☪ Anlam Arayışı

88. Al-Ghaashiya سُورَةُ الغَاشِيَةِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
88:1
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡغَٰشِيَةِ

Elmalılı Hamdi YazırO her şeyi kuşatacak olan Kıyamet'in haberi sana geldi mi

Diyanet İşleri MealiHer şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi

Saheeh InternationalHas there reached you the report of the Overwhelming [event]

88:2
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ

Elmalılı Hamdi YazırYüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür

Diyanet İşleri MealiO gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür

Saheeh International[Some] faces, that Day, will be humbled

88:3
عَامِلَةࣱ نَّاصِبَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırÇalışmış, yorulmuştur

Diyanet İşleri MealiZor işler altında bitkin düşmüştür

Saheeh InternationalWorking [hard] and exhausted

88:4 📚 1
تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِيَةࣰ‏

Elmalılı Hamdi YazırKızışmış bir ateşe girer

Diyanet İşleri MealiYakıcı ateşe yaslanırlar

Saheeh InternationalThey will [enter to] burn in an intensely hot Fire

88:5
تُسۡقَىٰ مِنۡ عَيۡنٍ ءَانِيَةࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırOnlara kızgın bir kaynaktan su verilir

Diyanet İşleri MealiKızgın bir kaynaktan içirilirler

Saheeh InternationalThey will be given drink from a boiling spring

88:6 📚 2
لَّيۡسَ لَهُمۡ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırOnlar için kuru bir dikenden başka yiyecek de yoktur

Diyanet İşleri MealiSemirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur

Saheeh InternationalFor them there will be no food except from a poisonous, thorny plant

88:7 📚 2
لَّا يُسۡمِنُ وَلَا يُغۡنِي مِن جُوعࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırO da ne besler, ne de açlığı giderir

Diyanet İşleri MealiSemirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur

Saheeh InternationalWhich neither nourishes nor avails against hunger

88:8
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ نَّاعِمَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırYüzler de var ki, o gün nimetle mutludur

Diyanet İşleri Mealiİnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır

Saheeh International[Other] faces, that Day, will show pleasure

88:9
لِّسَعۡيِهَا رَاضِيَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırYaptığından hoşnuttur

Diyanet İşleri MealiYaptıklarından hoşnuddurlar

Saheeh InternationalWith their effort [they are] satisfied

88:10 📚 2
فِي جَنَّةٍ عَالِيَةࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırYüksek bir cennettedir

Diyanet İşleri MealiYüksek bir cennettedirler

Saheeh InternationalIn an elevated garden

88:11
لَّا تَسۡمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةࣰ‏

Elmalılı Hamdi YazırOrada boş bir söz işitmez

Diyanet İşleri MealiOrada boş söz işitmezler

Saheeh InternationalWherein they will hear no unsuitable speech

88:12 📚 1
فِيهَا عَيۡنࣱ جَارِيَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırOrada akan bir kaynak

Diyanet İşleri MealiOrada akan kaynak vardır

Saheeh InternationalWithin it is a flowing spring

88:13 📚 2
فِيهَا سُرُرࣱ مَّرۡفُوعَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırYükseltilmiş divanlar

Diyanet İşleri MealiOrada, yükseltilmiş tahtlar vardır

Saheeh InternationalWithin it are couches raised high

88:14
وَأَكۡوَابࣱ مَّوۡضُوعَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırKonulmuş kadehler

Diyanet İşleri MealiYerleştirilmiş kaseler

Saheeh InternationalAnd cups put in place

88:15
وَنَمَارِقُ مَصۡفُوفَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırDizilmiş koltuklar, yastıklar

Diyanet İşleri MealiSıra sıra yastıklar

Saheeh InternationalAnd cushions lined up

88:16
وَزَرَابِيُّ مَبۡثُوثَةٌ

Elmalılı Hamdi YazırSerilmiş halılar vardır

Diyanet İşleri MealiSerilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır

Saheeh InternationalAnd carpets spread around

88:17 📚 4
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَيۡفَ خُلِقَتۡ

Elmalılı Hamdi YazırBakmıyorlar mı o develere, nasıl yaratılmış

Diyanet İşleri MealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

Saheeh InternationalThen do they not look at the camels - how they are created

88:18 📚 1
وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ رُفِعَتۡ

Elmalılı Hamdi YazırGöğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş

Diyanet İşleri MealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

Saheeh InternationalAnd at the sky - how it is raised

88:19 📚 2
وَإِلَى ٱلۡجِبَالِ كَيۡفَ نُصِبَتۡ

Elmalılı Hamdi YazırBakmıyorlar mı dağlara, nasıl dikilmiş

Diyanet İşleri MealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

Saheeh InternationalAnd at the mountains - how they are erected

88:20 📚 2
وَإِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَيۡفَ سُطِحَتۡ

Elmalılı Hamdi YazırYere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış

Diyanet İşleri MealiBu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı

Saheeh InternationalAnd at the earth - how it is spread out

88:21 📚 1
فَذَكِّرۡ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırHaydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün

Diyanet İşleri MealiSen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün

Saheeh InternationalSo remind, [O Muhammad]; you are only a reminder

88:22 📚 1
لَّسۡتَ عَلَيۡهِم بِمُصَيۡطِرٍ

Elmalılı Hamdi YazırOnların üzerinde bir zorba değilsin

Diyanet İşleri MealiSen, onlara zor kullanacak değilsin

Saheeh InternationalYou are not over them a controller

88:23 📚 1
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ

Elmalılı Hamdi YazırAncak kim yüz çevirir ve kâfir olursa

Diyanet İşleri MealiAma kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır

Saheeh InternationalHowever, he who turns away and disbelieves

88:24 📚 1
فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَكۡبَرَ

Elmalılı Hamdi YazırAllah ona en büyük azap ile azap edecek

Diyanet İşleri MealiAma kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır

Saheeh InternationalThen Allah will punish him with the greatest punishment

88:25 📚 5
إِنَّ إِلَيۡنَآ إِيَابَهُمۡ

Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz onlar döne dolaşa bize gelecekler

Diyanet İşleri MealiDoğrusu onların dönüşü Bize'dir

Saheeh InternationalIndeed, to Us is their return

88:26 📚 4
ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا حِسَابَهُم

Elmalılı Hamdi YazırSonra da bize hesap verecekler

Diyanet İşleri MealiŞüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir

Saheeh InternationalThen indeed, upon Us is their account

← Önceki Sonraki →

88. Al-Ghaashiya Suresi | Anlam Arayışı