospel; and We ordained in the hearts of those who followed him Compassion and Mercy. But the Monasticism which they invented for themselves, We did not prescribe for them: (We commanded) only the seeking for the Good Pleasure of God; but that they did not foster as they should have done. Yet We bestowed, on those among them who believed, their (due) rewa rd, but many of them are rebellious transgressors

57:28
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَءَامِنُواْ بِرَسُولِهِۦ يُؤۡتِكُمۡ كِفۡلَيۡنِ مِن رَّحۡمَتِهِۦ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ نُورࣰ ا تَمۡشُونَ بِهِۦ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورࣱ رَّحِيمࣱ‏
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
ٱتَّقُوا۟
korkun
ٱللَّهَ
Allah'tan
وَءَامِنُوا۟
ve inanın
بِرَسُولِهِۦ
O'nun Elçisine
يُؤْتِكُمْ
size versin
كِفْلَيْنِ
iki pay
مِن
rahmetinden
رَّحْمَتِهِۦ
His Mercy
وَيَجْعَل
ve yaratsın
لَّكُمْ
sizin için
نُورًۭا
bir nur
تَمْشُونَ
yürüyeceğiniz
بِهِۦ
onda
وَيَغْفِرْ
ve bağışlasın
لَكُمْ ۚ
sizi
وَٱللَّهُ
ve Allah
غَفُورٌۭ
çok bağışlayandır
رَّحِيمٌۭ
çok esirgeyendir

Yusuf AliO ye that believe! Fear God, and believe in His Apostle, and He will bestow on you a double portion of His Mercy: He will provide for you a Light by which ye shall walk (straight in your path), and He will forgive you (your past): for God is Of t- Forgiving, Most Merciful

57:29
لِّئَلَّا يَعۡلَمَ أَهۡلُ ٱلۡكِتَٰبِ أَلَّا يَقۡدِرُونَ عَلَىٰ شَيۡءࣲ مِّن فَضۡلِ ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلۡفَضۡلَ بِيَدِ ٱللَّهِ يُؤۡتِيهِ مَن يَشَآءُۚ وَٱللَّهُ ذُو ٱلۡفَضۡلِ ٱلۡعَظِيمِ
لِّئَلَّا
diye
يَعْلَمَ
bilsinler
أَهْلُ
ehli
ٱلْكِتَـٰبِ
Kitap
أَلَّا
malik olmadıklarını
يَقْدِرُونَ
they have power
عَلَىٰ
hiçbir
شَىْءٍۢ
şeye
مِّن
lutfundan
فَضْلِ
(the) Bounty
ٱللَّهِ ۙ
Allah'ın
وَأَنَّ
ve şüphesiz
ٱلْفَضْلَ
lutfun
بِيَدِ
elinde olduğunu
ٱللَّهِ
Allah'ın
يُؤْتِيهِ
onu vereceğini
مَن
kimseye
يَشَآءُ ۚ
dilediğine
وَٱللَّهُ
ve Allah
ذُو
sahibidir
ٱلْفَضْلِ
lutuf
ٱلْعَظِيمِ
büyük

Yusuf AliThat the People of the Book may know that they have no power whatever over the Grace of God, that (His) Grace is (entirely) in His Hand, to bestow it on whomsoever He wills. For God is the Lord of Grace abounding

← Önceki Sonraki →

57. Al-Hadid Suresi | Anlam Arayışı