☪ Anlam Arayışı

79. An-Naazi'aat سُورَةُ النَّازِعَاتِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
79:1
وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرۡقࣰ ا

Saheeh InternationalBy those [angels] who extract with violence

Ali BulaçTa en derinden acıyla sökerek çıkaranlara andolsun

Yusuf AliBy the (angels) who tear out (the souls of the wicked) with violence

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun şiddetle çekip çıkaranlara

79:2
وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشۡطࣰ ا

Saheeh InternationalAnd [by] those who remove with ease

Ali BulaçYumuşacık çekip alanlara

Yusuf AliBy those who gently draw out (the souls of the blessed)

Elmalılı Hamdi YazırUsulcacık çekenlere

79:3
وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبۡحࣰ ا

Saheeh InternationalAnd [by] those who glide [as if] swimming

Ali BulaçYüzdükçe yüzerek gidenlere

Yusuf AliAnd by those who glide along (on errands of mercy)

Elmalılı Hamdi YazırYüzüp yüzüp gidenlere

79:4
فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبۡقࣰ ا

Saheeh InternationalAnd those who race each other in a race

Ali BulaçÖncü olarak yarışıp geçenlere

Yusuf AliThen press forward as in a race

Elmalılı Hamdi YazırYarışıp geçenlere

79:5
فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرࣰ ا

Saheeh InternationalAnd those who arrange [each] matter

Ali BulaçDerken işi bir düzen içinde evirip çevirenlere

Yusuf AliThen arrange to do (the Commands of their Lord)

Elmalılı Hamdi YazırDerken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var)

79:6
يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

Saheeh InternationalOn the Day the blast [of the Horn] will convulse [creation]

Ali BulaçO sarsıntının sarsacağı gün

Yusuf AliOne Day everything that can be in commotion will be in violent commotion

Elmalılı Hamdi YazırO gün deprem sarsar

79:7
تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

Saheeh InternationalThere will follow it the subsequent [one]

Ali BulaçArkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek

Yusuf AliFollowed by oft-repeated (commotions)

Elmalılı Hamdi YazırOnu ikinci bir sarsıntı izler

79:8
قُلُوبࣱ يَوۡمَئِذࣲ وَاجِفَةٌ

Saheeh InternationalHearts, that Day, will tremble

Ali BulaçO gün yürekler (dehşet içinde) hoplayacak

Yusuf AliHearts that Day will be in agitation

Elmalılı Hamdi YazırYürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar

79:9
أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةࣱ‏

Saheeh InternationalTheir eyes humbled

Ali BulaçGözler zillet içinde düşecek

Yusuf AliCast down will be (their owners') eyes

Elmalılı Hamdi YazırGözler kalkmaz saygıdan

79:10
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ

Saheeh InternationalThey are [presently] saying, "Will we indeed be returned to [our] former state [of life]

Ali BulaçDerler ki: "Biz çukurda iken, gerçekten biz mi yeniden (diriltilip) döndürüleceğiz

Yusuf AliThey say (now): "What! shall we indeed be returned to (our) former state

Elmalılı Hamdi YazırDiyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz

79:11
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمࣰ ا نَّخِرَةࣰ‏

Saheeh InternationalEven if we should be decayed bones

Ali BulaçBiz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı

Yusuf AliWhat! - when we shall have become rotten bones

Elmalılı Hamdi YazırBiz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha

79:12
قَالُواْ تِلۡكَ إِذࣰ ا كَرَّةٌ خَاسِرَةࣱ‏

Saheeh InternationalThey say, "That, then, would be a losing return

Ali BulaçDerler ki: "Şu durumda, zararına bir dönüştür bu

Yusuf AliThey say: "It would, in that case, be a return with loss

Elmalılı Hamdi YazırÖyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler

79:13
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ‏

Saheeh InternationalIndeed, it will be but one shout

Ali BulaçOysa bu, yalnızca tek bir haykırıştır

Yusuf AliBut verily, it will be but a single (Compelling) Cry

Elmalılı Hamdi YazırFakat o bir tek haykırıştır

79:14
فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

Saheeh InternationalAnd suddenly they will be [alert] upon the earth's surface

Ali BulaçBir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler

Yusuf AliWhen, behold, they will be in the (full) awakening (to Judgment)

Elmalılı Hamdi YazırBir de bakarsın hepsi meydandadır

79:15
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

Saheeh InternationalHas there reached you the story of Moses

Ali BulaçMusa'nın haberi sana geldi mi

Yusuf AliHas the story of Moses reached thee

Elmalılı Hamdi YazırMusa'nın haberi sana geldi mi

79:16
إِذۡ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوًى

Saheeh InternationalWhen his Lord called to him in the sacred valley of Tuwa

Ali BulaçHani Rabbi ona, kutsal vadi Tuva'da seslenmişti

Yusuf AliBehold, thy Lord did call to him in the sacred valley of Tuwa

Elmalılı Hamdi YazırHani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmişti

79:17 📚 2
ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

Saheeh InternationalGo to Pharaoh. Indeed, he has transgressed

Ali BulaçFiravun'a git; çünkü o, azdı

Yusuf AliGo thou to Pharaoh for he has indeed transgressed all bounds

Elmalılı Hamdi YazırHaydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı

79:18 📚 1
فَقُلۡ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

Saheeh InternationalAnd say to him, 'Would you [be willing to] purify yourself

Ali BulaçOna de ki: “Temizlenmek ister misin

Yusuf AliAnd say to him, 'Wouldst thou that thou shouldst be purified (from sin)

Elmalılı Hamdi YazırDe ki: İster misin arınasın

79:19
وَأَهۡدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخۡشَىٰ

Saheeh InternationalAnd let me guide you to your Lord so you would fear [Him]

Ali BulaçSeni Rabbine yönelteyim, böylece (O'ndan) korkmuş olursun

Yusuf AliAnd that I guide thee to thy Lord, so thou shouldst fear Him

Elmalılı Hamdi YazırSeni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın

79:20
فَأَرَىٰهُ ٱلۡأٓيَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ

Saheeh InternationalAnd he showed him the greatest sign

Ali Bulaç(Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi

Yusuf AliThen did (Moses) show him the Great Sign

Elmalılı Hamdi YazırMusa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi

79:21
فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

Saheeh InternationalBut Pharaoh denied and disobeyed

Ali BulaçFakat o, yalanladı ve isyan etti

Yusuf AliBut (Pharaoh) rejected it and disobeyed (guidance)

Elmalılı Hamdi YazırFakat Firavun yalanladı, karşı geldi

79:22
ثُمَّ أَدۡبَرَ يَسۡعَىٰ

Saheeh InternationalThen he turned his back, striving

Ali BulaçSonra (karşı yönde) çaba harcayıp sırtını döndü

Yusuf AliFurther, he turned his back, striving hard (against God)

Elmalılı Hamdi YazırSonra koşarak dönüp gitti

79:23
فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

Saheeh InternationalAnd he gathered [his people] and called out

Ali BulaçSonunda (yardımcı güçlerini) topladı, seslendi

Yusuf AliThen he collected (his men) and made a proclamation

Elmalılı Hamdi YazırDerken adamlarını topladı da bağırdı

79:24 📚 1
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلۡأَعۡلَىٰ

Saheeh InternationalAnd said, "I am your most exalted lord

Ali BulaçDedi ki: "Sizin en yüce Rabbiniz benim

Yusuf AliSaying, "I am your Lord, Most High

Elmalılı Hamdi YazırBen sizin en yüce Rabbinizim" dedi

79:25
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلۡأٓخِرَةِ وَٱلۡأُولَىٰٓ

Saheeh InternationalSo Allah seized him in exemplary punishment for the last and the first [transgression]

Ali BulaçBöylelikle Allah onu, ahiret ve dünya azabıyla yakaladı

Yusuf AliBut God did punish him, (and made an) example of him, - in the Hereafter, as in this life

Elmalılı Hamdi YazırAllah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi

79:26
إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةࣰ لِّمَن يَخۡشَىٰٓ

Saheeh InternationalIndeed in that is a warning for whoever would fear [Allah]

Ali BulaçGerçekten bunda 'içi titreyerek korkacak' kimse için elbette bir ibret (ders) vardır

Yusuf AliVerily in this is an instructive warning for whosoever feareth (God)

Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır

79:27
ءَأَنتُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُۚ بَنَىٰهَا

Saheeh InternationalAre you a more difficult creation or is the heaven? Allah constructed it

Ali BulaçYaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Allah) Onu bina etti

Yusuf AliWhat! Are ye the more difficult to create or the heaven (above)? (God) hath constructed it

Elmalılı Hamdi YazırYaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti

79:28
رَفَعَ سَمۡكَهَا فَسَوَّىٰهَا

Saheeh InternationalHe raised its ceiling and proportioned it

Ali BulaçBoyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi

Yusuf AliOn high hath He raised its canopy, and He hath given it order and perfection

Elmalılı Hamdi YazırTavanını yükseltti, onu bir düzene koydu

79:29
وَأَغۡطَشَ لَيۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا

Saheeh InternationalAnd He darkened its night and extracted its brightness

Ali BulaçGecesini kararttı, kuşluğunu açığa-çıkardı

Yusuf AliIts night doth He endow with darkness, and its splendour doth He bring out (with light)

Elmalılı Hamdi YazırGecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı

79:30
وَٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

Saheeh InternationalAnd after that He spread the earth

Ali BulaçBundan sonra yeryüzünü serip döşedi

Yusuf AliAnd the earth, moreover, hath He extended (to a wide expanse)

Elmalılı Hamdi YazırBundan sonra da yeryüzünü döşedi

79:31
أَخۡرَجَ مِنۡهَا مَآءَهَا وَمَرۡعَىٰهَا

Saheeh InternationalHe extracted from it its water and its pasture

Ali BulaçOndan da suyunu ve otlağını çıkardı

Yusuf AliHe draweth out therefrom its moisture and its pasture

Elmalılı Hamdi YazırOndan suyunu ve otlağını çıkardı

79:32
وَٱلۡجِبَالَ أَرۡسَىٰهَا

Saheeh InternationalAnd the mountains He set firmly

Ali BulaçDağlarını dikip-oturttu

Yusuf AliAnd the mountains hath He firmly fixed

Elmalılı Hamdi YazırDağlarını oturttu

79:33
مَتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ

Saheeh InternationalAs provision for you and your grazing livestock

Ali BulaçSize ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere

Yusuf AliFor use and convenience to you and your cattle

Elmalılı Hamdi YazırSizin ve hayvanlarınızın geçimi için

79:34
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلۡكُبۡرَىٰ

Saheeh InternationalBut when there comes the greatest Overwhelming Calamity

Ali BulaçAncak o, 'herşeyi batırıp gömen büyük-felaket’ (kıyamet) geldiği zaman

Yusuf AliTherefore, when there comes the great, overwhelming (Event)

Elmalılı Hamdi YazırFakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit

79:35
يَوۡمَ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

Saheeh InternationalThe Day when man will remember that for which he strove

Ali BulaçO gün, insan, neye çaba harcadığını düşünüp-anlar

Yusuf AliThe Day when man shall remember (all) that he strove for

Elmalılı Hamdi YazırO, insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün

79:36 📚 1
وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

Saheeh InternationalAnd Hellfire will be exposed for [all] those who see

Ali BulaçGörebilenler için cehennem de sergilenmiştir

Yusuf AliAnd Hell-Fire shall be placed in full view for (all) to see

Elmalılı Hamdi YazırGören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit

79:37 📚 4
فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

Saheeh InternationalSo as for he who transgressed

Ali BulaçArtık kim taşkınlık edip-azarsa

Yusuf AliThen, for such as had transgressed all bounds

Elmalılı Hamdi YazırArtık her kim azgınlık etmiş

79:38
وَءَاثَرَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا

Saheeh InternationalAnd preferred the life of the world

Ali BulaçVe dünya hayatını seçerse

Yusuf AliAnd had preferred the life of this world

Elmalılı Hamdi YazırVe dünya hayatını tercih etmişse

79:39 📚 4
فَإِنَّ ٱلۡجَحِيمَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

Saheeh InternationalThen indeed, Hellfire will be [his] refuge

Ali BulaçŞüphesiz cehennem, (onun için) bir barınma yeridir

Yusuf AliThe Abode will be Hell-Fire

Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir

79:40 📚 13
وَأَمَّا مَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفۡسَ عَنِ ٱلۡهَوَىٰ

Saheeh InternationalBut as for he who feared the position of his Lord and prevented the soul from [unlawful] inclination

Ali BulaçKim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular) dan sakındırırsa

Yusuf AliAnd for such as had entertained the fear of standing before their Lord's (tribunal) and had restrained (their) soul from lower desires

Elmalılı Hamdi YazırKim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise

79:41 📚 15
فَإِنَّ ٱلۡجَنَّةَ هِيَ ٱلۡمَأۡوَىٰ

Saheeh InternationalThen indeed, Paradise will be [his] refuge

Ali BulaçArtık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir

Yusuf AliTheir abode will be the Garden

Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz onun varacağı yer cennettir

79:42
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرۡسَىٰهَا

Saheeh InternationalThey ask you, [O Muhammad], about the Hour: when is its arrival

Ali BulaçO ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet-saatini soruyorlar

Yusuf AliThey ask thee about the Hour,-'When will be its appointed time

Elmalılı Hamdi YazırSana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye

79:43
فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ

Saheeh InternationalIn what [position] are you that you should mention it

Ali BulaçOnunla ilgili bilgi vermekten yana, sende ne var ki…

Yusuf AliWherein art thou (concerned) with the declaration thereof

Elmalılı Hamdi YazırSen nerde, onu anlatmak nerde

79:44
إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

Saheeh InternationalTo your Lord is its finality

Ali BulaçEn sonunda o (ve onunla ilgili bilgi), Rabbine aittir

Yusuf AliWith thy Lord in the Limit fixed therefor

Elmalılı Hamdi YazırOnun son ilmi Rabbine aittir

79:45
إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخۡشَىٰهَا

Saheeh InternationalYou are only a warner for those who fear it

Ali BulaçSen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın

Yusuf AliThou art but a Warner for such as fear it

Elmalılı Hamdi YazırSen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın

79:46 📚 2
كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَهَا لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا عَشِيَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا

Saheeh InternationalIt will be, on the Day they see it, as though they had not remained [in the world] except for an afternoon or a morning thereof

Ali BulaçOnu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk-vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler

Yusuf AliThe Day they see it, (It will be) as if they had tarried but a single evening, or (at most till) the following morn

Elmalılı Hamdi YazırOnlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler

← Önceki Sonraki →

79. An-Naazi'aat Suresi | Anlam Arayışı