88. Al-Ghaashiya سُورَةُ الغَاشِيَةِ
Diyanet İşleri MealiHer şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi
Elmalılı Hamdi YazırO her şeyi kuşatacak olan Kıyamet'in haberi sana geldi mi
Ali Bulaç(Her yanı yaygın olarak kuşatacak olan) Kıyametin haberi sana geldi mi
Diyanet İşleri MealiO gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür
Elmalılı Hamdi YazırYüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür
Ali BulaçO gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır
Diyanet İşleri MealiZor işler altında bitkin düşmüştür
Elmalılı Hamdi YazırÇalışmış, yorulmuştur
Ali BulaçÇalışmış, boşuna yorulmuştur
Diyanet İşleri MealiYakıcı ateşe yaslanırlar
Elmalılı Hamdi YazırKızışmış bir ateşe girer
Ali BulaçKızgın bir ateşe yollanırlar
Diyanet İşleri MealiKızgın bir kaynaktan içirilirler
Elmalılı Hamdi YazırOnlara kızgın bir kaynaktan su verilir
Ali BulaçKaynar bir kaynaktan içirilirler
Diyanet İşleri MealiSemirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur
Elmalılı Hamdi YazırOnlar için kuru bir dikenden başka yiyecek de yoktur
Ali BulaçOnlar için (zehirli olan) dari' dikeninden başka bir yiyecek yoktur
Diyanet İşleri MealiSemirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur
Elmalılı Hamdi YazırO da ne besler, ne de açlığı giderir
Ali BulaçNe doyurup-semirtir, ne açlıktan korur
Diyanet İşleri Mealiİnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır
Elmalılı Hamdi YazırYüzler de var ki, o gün nimetle mutludur
Ali BulaçO gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler
Diyanet İşleri MealiYaptıklarından hoşnuddurlar
Elmalılı Hamdi YazırYaptığından hoşnuttur
Ali BulaçHarcadığı-çabadan dolayı hoşnuttur
Diyanet İşleri MealiYüksek bir cennettedirler
Elmalılı Hamdi YazırYüksek bir cennettedir
Ali BulaçYüksek bir cennettedir
Diyanet İşleri MealiOrada boş söz işitmezler
Elmalılı Hamdi YazırOrada boş bir söz işitmez
Ali BulaçOrda anlamsız bir söz işitmez
Diyanet İşleri MealiOrada akan kaynak vardır
Elmalılı Hamdi YazırOrada akan bir kaynak
Ali BulaçOrda 'durmaksızın akan' bir kaynak vardır
Diyanet İşleri MealiOrada, yükseltilmiş tahtlar vardır
Elmalılı Hamdi YazırYükseltilmiş divanlar
Ali BulaçOrda 'yükseklerde kurulmuş, tahtlar da vardır
Diyanet İşleri MealiYerleştirilmiş kaseler
Elmalılı Hamdi YazırKonulmuş kadehler
Ali BulaçKonulmuş (içecek dolu) kaplar
Diyanet İşleri MealiSıra sıra yastıklar
Elmalılı Hamdi YazırDizilmiş koltuklar, yastıklar
Ali BulaçDizi dizi yastıklar
Diyanet İşleri MealiSerilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır
Elmalılı Hamdi YazırSerilmiş halılar vardır
Ali BulaçVe serilmiş yaygılar
Diyanet İşleri MealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı
Elmalılı Hamdi YazırBakmıyorlar mı o develere, nasıl yaratılmış
Ali BulaçBakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı
Diyanet İşleri MealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı
Elmalılı Hamdi YazırGöğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş
Ali BulaçGöğe, nasıl yükseltildi
Diyanet İşleri MealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı
Elmalılı Hamdi YazırBakmıyorlar mı dağlara, nasıl dikilmiş
Ali BulaçDağlara; nasıl oturtulup-kuruldu
Diyanet İşleri MealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı
Elmalılı Hamdi YazırYere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış
Ali BulaçYere; nasıl yayılıp-döşendi
Diyanet İşleri MealiSen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün
Elmalılı Hamdi YazırHaydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün
Ali BulaçArtık sen, öğüt verip-hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın
Diyanet İşleri MealiSen, onlara zor kullanacak değilsin
Elmalılı Hamdi YazırOnların üzerinde bir zorba değilsin
Ali BulaçOnlara 'zor ve baskı' kullanacak değilsin
Diyanet İşleri MealiAma kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır
Elmalılı Hamdi YazırAncak kim yüz çevirir ve kâfir olursa
Ali BulaçAncak kim yüz çevirir ve inkar ederse
Diyanet İşleri MealiAma kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır
Elmalılı Hamdi YazırAllah ona en büyük azap ile azap edecek
Ali BulaçAllah, onu en büyük azap ile azaplandırır
Diyanet İşleri MealiDoğrusu onların dönüşü Bize'dir
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz onlar döne dolaşa bize gelecekler
Ali BulaçŞüphesiz onların dönüşleri Bizedir
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir
Elmalılı Hamdi YazırSonra da bize hesap verecekler
Ali BulaçSonra onları hesaba çekmek de elbette Bize aittir