☪ Anlam Arayışı

87. Al-A'laa سُورَةُ الأَعۡلَىٰ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
87:1 📚 40
سَبِّحِ ٱسۡمَ رَبِّكَ ٱلۡأَعۡلَى
سَبِّحِ
tesbih et
ٱسْمَ
adını
رَبِّكَ
Rabbinin
ٱلْأَعْلَى
yüce

Süleyman AteşRabbinin yüce adını tesbih et (O'nun eksikliklerden uzak olduğunu an)

Ali BulaçRabbinin Yüce ismini tesbih et

Saheeh InternationalExalt the name of your Lord, the Most High

87:2 📚 1
ٱلَّذِي خَلَقَ فَسَوَّىٰ
ٱلَّذِى
O ki
خَلَقَ
yarattı
فَسَوَّىٰ
düzenledi

Süleyman AteşO ki (her şeyi) yarattı, düzenledi

Ali BulaçKi O, yarattı, 'bir düzen içinde biçim verdi

Saheeh InternationalWho created and proportioned

87:3 📚 3
وَٱلَّذِي قَدَّرَ فَهَدَىٰ
وَٱلَّذِى
ve O ki
قَدَّرَ
takdie etti
فَهَدَىٰ
hedefini gösterdi

Süleyman AteşVe O ki herşeyin miktarını, biçimini belirleyip hedefini gösterdi

Ali BulaçTakdir etti, böylece yol gösterdi

Saheeh InternationalAnd who destined and [then] guided

87:4 📚 2
وَٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلۡمَرۡعَىٰ
وَٱلَّذِىٓ
ve O ki
أَخْرَجَ
çıkardı
ٱلْمَرْعَىٰ
otlağı

Süleyman AteşVe O ki otlağı çıkardı

Ali BulaçYemyeşil-otlağı' çıkardı

Saheeh InternationalAnd who brings out the pasture

87:5 📚 3
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحۡوَىٰ
فَجَعَلَهُۥ
sonra da onu çevirdi
غُثَآءً
bir çöpe
أَحْوَىٰ
kupkuru siyah

Süleyman AteşSonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirdi

Ali BulaçArdından onu kuru, kara bir duruma soktu

Saheeh InternationalAnd [then] makes it black stubble

87:6
سَنُقۡرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
سَنُقْرِئُكَ
sana okutacağız
فَلَا
unutmayacaksın
تَنسَىٰٓ
you will forget

Süleyman AteşSana (Kur'an'ı), okutacağız, unutmayacaksın

Ali BulaçSana okutacağız, sen de unutmayacaksın

Saheeh InternationalWe will make you recite, [O Muhammad], and you will not forget

87:7
إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ يَعۡلَمُ ٱلۡجَهۡرَ وَمَا يَخۡفَىٰ
إِلَّا
yalnız başka
مَا
dilediği
شَآءَ
wills
ٱللَّهُ ۚ
Allah'ın
إِنَّهُۥ
muhakkak O
يَعْلَمُ
bilir
ٱلْجَهْرَ
açığı
وَمَا
ve olanı
يَخْفَىٰ
gizli

Süleyman AteşYalnız Allah'ın dilediğini unutursun. O, açığı da bilir, gizli olanı da

Ali BulaçAncak Allah'ın dilediği başka. Çünkü O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da

Saheeh InternationalExcept what Allah should will. Indeed, He knows what is declared and what is hidden

87:8
وَنُيَسِّرُكَ لِلۡيُسۡرَىٰ
وَنُيَسِّرُكَ
ve sana kolaylaştıracağız
لِلْيُسْرَىٰ
en kolay olana

Süleyman AteşSeni en kolay yola muvaffak edeceğiz

Ali BulaçVe seni kolay olan için başarılı kılacağız

Saheeh InternationalAnd We will ease you toward ease

87:9 📚 1
فَذَكِّرۡ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكۡرَىٰ
فَذَكِّرْ
o halde hatırlat öğüt ver
إِن
eğer
نَّفَعَتِ
yarar verirse
ٱلذِّكْرَىٰ
hatırlatmak

Süleyman AteşO halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver

Ali BulaçŞu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat

Saheeh InternationalSo remind, if the reminder should benefit

87:10 📚 3
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخۡشَىٰ
سَيَذَّكَّرُ
hatırlar
مَن
olan
يَخْشَىٰ
saygılı

Süleyman Ateş(Allah'a) Saygılı olan hatırlar (öğüt alır)

Ali BulaçAllah'tan ‘İçi titreyerek korkan’ öğüt alır-düşünür

Saheeh InternationalHe who fears [Allah] will be reminded

87:11
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلۡأَشۡقَى
وَيَتَجَنَّبُهَا
ve ondan kaçınır
ٱلْأَشْقَى
bahtsız olan

Süleyman AteşBahtsız olan da ondan kaçınır

Ali BulaçMutsuz-bedbaht' olan ondan kaçınır

Saheeh InternationalBut the wretched one will avoid it

87:12
ٱلَّذِي يَصۡلَى ٱلنَّارَ ٱلۡكُبۡرَىٰ
ٱلَّذِى
o ki
يَصْلَى
girer
ٱلنَّارَ
ateşe
ٱلْكُبْرَىٰ
en büyük

Süleyman AteşO da en büyük ateşe girer

Ali BulaçKi o, en büyük ateşe yollanacaktır

Saheeh International[He] who will [enter and] burn in the greatest Fire

87:13 📚 1
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحۡيَىٰ
ثُمَّ
sonra
لَا
yoktur
يَمُوتُ
ölüm
فِيهَا
orada
وَلَا
ve ne de
يَحْيَىٰ
yaşam

Süleyman AteşSonra orada ne ölür, ne de yaşar

Ali BulaçSonra onun içinde o, ne ölür, ne yaşar

Saheeh InternationalNeither dying therein nor living

87:14 📚 11
قَدۡ أَفۡلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
قَدْ
doğrusu
أَفْلَحَ
kurtuluşa ermiştir
مَن
kimse
تَزَكَّىٰ
nefsini arındıran

Süleyman AteşDoğrusu, mutluluğa ermiştir zekat veren

Ali BulaçDoğrusu, temizlenip arınan felah bulmuştur

Saheeh InternationalHe has certainly succeeded who purifies himself

87:15 📚 9
وَذَكَرَ ٱسۡمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
وَذَكَرَ
ve anan
ٱسْمَ
adını
رَبِّهِۦ
Rabbinin
فَصَلَّىٰ
ve namaz kılan

Süleyman AteşRabbinin adını anıp namaz kılan

Ali BulaçVe Rabbinin ismini zikredip namaz kılan

Saheeh InternationalAnd mentions the name of his Lord and prays

87:16
بَلۡ تُؤۡثِرُونَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا
بَلْ
ama
تُؤْثِرُونَ
siz yeğliyorsunuz
ٱلْحَيَوٰةَ
hayatını
ٱلدُّنْيَا
dünya

Süleyman AteşAma siz, şu yakın hayatı yeğliyorsunuz

Ali BulaçHayır siz, dünya hayatını seçip üstün tutuyorsunuz

Saheeh InternationalBut you prefer the worldly life

87:17 📚 9
وَٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرࣱ وَأَبۡقَىٰٓ
وَٱلْـَٔاخِرَةُ
oysa ahiret
خَيْرٌۭ
daha iyidir
وَأَبْقَىٰٓ
ve daha kalıcıdır

Süleyman AteşOysa ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır

Ali BulaçAhiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir

Saheeh InternationalWhile the Hereafter is better and more enduring

87:18 📚 6
إِنَّ هَٰذَا لَفِي ٱلصُّحُفِ ٱلۡأُولَىٰ
إِنَّ
şüphesiz
هَـٰذَا
bu
لَفِى
elbette vardı
ٱلصُّحُفِ
sahifelerde de
ٱلْأُولَىٰ
ilk

Süleyman AteşBu (hükümler), elbette ilk sahifelerde de vardı

Ali BulaçŞüphesiz bu, önceki sahifelerde vardır

Saheeh InternationalIndeed, this is in the former scriptures

87:19
صُحُفِ إِبۡرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
صُحُفِ
sayfalarında
إِبْرَٰهِيمَ
İbrahim'in
وَمُوسَىٰ
ve Musa'nın

Süleyman Ateşİbrahim'in ve Musa'nn sayfalarında

Ali Bulaçİbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde

Saheeh InternationalThe scriptures of Abraham and Moses

← Önceki Sonraki →

87. Al-A'laa Suresi | Anlam Arayışı