83. Al-Mutaffifin سُورَةُ المُطَفِّفِينَ 📕 Mushaf görünümünde aç
▶ Sureyi dinle Okuyan: Mişarî Râşid el-Afâsî Mahmûd Halîl el-Hüsarî Muhammed Siddîk el-Minşâvî Ebû Bekr eş-Şâtırî Mâhir el-Muaykılî Alî el-Huzeyfî Her ayeti bir kez 2 kez 3 kez 5 kez 10 kez oku
83:1 ▶ ⧉ ☆
وَيۡلࣱ لِّلۡمُطَفِّفِينَ
لِّلْمُطَفِّفِينَ
ölçü ve tartıda hile yapanların
Ali Bulaç Eksik ölçüp tartanların vay haline
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ويل» كلمة عذاب، أو واد في جهنم «للمطففين».
🌐 Türkçeye çevir
ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكۡتَالُواْ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسۡتَوۡفُونَ
ٱكْتَالُوا۟
bir şey ölçüp aldıkları
يَسْتَوْفُونَ
ölçüyü tam yaparlar
Ali Bulaç Ki onlar, insanlardan ölçerek aldıklarında noksansız alırlar
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «الذين إذا اكتالوا على» أي من «الناس يستوفون» الكيل.
🌐 Türkçeye çevir
وَإِذَا كَالُوهُمۡ أَو وَّزَنُوهُمۡ يُخۡسِرُونَ
كَالُوهُمْ
kendileri onlara bir şey ölçtükleri
يُخْسِرُونَ
eksik yaparlar
Ali Bulaç Kendileri onlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında eksiltirler
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «وإذا كالوهم» أي كالوا لهم «أو وزنوهم» أي وزنوا لهم «يُخْسِرون» ينقصون الكيل أو الوزن.
🌐 Türkçeye çevir
83:4 ▶ ⧉ ☆
أَلَا يَظُنُّ أُوْلَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبۡعُوثُونَ
مَّبْعُوثُونَ
tekrar diriltileceklerini
Ali Bulaç Yoksa onlar, diriltileceklerini sanmıyor mu
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ألا» استفهام توبيخ «يظن» يتيقن «أولئك أنهم مبعوثون».
🌐 Türkçeye çevir
83:5 ▶ ⧉ ☆
لِيَوۡمٍ عَظِيمࣲ
Ali Bulaç Büyük bir günde
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ليوم عظيم» أي فيه وهو يوم القيامة.
🌐 Türkçeye çevir
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
لِرَبِّ
Rabbinin divanında
Ali Bulaç İnsanların, alemlerin Rabbi için kalkacağı günde
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «يوم» بدل من محل ليوم فناصبه مبعوثون «يقوم الناس» من قبورهم «لرب العالمين» الخلائق لأجل أمره وحسابه وجزائه.
🌐 Türkçeye çevir
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينࣲ
Ali Bulaç Hayır; facir olanların kitabı şüphesiz "Siccîn" dedir
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «كلا» حقا «إن كتاب الفجَّار» أي كتاب أعمال «لفي سجّين» قيل هو كتاب جامع لأعمال الشياطين والكفرة، وقيل هو مكان أسفل الأرض السابعة وهو إبليس وجنوده.
🌐 Türkçeye çevir
83:8 ▶ ⧉ ☆
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينࣱ
Ali Bulaç Siccîn"in ne olduğunu sana öğreten nedir
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «وما أدراك ما سجين» ما كتاب سجين.
🌐 Türkçeye çevir
83:9 ▶ ⧉ ☆
كِتَٰبࣱ مَّرۡقُومࣱ
Ali Bulaç Yazılı bir kitaptır
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «كتاب مرقوم» مختوم.
🌐 Türkçeye çevir
83:10 ▶ ⧉ ☆
وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
لِّلْمُكَذِّبِينَ
yalanlayanların
Ali Bulaç O gün, yalanlayanların vay haline
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ويل يومئذ للمكذبين».
🌐 Türkçeye çevir
83:11 ▶ ⧉ ☆
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ
يُكَذِّبُونَ
yalanlamaktadırlar
Ali Bulaç Ki onlar, din gününü yalanlıyorlar
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «الذين يكذبون بيوم الدين» الجزاء بدل أو بيان للمكذبين.
🌐 Türkçeye çevir
83:12 ▶ ⧉ ☆
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ
Ali Bulaç Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «وما يكذب به إلا كل معتدٍ» متجاوز الحد «أثيم» صيغة مبالغة.
🌐 Türkçeye çevir
83:13 ▶ ⧉ ☆
إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Ali Bulaç Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «إذا تتلى عليه آياتنا» القرآن «قال أساطير الأولين» الحكايات التي سطرت قديما جمع أسطورة بالضم أو إسطارة بالكسر.
🌐 Türkçeye çevir
كَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ
يَكْسِبُونَ
kazanıyor(lar)
Ali Bulaç Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «كلا» ردع وزجر لقولهم ذلك «بل ران» غلب «على قلوبهم» فغشيها «ما كانوا يكسبون» من المعاصي فهو كالصدأ.
🌐 Türkçeye çevir
83:15 ▶ ⧉ ☆
كَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّمَحۡجُوبُونَ
لَّمَحْجُوبُونَ
perdelenmişlerdir
Ali Bulaç Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek-yoksun tutulmuşlardır
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «كلا» حقا «إنهم عن ربهم يومئذ» يوم القيامة «لمحجوبون» فلا يرونه.
🌐 Türkçeye çevir
ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ
لَصَالُوا۟
elbette gireceklerdir
Ali Bulaç Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ثم إنهم لصالوا الجحيم» لداخلوا النار المحرقة.
🌐 Türkçeye çevir
83:17 ▶ ⧉ ☆
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
تُكَذِّبُونَ
yalanlıyor(lar)
Ali Bulaç Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ثم يقال» لهم «هذا» أي العذاب «الذي كنتم به تكذبون».
🌐 Türkçeye çevir
83:18 ▶ ⧉ ☆
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡأَبۡرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ
Ali Bulaç Hayır; ebrar olanların kitabı, "İlliyîn"dedir
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «كلا» حقا «إن كتاب الأبرار» أي كتاب أعمال المؤمنين الصادقين في إيمانهم «لفي عليين» قيل هو كتاب جامع لأعمال الخير من الملائكة ومؤمني الثقلين، وقيل هو مكان في السماء السابعة تحت العرش.
🌐 Türkçeye çevir
83:19 ▶ ⧉ ☆
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ
Ali Bulaç İlliyîn"in ne olduğunu sana öğreten nedir
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «وما أدراك» أعلمك «ما عليون» ما كتاب عليين.
🌐 Türkçeye çevir
83:20 ▶ ⧉ ☆
كِتَٰبࣱ مَّرۡقُومࣱ
Ali Bulaç Yazılı bir kitaptır
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) هو «كتاب مرقوم» مختوم.
🌐 Türkçeye çevir
83:21 ▶ ⧉ ☆
يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ
يَشْهَدُهُ
ona tanık olurlar
ٱلْمُقَرَّبُونَ
yaklaştırılmış olanlar
Ali Bulaç Ona yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar şahid olurlar
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «يشهده المقربون» من الملائكة.
🌐 Türkçeye çevir
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٍ
لَفِى
elbette içindedirler
Ali Bulaç Gerçek şu ki, ebrar olanlar, elbette nimetler içindedirler
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «إن الأبرار لفي نعيم» جنة.
🌐 Türkçeye çevir
83:23 ▶ ⧉ ☆
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
يَنظُرُونَ
oturup bakarlar
Ali Bulaç Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «على الأرائك» السرر في الحجال «ينظرون» ما أعطوا من النعيم.
🌐 Türkçeye çevir
تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ
نَضْرَةَ
sevinç ve parıltısını
Ali Bulaç Nimetin parıltılı-sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «تعرف في وجوههم نضرة النعيم» بهجة التنعم وَحُسنه.
🌐 Türkçeye çevir
يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقࣲ مَّخۡتُومٍ
يُسْقَوْنَ
onlara içirilir
Ali Bulaç Onlara mühürlü, katıksız bir şaraptan içirilir
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «يُسقوْن من رحيق» خمر خالصة من الدنس «مختوم» على إنائها لا يفك ختمه غيرهم.
🌐 Türkçeye çevir
83:26 ▶ ⧉ ☆
خِتَٰمُهُۥ مِسۡكࣱۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ
فَلْيَتَنَافَسِ
yarışsınlar
ٱلْمُتَنَـٰفِسُونَ
yarışanlar
Ali Bulaç Ki onun sonu misktir. Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ختامه مسك» أي آخر شربه تفوح من رائحة المسك «وفي ذلك فليتنافس المتنافسون» فليرغبوا بالمبادرة إلى طاعة الله.
🌐 Türkçeye çevir
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ
Ali Bulaç Onun karışımı "tesnim"dendir
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ومزاجه» أي ما يمزج به «من تسنيم» فُسر بقوله:
🌐 Türkçeye çevir
83:28 ▶ ⧉ ☆
عَيۡنࣰ ا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ
ٱلْمُقَرَّبُونَ
yaklaştırılanlar
Ali Bulaç Bir kaynak ki, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içer
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «عينا» فنصبه بأمدح مقدرا «يشرب بها المقربون» منها، أو ضمن يشرب معنى يلتذ.
🌐 Türkçeye çevir
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ
أَجْرَمُوا۟
suç işleyen(ler)
Ali Bulaç Doğrusu, 'suç ve günah işleyenler,' kimi iman edenlere gülüp-geçerlerdi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «إن الذين أجرموا» كأبي جهل ونحوه «كانوا من الذين آمنوا» كعمار وبلال ونحوهما «يضحكون» استهزاءً بهم.
🌐 Türkçeye çevir
وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ
مَرُّوا۟
yanından geçtikleri
يَتَغَامَزُونَ
birbirlerine kaş göz ederlerdi
Ali Bulaç Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş-göz ederlerdi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «وإذا مروا» أي المؤمنون «بهم يتغامزون» يشير المجرمون إلى المؤمنين بالجفن والحاجب استهزاء.
🌐 Türkçeye çevir
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ
Ali Bulaç Kendi yakınlarına döndükleri zaman neşeyle dönerlerdi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «وإذا انقلبوا» رجعوا «إلى أهلهم انقلبوا فاكهين» وفي قراءة فكهين معجبين بذكرهم المؤمنين.
🌐 Türkçeye çevir
83:32 ▶ ⧉ ☆
وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ
رَأَوْهُمْ
onları gördükleri
Ali Bulaç Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır" derlerdi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «وإذا رأوْهم» أي المؤمنين «قالوا إن هؤلاء لضالون» لإيمانهم بمحمد صلى الله عليه وسلم.
🌐 Türkçeye çevir
83:33 ▶ ⧉ ☆
وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ
أُرْسِلُوا۟
kendileri gönderilmemişlerdi
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
Ali Bulaç Oysa kendileri onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) قال تعالى: «وما أرسلوا» أي الكفار «عليهم» على المؤمنين «حافظين» لهم أو لأعمالهم حتى يدروهم إلى مصالحهم.
🌐 Türkçeye çevir
83:34 ▶ ⧉ ☆
فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ
ٱلْكُفَّارِ
the disbelievers
Ali Bulaç Artık bugün, iman edenler, kafir olanlara gülmektedirler
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «فاليوم» أي يوم القيامة «الذين آمنوا من الكفار يضحكون».
🌐 Türkçeye çevir
83:35 ▶ ⧉ ☆
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
يَنظُرُونَ
(oturup) bakarlar
Ali Bulaç Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmek suretiyle
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «على الأرائك» في الجنة «ينظرون» من منازلهم إلى الكفار وهم يعذبون فيضحكون منهم كما ضحك الكفار منهم في الدنيا.
🌐 Türkçeye çevir
83:36 ▶ ⧉ ☆
هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ
Ali Bulaç Nasıl, kafir olanlar, işlediklerinin 'feci karşılığını gördüler mi
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «هل ثُوِّبَ» جوزي «الكفار ما كانوا يفعلون» نعم.
🌐 Türkçeye çevir
← Önceki Sonraki →