87. Al-A'laa سُورَةُ الأَعۡلَىٰ
Elmalılı Hamdi YazırRabbinin yüce adını tesbih et
Süleyman AteşRabbinin yüce adını tesbih et (O'nun eksikliklerden uzak olduğunu an)
Saheeh InternationalExalt the name of your Lord, the Most High
Elmalılı Hamdi YazırYaratıp düzene koyan O'dur
Süleyman AteşO ki (her şeyi) yarattı, düzenledi
Saheeh InternationalWho created and proportioned
Elmalılı Hamdi YazırTakdir edip hidayeti gösteren O'dur
Süleyman AteşVe O ki herşeyin miktarını, biçimini belirleyip hedefini gösterdi
Saheeh InternationalAnd who destined and [then] guided
Elmalılı Hamdi YazırOtlağı çıkaran
Süleyman AteşVe O ki otlağı çıkardı
Saheeh InternationalAnd who brings out the pasture
Elmalılı Hamdi YazırSonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur
Süleyman AteşSonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirdi
Saheeh InternationalAnd [then] makes it black stubble
Elmalılı Hamdi YazırBundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın
Süleyman AteşSana (Kur'an'ı), okutacağız, unutmayacaksın
Saheeh InternationalWe will make you recite, [O Muhammad], and you will not forget
Elmalılı Hamdi YazırYalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de
Süleyman AteşYalnız Allah'ın dilediğini unutursun. O, açığı da bilir, gizli olanı da
Saheeh InternationalExcept what Allah should will. Indeed, He knows what is declared and what is hidden
Elmalılı Hamdi YazırSeni en kolay yola muvaffak kılacağız
Süleyman AteşSeni en kolay yola muvaffak edeceğiz
Saheeh InternationalAnd We will ease you toward ease
Elmalılı Hamdi YazırOnun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse
Süleyman AteşO halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver
Saheeh InternationalSo remind, if the reminder should benefit
Elmalılı Hamdi YazırSaygısı olan öğüt alacaktır
Süleyman Ateş(Allah'a) Saygılı olan hatırlar (öğüt alır)
Saheeh InternationalHe who fears [Allah] will be reminded
Elmalılı Hamdi YazırPek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır
Süleyman AteşBahtsız olan da ondan kaçınır
Saheeh InternationalBut the wretched one will avoid it
Elmalılı Hamdi YazırO ki, en büyük ateşe girecektir
Süleyman AteşO da en büyük ateşe girer
Saheeh International[He] who will [enter and] burn in the greatest Fire
Elmalılı Hamdi YazırSonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır
Süleyman AteşSonra orada ne ölür, ne de yaşar
Saheeh InternationalNeither dying therein nor living
Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu felah buldu (günahtan) temizlenen
Süleyman AteşDoğrusu, mutluluğa ermiştir zekat veren
Saheeh InternationalHe has certainly succeeded who purifies himself
Elmalılı Hamdi YazırRabbinin adını anıp namaz kılan
Süleyman AteşRabbinin adını anıp namaz kılan
Saheeh InternationalAnd mentions the name of his Lord and prays
Elmalılı Hamdi YazırFakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz
Süleyman AteşAma siz, şu yakın hayatı yeğliyorsunuz
Saheeh InternationalBut you prefer the worldly life
Elmalılı Hamdi YazırOysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır
Süleyman AteşOysa ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır
Saheeh InternationalWhile the Hereafter is better and more enduring
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz bu ilk sahifelerde vardır
Süleyman AteşBu (hükümler), elbette ilk sahifelerde de vardı
Saheeh InternationalIndeed, this is in the former scriptures
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim ve Musa'nın sahifelerinde
Süleyman Ateşİbrahim'in ve Musa'nn sayfalarında
Saheeh InternationalThe scriptures of Abraham and Moses