87. Al-A'laa سُورَةُ الأَعۡلَىٰ
Yusuf AliGlorify the name of thy Guardian-Lord Most High
Elmalılı Hamdi YazırRabbinin yüce adını tesbih et
Süleyman AteşRabbinin yüce adını tesbih et (O'nun eksikliklerden uzak olduğunu an)
Yusuf AliWho hath created, and further, given order and proportion
Elmalılı Hamdi YazırYaratıp düzene koyan O'dur
Süleyman AteşO ki (her şeyi) yarattı, düzenledi
Yusuf AliWho hath ordained laws. And granted guidance
Elmalılı Hamdi YazırTakdir edip hidayeti gösteren O'dur
Süleyman AteşVe O ki herşeyin miktarını, biçimini belirleyip hedefini gösterdi
Yusuf AliAnd Who bringeth out the (green and luscious) pasture
Elmalılı Hamdi YazırOtlağı çıkaran
Süleyman AteşVe O ki otlağı çıkardı
Yusuf AliAnd then doth make it (but) swarthy stubble
Elmalılı Hamdi YazırSonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur
Süleyman AteşSonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirdi
Yusuf AliBy degrees shall We teach thee to declare (the Message), so thou shalt not forget
Elmalılı Hamdi YazırBundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın
Süleyman AteşSana (Kur'an'ı), okutacağız, unutmayacaksın
Yusuf AliExcept as God wills: For He knoweth what is manifest and what is hidden
Elmalılı Hamdi YazırYalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de
Süleyman AteşYalnız Allah'ın dilediğini unutursun. O, açığı da bilir, gizli olanı da
Yusuf AliAnd We will make it easy for thee (to follow) the simple (Path)
Elmalılı Hamdi YazırSeni en kolay yola muvaffak kılacağız
Süleyman AteşSeni en kolay yola muvaffak edeceğiz
Yusuf AliTherefore give admonition in case the admonition profits (the hearer)
Elmalılı Hamdi YazırOnun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse
Süleyman AteşO halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver
Yusuf AliThe admonition will be received by those who fear (God)
Elmalılı Hamdi YazırSaygısı olan öğüt alacaktır
Süleyman Ateş(Allah'a) Saygılı olan hatırlar (öğüt alır)
Yusuf AliBut it will be avoided by those most unfortunate ones
Elmalılı Hamdi YazırPek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır
Süleyman AteşBahtsız olan da ondan kaçınır
Yusuf AliWho will enter the Great Fire
Elmalılı Hamdi YazırO ki, en büyük ateşe girecektir
Süleyman AteşO da en büyük ateşe girer
Yusuf AliIn which they will then neither die nor live
Elmalılı Hamdi YazırSonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır
Süleyman AteşSonra orada ne ölür, ne de yaşar
Yusuf AliBut those will prosper who purify themselves
Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu felah buldu (günahtan) temizlenen
Süleyman AteşDoğrusu, mutluluğa ermiştir zekat veren
Yusuf AliAnd glorify the name of their Guardian-Lord, and (lift their hearts) in prayer
Elmalılı Hamdi YazırRabbinin adını anıp namaz kılan
Süleyman AteşRabbinin adını anıp namaz kılan
Yusuf AliDay (behold), ye prefer the life of this world
Elmalılı Hamdi YazırFakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz
Süleyman AteşAma siz, şu yakın hayatı yeğliyorsunuz
Yusuf AliBut the Hereafter is better and more enduring
Elmalılı Hamdi YazırOysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır
Süleyman AteşOysa ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır
Yusuf AliAnd this is in the Books of the earliest (Revelation)
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz bu ilk sahifelerde vardır
Süleyman AteşBu (hükümler), elbette ilk sahifelerde de vardı
Yusuf AliThe Books of Abraham and Moses
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim ve Musa'nın sahifelerinde
Süleyman Ateşİbrahim'in ve Musa'nn sayfalarında