☪ Anlam Arayışı

66. At-Tahrim سُورَةُ التَّحۡرِيمِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
66:1 📚 9
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكَ‌ۖ تَبْتَغِى مَرْضَاتَ أَزْوَٲجِكَ‌ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلنَّبِىُّ
peygamber
لِمَ
niçin?
تُحَرِّمُ
haram kılıyorsun
مَآ
şeyi
أَحَلَّ
helal kıldığı
ٱللَّهُ
Allah'ın
لَكَ ۖ
sana
تَبْتَغِى
isteyerek
مَرْضَاتَ
hatırını
أَزْوَٰجِكَ ۚ
eşlerinin
وَٱللَّهُ
Allah
غَفُورٌۭ
bağışlayadır
رَّحِيمٌۭ
esirgeyendir

Elmalılı Hamdi YazırEy Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir

Saheeh InternationalO Prophet, why do you prohibit [yourself from] what Allah has made lawful for you, seeking the approval of your wives? And Allah is Forgiving and Merciful

66:2
قَدْ فَرَضَ ٱللَّهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ أَيْمَـٰنِكُمْ‌ۚ وَٱللَّهُ مَوْلَـٰكُمْ‌ۖ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ
قَدْ
andolsun
فَرَضَ
meşru' kılmıştır
ٱللَّهُ
Allah
لَكُمْ
size
تَحِلَّةَ
çözmeyi
أَيْمَـٰنِكُمْ ۚ
yeminlerinizi
وَٱللَّهُ
ve Allah
مَوْلَىٰكُمْ ۖ
sizin sahibinizdir
وَهُوَ
ve O
ٱلْعَلِيمُ
bilendir
ٱلْحَكِيمُ
hüküm ve hikmet sahibidir

Elmalılı Hamdi YazırAllah size yeminlerinizi çözmeyi meşrû kılmıştır. Allah sizin sahibinizdir. O bilendir, hikmetle yönetendir

Saheeh InternationalAllah has already ordained for you [Muslims] the dissolution of your oaths. And Allah is your protector, and He is the Knowing, the Wise

66:3
وَإِذْ أَسَرَّ ٱلنَّبِىُّ إِلَىٰ بَعْضِ أَزْوَٲجِهِۦ حَدِيثًا فَلَمَّا نَبَّأَتْ بِهِۦ وَأَظْهَرَهُ ٱللَّهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُۥ وَأَعْرَضَ عَنۢ بَعْضٍ‌ۖ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِۦ قَالَتْ مَنْ أَنۢبَأَكَ هَـٰذَا‌ۖ قَالَ نَبَّأَنِىَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْخَبِيرُ
وَإِذْ
ve hani
أَسَرَّ
gizlice söylemişti
ٱلنَّبِىُّ
peygamber
إِلَىٰ
birine
بَعْضِ
one
أَزْوَٰجِهِۦ
eşlerinden
حَدِيثًۭا
bir söz
فَلَمَّا
ne zaman ki
نَبَّأَتْ
(eşi) haber verdi
بِهِۦ
onu (sözü)
وَأَظْهَرَهُ
ve onu muttali kıldı
ٱللَّهُ
Allah
عَلَيْهِ
ona (peypambere)
عَرَّفَ
bildirmişti
بَعْضَهُۥ
onun bir kısmını
وَأَعْرَضَ
ve vazgeçmişti
عَنۢ
bir kısmından da
بَعْضٍۢ ۖ
a part
فَلَمَّا
ne zaman ki
نَبَّأَهَا
eşine haber verince
بِهِۦ
bunu
قَالَتْ
(eşi) dedi
مَنْ
kim?
أَنۢبَأَكَ
sana söyledi
هَـٰذَا ۖ
bunu
قَالَ
dedi ki
نَبَّأَنِىَ
bana söyledi
ٱلْعَلِيمُ
bilen
ٱلْخَبِيرُ
haber alan

Elmalılı Hamdi YazırPeygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi

Saheeh InternationalAnd [remember] when the Prophet confided to one of his wives a statement; and when she informed [another] of it and Allah showed it to him, he made known part of it and ignored a part. And when he informed her about it, she said, "Who told you this?" He said, "I was informed by the Knowing, the Acquainted

66:4 📚 3
إِن تَتُوبَآ إِلَى ٱللَّهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَا‌ۖ وَإِن تَظَـٰهَرَا عَلَيْهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ مَوْلَـٰهُ وَجِبْرِيلُ وَصَـٰلِحُ ٱلْمُؤْمِنِينَ‌ۖ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذَٲلِكَ ظَهِيرٌ
إِن
eğer
تَتُوبَآ
ikiniz tevbe ederseniz
إِلَى
Allah'a
ٱللَّهِ
Allah
فَقَدْ
dolayı
صَغَتْ
sapmış olmasından
قُلُوبُكُمَا ۖ
kalblerinizin
وَإِن
ve eğer
تَظَـٰهَرَا
birbirinize arka olursanız
عَلَيْهِ
ona karşı
فَإِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah'tır
هُوَ
O
مَوْلَىٰهُ
onun koruyucusu
وَجِبْرِيلُ
ve Cibril'dir
وَصَـٰلِحُ
ve iyileridir
ٱلْمُؤْمِنِينَ ۖ
mü'minlerin
وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
ve melekler
بَعْدَ
sonra
ذَٰلِكَ
bundan
ظَهِيرٌ
ona arkadır

Elmalılı Hamdi YazırEğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz eğildi. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka olursanız (bilin ki) onun dostu ve yardımcısı Allah, Cibrîl ve müminlerin iyileridir. Bunun ardından melekler de ona arkadır

Saheeh InternationalIf you two [wives] repent to Allah, [it is best], for your hearts have deviated. But if you cooperate against him - then indeed Allah is his protector, and Gabriel and the righteous of the believers and the angels, moreover, are [his] assistants

66:5 📚 3
عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٲجًا خَيْرًا مِّنكُنَّ مُسْلِمَـٰتٍ مُّؤْمِنَـٰتٍ قَـٰنِتَـٰتٍ تَـٰٓئِبَـٰتٍ عَـٰبِدَٲتٍ سَـٰٓئِحَـٰتٍ ثَيِّبَـٰتٍ وَأَبْكَارًا
عَسَىٰ
belki de
رَبُّهُۥٓ
onun Rabbi
إِن
eğer
طَلَّقَكُنَّ
o sizi boşarsa
أَن
onu değiştirir
يُبْدِلَهُۥٓ
He will substitute for him
أَزْوَٰجًا
eşlerle
خَيْرًۭا
daha hayırlı
مِّنكُنَّ
sizden
مُسْلِمَـٰتٍۢ
(kendisini Allah'a) teslim eden
مُّؤْمِنَـٰتٍۢ
inanan
قَـٰنِتَـٰتٍۢ
gönülden ita'at eden
تَـٰٓئِبَـٰتٍ
tevbe eden
عَـٰبِدَٰتٍۢ
ibadet eden
سَـٰٓئِحَـٰتٍۢ
seyahat eden
ثَيِّبَـٰتٍۢ
dul
وَأَبْكَارًۭا
ve bakire

Elmalılı Hamdi YazırEğer o sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir

Saheeh InternationalPerhaps his Lord, if he divorced you [all], would substitute for him wives better than you - submitting [to Allah], believing, devoutly obedient, repentant, worshipping, and traveling - [ones] previously married and virgins

66:6 📚 8
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قُوٓاْ أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَـٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَّا يَعْصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
قُوٓا۟
koruyun
أَنفُسَكُمْ
kendinizi
وَأَهْلِيكُمْ
ve ailenizi
نَارًۭا
bir ateşten
وَقُودُهَا
onun yakıtı ise
ٱلنَّاسُ
insanlardır
وَٱلْحِجَارَةُ
ve taşlardır
عَلَيْهَا
onun başında
مَلَـٰٓئِكَةٌ
melekler vardır
غِلَاظٌۭ
gayet katı;
شِدَادٌۭ
şiddetli
لَّا
karşı gelmeyen
يَعْصُونَ
they disobey
ٱللَّهَ
Allah'ın
مَآ
şeye
أَمَرَهُمْ
kendilerine buyurduğu
وَيَفْعَلُونَ
ve yapan
مَا
şeyi
يُؤْمَرُونَ
emredildikleri

Elmalılı Hamdi YazırEy inananlar! Kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında gayet katı, şiddetli, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır

Saheeh InternationalO you who have believed, protect yourselves and your families from a Fire whose fuel is people and stones, over which are [appointed] angels, harsh and severe; they do not disobey Allah in what He commands them but do what they are commanded

66:7
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَا تَعْتَذِرُواْ ٱلْيَوْمَ‌ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
لَا
özür dilemeyin
تَعْتَذِرُوا۟
make excuses
ٱلْيَوْمَ ۖ
bugün
إِنَّمَا
çünkü ancak
تُجْزَوْنَ
siz cezalandırılıyorsunuz
مَا
şeylerle
كُنتُمْ
olduğunuz
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)

Elmalılı Hamdi Yazır(İnkâr edenlere): "Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin. Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz." (denilir)

Saheeh InternationalO you who have disbelieved, make no excuses that Day. You will only be recompensed for what you used to do

66:8 📚 7
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ تُوبُوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔـاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥ‌ۖ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَـٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ‌ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
تُوبُوٓا۟
tevbe edin
إِلَى
Allah'a
ٱللَّهِ
Allah
تَوْبَةًۭ
tevbe ile
نَّصُوحًا
yürekten
عَسَىٰ
umulur ki
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
أَن
örter
يُكَفِّرَ
remove
عَنكُمْ
sizden
سَيِّـَٔاتِكُمْ
kötülüklerinizi
وَيُدْخِلَكُمْ
sizi sokar
جَنَّـٰتٍۢ
cennetlere
تَجْرِى
akan
مِن
altlarından
تَحْتِهَا
underneath it
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
يَوْمَ
günde
لَا
utandırmayacağı
يُخْزِى
will be disgraced
ٱللَّهُ
Allah'ın
ٱلنَّبِىَّ
peygamberi
وَٱلَّذِينَ
ve olanları
ءَامَنُوا۟
inanmış
مَعَهُۥ ۖ
onunla beraber
نُورُهُمْ
onların nuru
يَسْعَىٰ
koşar
بَيْنَ
önleriden
أَيْدِيهِمْ
önleriden
وَبِأَيْمَـٰنِهِمْ
ve sağ yanlarından
يَقُولُونَ
derler ki
رَبَّنَآ
Rabbimiz
أَتْمِمْ
tamamla
لَنَا
bize
نُورَنَا
nurumuzu
وَٱغْفِرْ
ve bağışla
لَنَآ ۖ
bizi
إِنَّكَ
doğrusu senin
عَلَىٰ
üzerine
كُلِّ
her
شَىْءٍۢ
şey
قَدِيرٌۭ
gücün yeter

Elmalılı Hamdi YazırEy iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, "Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin." derler

Saheeh InternationalO you who have believed, repent to Allah with sincere repentance. Perhaps your Lord will remove from you your misdeeds and admit you into gardens beneath which rivers flow [on] the Day when Allah will not disgrace the Prophet and those who believed with him. Their light will proceed before them and on their right; they will say, "Our Lord, perfect for us our light and forgive us. Indeed, You are over all things competent

66:9
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ جَـٰهِدِ ٱلْكُفَّارَ وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ وَٱغْلُظْ عَلَيْهِمْ‌ۚ وَمَأْوَٮٰهُمْ جَهَنَّمُ‌ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلنَّبِىُّ
Peygamber
جَـٰهِدِ
cihad et
ٱلْكُفَّارَ
kafirlerle
وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ
ve münafıklarla
وَٱغْلُظْ
ve katı davran
عَلَيْهِمْ ۚ
onlara karşı
وَمَأْوَىٰهُمْ
onların varacağı yer
جَهَنَّمُ ۖ
cehennemdir
وَبِئْسَ
ne kötü
ٱلْمَصِيرُ
varılacak yerdir

Elmalılı Hamdi YazırEy Peygamber! Kâfirler ve münafıklarla savaş, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer, ne de kötüdür

Saheeh InternationalO Prophet, strive against the disbelievers and the hypocrites and be harsh upon them. And their refuge is Hell, and wretched is the destination

66:10 📚 1
ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلاً لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱمْرَأَتَ نُوحٍ وَٱمْرَأَتَ لُوطٍ‌ۖ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَـٰلِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ ٱللَّهِ شَيْــًٔا وَقِيلَ ٱدْخُلَا ٱلنَّارَ مَعَ ٱلدَّٲخِلِينَ
ضَرَبَ
anlattı
ٱللَّهُ
Allah
مَثَلًۭا
misal ile
لِّلَّذِينَ
kimseler için
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
ٱمْرَأَتَ
karısını
نُوحٍۢ
Nuh'un
وَٱمْرَأَتَ
ve karısını
لُوطٍۢ ۖ
Lut'un
كَانَتَا
bu ikisi idiler
تَحْتَ
(nikahı) altında
عَبْدَيْنِ
iki kulun
مِنْ
kullarımızdan
عِبَادِنَا
Our slaves
صَـٰلِحَيْنِ
salih
فَخَانَتَاهُمَا
fakat ihanet ettiler
فَلَمْ
(kocaları) savamadı
يُغْنِيَا
they availed
عَنْهُمَا
onlardan
مِنَ
Allahtan
ٱللَّهِ
Allah
شَيْـًۭٔا
(hiçbir) şeyi
وَقِيلَ
ve denildi
ٱدْخُلَا
haydi girin
ٱلنَّارَ
ateşe
مَعَ
beraber
ٱلدَّٰخِلِينَ
girenlerle

Elmalılı Hamdi YazırAllah, inkâr edenlere, Nuh'un karısı ile Lut'un karısını misal verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kulun (nikahı) altında idiler, onlara hıyanet ettiler. (Kocaları,) Allah'tan hiçbir şeyi onlardan savamadı. (Onlara): "Haydi girenlerle birlikte siz de ateşe girin!" denildi

Saheeh InternationalAllah presents an example of those who disbelieved: the wife of Noah and the wife of Lot. They were under two of Our righteous servants but betrayed them, so those prophets did not avail them from Allah at all, and it was said, "Enter the Fire with those who enter

66:11
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلاً لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱمْرَأَتَ فِرْعَوْنَ إِذْ قَالَتْ رَبِّ ٱبْنِ لِى عِندَكَ بَيْتًا فِى ٱلْجَنَّةِ وَنَجِّنِى مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
وَضَرَبَ
ve anlattı
ٱللَّهُ
Allah
مَثَلًۭا
misal ile
لِّلَّذِينَ
hakkında
ءَامَنُوا۟
inananlar
ٱمْرَأَتَ
karısını
فِرْعَوْنَ
Fir'avn'ın
إِذْ
hani
قَالَتْ
demişti
رَبِّ
Rabbim
ٱبْنِ
yap
لِى
bana
عِندَكَ
katında
بَيْتًۭا
bir ev
فِى
içinde
ٱلْجَنَّةِ
cennetin
وَنَجِّنِى
ve beni kurtar
مِن
Fir'avndan
فِرْعَوْنَ
Firaun
وَعَمَلِهِۦ
ve onun (kötü) işinden
وَنَجِّنِى
ve beni kurtar
مِنَ
topluluğundan
ٱلْقَوْمِ
the people
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalimler

Elmalılı Hamdi YazırAllah, inananlara da Firavun'un karısını örnek gösterdi. O şöyle demişti: "Rabbim! Bana yanında cennetin içinde bir ev yap, beni Firavun'dan ve onun (kötü) işinden kurtar. Ve beni şu zalim toplumdan kurtar

Saheeh InternationalAnd Allah presents an example of those who believed: the wife of Pharaoh, when she said, "My Lord, build for me near You a house in Paradise and save me from Pharaoh and his deeds and save me from the wrongdoing people

66:12
وَمَرْيَمَ ٱبْنَتَ عِمْرَٲنَ ٱلَّتِىٓ أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَـٰتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِۦ وَكَانَتْ مِنَ ٱلْقَـٰنِتِينَ
وَمَرْيَمَ
ve Meryem'i
ٱبْنَتَ
kızı
عِمْرَٰنَ
İmran'ın
ٱلَّتِىٓ
O
أَحْصَنَتْ
korumuştu
فَرْجَهَا
ırzını
فَنَفَخْنَا
biz de üflemiştik
فِيهِ
ona
مِن
ruhumuzdan
رُّوحِنَا
Our Spirit
وَصَدَّقَتْ
ve doğrulamıştı
بِكَلِمَـٰتِ
kelimelerini
رَبِّهَا
Rabbinin
وَكُتُبِهِۦ
ve Kitaplarını
وَكَانَتْ
ve olmuştu
مِنَ
gönülden ita'at edenlerden
ٱلْقَـٰنِتِينَ
the devoutly obedient

Elmalılı Hamdi YazırIrzını korumuş olan, İmrân kızı Meryem'i de Allah örnek gösterdi. Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O, gönülden itaat edenlerdendi

Saheeh InternationalAnd [the example of] Mary, the daughter of 'Imran, who guarded her chastity, so We blew into [her garment] through Our angel, and she believed in the words of her Lord and His scriptures and was of the devoutly obedient

← Önceki Sonraki →

66. At-Tahrim Suresi | Anlam Arayışı