88. Al-Ghaashiya سُورَةُ الغَاشِيَةِ
📕 Mushaf görünümünde aç
88:1
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡغَٰشِيَةِ
Ali Bulaç(Her yanı yaygın olarak kuşatacak olan) Kıyametin haberi sana geldi mi
88:2
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ
Ali BulaçO gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır
88:3
عَامِلَةࣱ نَّاصِبَةࣱ
Ali BulaçÇalışmış, boşuna yorulmuştur
تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِيَةࣰ
Ali BulaçKızgın bir ateşe yollanırlar
88:5
تُسۡقَىٰ مِنۡ عَيۡنٍ ءَانِيَةࣲ
Ali BulaçKaynar bir kaynaktan içirilirler
لَّيۡسَ لَهُمۡ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعࣲ
Ali BulaçOnlar için (zehirli olan) dari' dikeninden başka bir yiyecek yoktur
لَّا يُسۡمِنُ وَلَا يُغۡنِي مِن جُوعࣲ
Ali BulaçNe doyurup-semirtir, ne açlıktan korur
88:8
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ نَّاعِمَةࣱ
Ali BulaçO gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler
88:9
لِّسَعۡيِهَا رَاضِيَةࣱ
Ali BulaçHarcadığı-çabadan dolayı hoşnuttur
فِي جَنَّةٍ عَالِيَةࣲ
Ali BulaçYüksek bir cennettedir
88:11
لَّا تَسۡمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةࣰ
Ali BulaçOrda anlamsız bir söz işitmez
فِيهَا عَيۡنࣱ جَارِيَةࣱ
Ali BulaçOrda 'durmaksızın akan' bir kaynak vardır
فِيهَا سُرُرࣱ مَّرۡفُوعَةࣱ
Ali BulaçOrda 'yükseklerde kurulmuş, tahtlar da vardır
88:14
وَأَكۡوَابࣱ مَّوۡضُوعَةࣱ
Ali BulaçKonulmuş (içecek dolu) kaplar
88:15
وَنَمَارِقُ مَصۡفُوفَةࣱ
Ali BulaçDizi dizi yastıklar
88:16
وَزَرَابِيُّ مَبۡثُوثَةٌ
Ali BulaçVe serilmiş yaygılar
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَيۡفَ خُلِقَتۡ
Ali BulaçBakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı
وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ رُفِعَتۡ
Ali BulaçGöğe, nasıl yükseltildi
وَإِلَى ٱلۡجِبَالِ كَيۡفَ نُصِبَتۡ
Ali BulaçDağlara; nasıl oturtulup-kuruldu
وَإِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَيۡفَ سُطِحَتۡ
Ali BulaçYere; nasıl yayılıp-döşendi
فَذَكِّرۡ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرࣱ
Ali BulaçArtık sen, öğüt verip-hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın
لَّسۡتَ عَلَيۡهِم بِمُصَيۡطِرٍ
Ali BulaçOnlara 'zor ve baskı' kullanacak değilsin
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
Ali BulaçAncak kim yüz çevirir ve inkar ederse
فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَكۡبَرَ
Ali BulaçAllah, onu en büyük azap ile azaplandırır
إِنَّ إِلَيۡنَآ إِيَابَهُمۡ
Ali BulaçŞüphesiz onların dönüşleri Bizedir
ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا حِسَابَهُم
Ali BulaçSonra onları hesaba çekmek de elbette Bize aittir
← Önceki Sonraki →