90. Al-Balad سُورَةُ البَلَدِ
● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf
Diyanet İşleri MealiBu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun
Saheeh InternationalI swear by this city, Makkah
Diyanet İşleri MealiBu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun
Saheeh InternationalAnd you, [O Muhammad], are free of restriction in this city
Diyanet İşleri MealiDoğurana ve doğurduğuna and olsun ki
Saheeh InternationalAnd [by] the father and that which was born [of him]
Diyanet İşleri Mealiİnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık
Saheeh InternationalWe have certainly created man into hardship
Diyanet İşleri Mealiİnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor
Saheeh InternationalDoes he think that never will anyone overcome him
Diyanet İşleri MealiYığın yığın mal tüketmişimdir" diyor
Saheeh InternationalHe says, "I have spent wealth in abundance
Diyanet İşleri MealiO, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor
Saheeh InternationalDoes he think that no one has seen him
Diyanet İşleri MealiBiz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi
Saheeh InternationalHave We not made for him two eyes
Diyanet İşleri MealiBiz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi
Saheeh InternationalAnd a tongue and two lips
Diyanet İşleri MealiBiz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi
Saheeh InternationalAnd have shown him the two ways
Diyanet İşleri MealiAma o, zor geçidi aşmaya girişemedi
Saheeh InternationalBut he has not broken through the difficult pass
Diyanet İşleri MealiO zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin
Saheeh InternationalAnd what can make you know what is [breaking through] the difficult pass
Diyanet İşleri MealiO geçit, bir köle ve esir azadetmek
Saheeh InternationalIt is the freeing of a slave
Diyanet İşleri MealiYahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
Saheeh InternationalOr feeding on a day of severe hunger
Diyanet İşleri MealiYahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
Saheeh InternationalAn orphan of near relationship
Diyanet İşleri MealiYahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
Saheeh InternationalOr a needy person in misery
Diyanet İşleri MealiSonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır
Saheeh InternationalAnd then being among those who believed and advised one another to patience and advised one another to compassion
Diyanet İşleri Mealiİşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir
Saheeh InternationalThose are the companions of the right
Diyanet İşleri MealiAyetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir
Saheeh InternationalBut they who disbelieved in Our signs - those are the companions of the left
Diyanet İşleri MealiOnlar her yönden ateşle kapatılacaklardır
Saheeh InternationalOver them will be fire closed in