☪ Anlam Arayışı

53. An-Najm سُورَةُ النَّجۡمِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
53:1 📚 12
وَٱلنَّجۡمِ إِذَا هَوَىٰ

Yusuf AliBy the Star when it goes down

Süleyman AteşAşağı kayan yıldıza andolsun ki

Saheeh InternationalBy the star when it descends

Elmalılı Hamdi Yazırİnmekte olan yıldıza andolsun ki

53:2 📚 2
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمۡ وَمَا غَوَىٰ

Yusuf AliYour Companion is neither astray nor being misled

Süleyman AteşArkadaşınız sapmadı, azmadı

Saheeh InternationalYour companion [Muhammad] has not strayed, nor has he erred

Elmalılı Hamdi YazırArkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı

53:3 📚 13
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰٓ

Yusuf AliNor does he say (aught) of (his own) Desire

Süleyman AteşO heva'dan konuşmaz

Saheeh InternationalNor does he speak from [his own] inclination

Elmalılı Hamdi YazırO, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz

53:4 📚 10
إِنۡ هُوَ إِلَّا وَحۡيࣱ يُوحَىٰ

Yusuf AliIt is no less than inspiration sent down to him

Süleyman AteşO(nun okuduğu Kur'an) kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir

Saheeh InternationalIt is not but a revelation revealed

Elmalılı Hamdi YazırO(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir

53:5 📚 2
عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلۡقُوَىٰ

Yusuf AliHe was taught by one Mighty in Power

Süleyman AteşOnu, mühtiş kuvvetleri olan biri öğretti

Saheeh InternationalTaught to him by one intense in strength

Elmalılı Hamdi YazırOnu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti

53:6 📚 1
ذُو مِرَّةࣲ فَٱسۡتَوَىٰ

Yusuf AliEndued with Wisdom: for he appeared (in stately form)

Süleyman AteşÜstün akıl sahibi (melek). Doğruldu

Saheeh InternationalOne of soundness. And he rose to [his] true form

Elmalılı Hamdi Yazır(Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu

53:7 📚 1
وَهُوَ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡأَعۡلَىٰ

Yusuf AliWhile he was in the highest part of the horizon

Süleyman AteşKendisi yüksek ufukta iken

Saheeh InternationalWhile he was in the higher [part of the] horizon

Elmalılı Hamdi YazırO, en yüksek ufukta idi

53:8 📚 5
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ

Yusuf AliThen he approached and came closer

Süleyman AteşSonra yaklaştı, (yere doğru) sarktı

Saheeh InternationalThen he approached and descended

Elmalılı Hamdi YazırSonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı

53:9 📚 6
فَكَانَ قَابَ قَوۡسَيۡنِ أَوۡ أَدۡنَىٰ

Yusuf AliAnd was at a distance of but two bow-lengths or (even) nearer

Süleyman Ateş(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı

Saheeh InternationalAnd was at a distance of two bow lengths or nearer

Elmalılı Hamdi YazırOnunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı

53:10 📚 4
فَأَوۡحَىٰٓ إِلَىٰ عَبۡدِهِۦ مَآ أَوۡحَىٰ

Yusuf AliSo did (God) convey the inspiration to His Servant- (conveyed) what He (meant) to convey

Süleyman AteşKuluna, vahyettiğini vahyetti

Saheeh InternationalAnd he revealed to His Servant what he revealed

Elmalılı Hamdi Yazır(Allah), kuluna verdiği vahyi verdi

53:11
مَا كَذَبَ ٱلۡفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ

Yusuf AliThe (Prophet's) (mind and) heart in no way falsified that which he saw

Süleyman AteşGönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü)

Saheeh InternationalThe heart did not lie [about] what it saw

Elmalılı Hamdi YazırOnun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı

53:12
أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ

Yusuf AliWill ye then dispute with him concerning what he saw

Süleyman AteşOnun gördüğünden kuşku mu duyuyorsunuz

Saheeh InternationalSo will you dispute with him over what he saw

Elmalılı Hamdi YazırOnun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız

53:13
وَلَقَدۡ رَءَاهُ نَزۡلَةً أُخۡرَىٰ

Yusuf AliFor indeed he saw him at a second descent

Süleyman AteşAndolsun, onu bir inişinde daha görmüştü

Saheeh InternationalAnd he certainly saw him in another descent

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun onu bir kez daha görmüştü

53:14 📚 5
عِندَ سِدۡرَةِ ٱلۡمُنتَهَىٰ

Yusuf AliNear the Lote-tree beyond which none may pass

Süleyman AteşSidretü'l-Münteha(uzak ağaç)ın yanında

Saheeh InternationalAt the Lote Tree of the Utmost Boundary

Elmalılı Hamdi YazırSidretü'lMüntehâ'nın yanında

53:15 📚 2
عِندَهَا جَنَّةُ ٱلۡمَأۡوَىٰٓ

Yusuf AliNear it is the Garden of Abode

Süleyman AteşKi onun yanında oturulacak bahçe vardır

Saheeh InternationalNear it is the Garden of Refuge

Elmalılı Hamdi YazırKi Cennetü'lMe'vâ onun yanındadır

53:16 📚 5
إِذۡ يَغۡشَى ٱلسِّدۡرَةَ مَا يَغۡشَىٰ

Yusuf AliBehold, the Lote-tree was shrouded (in mystery unspeakable)

Süleyman AteşSidre'yi kaplayan kaplıyordu

Saheeh InternationalWhen there covered the Lote Tree that which covered [it]

Elmalılı Hamdi YazırSidre'yi kaplayan kaplıyordu

53:17 📚 10
مَا زَاغَ ٱلۡبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ

Yusuf Ali(His) sight never swerved, nor did it go wrong

Süleyman Ateş(Muhammed'in) Göz(ü) şaşmadı ve azmadı

Saheeh InternationalThe sight [of the Prophet] did not swerve, nor did it transgress [its limit]

Elmalılı Hamdi Yazır(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı

53:18
لَقَدۡ رَأَىٰ مِنۡ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلۡكُبۡرَىٰٓ

Yusuf AliFor truly did he see, of the Signs of his Lord, the Greatest

Süleyman AteşAndolsun, Rabbinin büyük ayetlerinden bazılarını gördü

Saheeh InternationalHe certainly saw of the greatest signs of his Lord

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü

53:19
أَفَرَءَيۡتُمُ ٱللَّٰتَ وَٱلۡعُزَّىٰ

Yusuf AliHave ye seen Lat. and 'Uzza

Süleyman AteşGördünüz mü o Lat ve 'Uzza'yı

Saheeh InternationalSo have you considered al-Lat and al-'Uzza

Elmalılı Hamdi YazırSiz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza'yı

53:20 📚 3
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰٓ

Yusuf AliAnd another, the third (goddess), Manat

Süleyman AteşVe üçüncü(leri olan) öteki (put) Menat'ı

Saheeh InternationalAnd Manat, the third - the other one

Elmalılı Hamdi YazırVe üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı

53:21 📚 1
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلۡأُنثَىٰ

Yusuf AliWhat! for you the male sex, and for Him, the female

Süleyman AteşDemek erkek size, kadın Allah'a mı

Saheeh InternationalIs the male for you and for Him the female

Elmalılı Hamdi YazırSize erkek O'na dişi öyle mi

53:22
تِلۡكَ إِذࣰ ا قِسۡمَةࣱ ضِيزَىٰٓ

Yusuf AliBehold, such would be indeed a division most unfair

Süleyman AteşO halde bu insafsızca bir taksim

Saheeh InternationalThat, then, is an unjust division

Elmalılı Hamdi YazırÖyle ise bu çok insafsızca bir taksim

53:23 📚 1
إِنۡ هِيَ إِلَّآ أَسۡمَآءࣱ سَمَّيۡتُمُوهَآ أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلۡطَٰنٍۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهۡوَى ٱلۡأَنفُسُۖ وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلۡهُدَىٰٓ

Yusuf AliThese are nothing but names which ye have devised,- ye and your fathers,- for which God has sent down no authority (whatever). They follow nothing but conjecture and what their own souls desire!- Even though there has already come to them Guid ance from their Lord

Süleyman AteşOnlar, sizin ve babalarınızın, (tanrı) diye isimlendirdiğiniz (boş, kavramsız) isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlara hiçbir güç (tanrı oldukları hakkında hiçbir delil) indirmemiştir. O(putlara tapa)nlar zanna ve nefislerin hevesine uyuyorlar. Oysa kendilerine, Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir

Saheeh InternationalThey are not but [mere] names you have named them - you and your forefathers - for which Allah has sent down no authority. They follow not except assumption and what [their] souls desire, and there has already come to them from their Lord guidance

Elmalılı Hamdi YazırOnlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir

53:24
أَمۡ لِلۡإِنسَٰنِ مَا تَمَنَّىٰ

Yusuf AliNay, shall man have (just) anything he hankers after

Süleyman AteşYoksa insan, her arzu ettiğine sahip mi olacaktır

Saheeh InternationalOr is there for man whatever he wishes

Elmalılı Hamdi YazırYoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak) dir

53:25 📚 3
فَلِلَّهِ ٱلۡأٓخِرَةُ وَٱلۡأُولَىٰ

Yusuf AliBut it is to God that the End and the Beginning (of all things) belong

Süleyman AteşSon da ilk de (ahiret de, dünya da) Allah'ındır

Saheeh InternationalRather, to Allah belongs the Hereafter and the first [life]

Elmalılı Hamdi YazırSon da ilk de (ahiret de dünya da) Allah'ındır

53:26
۞وَكَم مِّن مَّلَكࣲ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ لَا تُغۡنِي شَفَٰعَتُهُمۡ شَيۡـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ أَن يَأۡذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرۡضَىٰٓ

Yusuf AliHow many-so-ever be the angels in the heavens, their intercession will avail nothing except after God has given leave for whom He pleases and that he is acceptable to Him

Süleyman AteşGöklerde nice melek var ki onların şefa'ati hiçbir işe yaramaz. Meğer Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseye izin verdikten sonra olsun (ancak o zaman şefa'atin faydası olur)

Saheeh InternationalAnd how many angels there are in the heavens whose intercession will not avail at all except [only] after Allah has permitted [it] to whom He wills and approves

Elmalılı Hamdi YazırGöklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz

53:27
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ تَسۡمِيَةَ ٱلۡأُنثَىٰ

Yusuf AliThose who believe not in the Hereafter, name the angels with female names

Süleyman AteşAhirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar

Saheeh InternationalIndeed, those who do not believe in the Hereafter name the angels female names

Elmalılı Hamdi YazırAhirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar

53:28 📚 2
وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغۡنِي مِنَ ٱلۡحَقِّ شَيۡـࣰٔ ا

Yusuf AliBut they have no knowledge therein. They follow nothing but conjecture; and conjecture avails nothing against Truth

Süleyman AteşOnların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise haktan hiçbir gerçek kazandırmaz. (Zan ile gerçeğe ulaşılmaz)

Saheeh InternationalAnd they have thereof no knowledge. They follow not except assumption, and indeed, assumption avails not against the truth at all

Elmalılı Hamdi YazırOnların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez

53:29 📚 9
فَأَعۡرِضۡ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكۡرِنَا وَلَمۡ يُرِدۡ إِلَّا ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا

Yusuf AliTherefore shun those who turn away from Our Message and desire nothing but the life of this world

Süleyman AteşBizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimseden yüz çevir

Saheeh InternationalSo turn away from whoever turns his back on Our message and desires not except the worldly life

Elmalılı Hamdi YazırOnun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir

53:30 📚 1
ذَٰلِكَ مَبۡلَغُهُم مِّنَ ٱلۡعِلۡمِۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱهۡتَدَىٰ

Yusuf AliThat is as far as knowledge will reach them. Verily thy Lord knoweth best those who stray from His Path, and He knoweth best those who receive guidance

Süleyman Ateşİşte onların erişebilecekleri bilgi (sınırı) budur. (Bundan ötesine akılları ermez). Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir ve O, yola geleni de iyi bilir

Saheeh InternationalThat is their sum of knowledge. Indeed, your Lord is most knowing of who strays from His way, and He is most knowing of who is guided

Elmalılı Hamdi Yazırİşte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir

53:31 📚 3
وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيَجۡزِيَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔواْ بِمَا عَمِلُواْ وَيَجۡزِيَ ٱلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ بِٱلۡحُسۡنَى

Yusuf AliYea, to God belongs all that is in the heavens and on earth: so that He rewards those who do evil, according to their deeds, and He rewards those who do good, with what is best

Süleyman AteşGöklerde ve yerde bulunan herşey Allah'ındır. (Bunları yaratmıştır) Ki kötülük edenleri, yaptıklarıyle cezalandırsın, güzel davrananları da güzellikle mükafatlandırsın

Saheeh InternationalAnd to Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth - that He may recompense those who do evil with [the penalty of] what they have done and recompense those who do good with the best [reward]

Elmalılı Hamdi YazırGöklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır

53:32 📚 9
ٱلَّذِينَ يَجۡتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلۡمَغۡفِرَةِۚ هُوَ أَعۡلَمُ بِكُمۡ إِذۡ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ وَإِذۡ أَنتُمۡ أَجِنَّةࣱ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡۖ فَلَا تُزَكُّوٓاْ أَنفُسَكُمۡۖ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ

Yusuf AliThose who avoid great sins and shameful deeds, only (falling into) small faults,- verily thy Lord is ample in forgiveness. He knows you well when He brings you out of the earth, And when ye are hidden in your mothers' wombs. Therefore justify not yourselves: He knows best who it is that guards against evil

Süleyman AteşOnlar, günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük hatalar işleyebilirler. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir (O kendisine yönelen kulunu affeder). O sizi daha iyi bilir: Gerek sizi topraktan inşa ettiği, gerek annelerinizin karınlarında bulunduğunuz zaman biçim verdiği sırada (sizin her halinizi bilmiştir), artık kendinizi övüp yüceltmeyin, çünkü O, korunanı daha iyi bilir

Saheeh InternationalThose who avoid the major sins and immoralities, only [committing] slight ones. Indeed, your Lord is vast in forgiveness. He was most knowing of you when He produced you from the earth and when you were fetuses in the wombs of your mothers. So do not claim yourselves to be pure; He is most knowing of who fears Him

Elmalılı Hamdi YazırOnlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir

53:33
أَفَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي تَوَلَّىٰ

Yusuf AliSeest thou one who turns back

Süleyman AteşGördün mü şu adamı ki arkasını döndü

Saheeh InternationalHave you seen the one who turned away

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi gördün mü O yüz çevireni

53:34
وَأَعۡطَىٰ قَلِيلࣰ ا وَأَكۡدَىٰٓ

Yusuf AliGives a little, then hardens (his heart)

Süleyman AteşAzıcık verdi, gerisini elinde sıkı sıkı tuttu

Saheeh InternationalAnd gave a little and [then] refrained

Elmalılı Hamdi YazırAzıcık verip (sonra vermemekte) direneni

53:35 📚 2
أَعِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلۡغَيۡبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ

Yusuf AliWhat! Has he knowledge of the Unseen so that he can see

Süleyman AteşGayb'ın bilgisi kendi yanında da o mu (alemin esrarını) görüyor

Saheeh InternationalDoes he have knowledge of the unseen, so he sees

Elmalılı Hamdi YazırGaybın bilgisi kendi yanındadır da, o mu görüyor

53:36 📚 4
أَمۡ لَمۡ يُنَبَّأۡ بِمَا فِي صُحُفِ مُوسَىٰ

Yusuf AliNay, is he not acquainted with what is in the Books of Moses

Süleyman AteşYoksa kendisine haber mi verilmedi: Musa'nın sahifelerinde bulunan

Saheeh InternationalOr has he not been informed of what was in the scriptures of Moses

Elmalılı Hamdi YazırYoksa haber verilmedi mi Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar

53:37
وَإِبۡرَٰهِيمَ ٱلَّذِي وَفَّىٰٓ

Yusuf AliAnd of Abraham who fulfilled his engagements

Süleyman AteşVe çok vefalı İbrahim'in (sahifelerinde bulunan şu gerçekler)

Saheeh InternationalAnd [of] Abraham, who fulfilled [his obligations]

Elmalılı Hamdi YazırVe çok vefakâr olan İbrahim'in sahifelerindekiler

53:38 📚 3
أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةࣱ وِزۡرَ أُخۡرَىٰ

Yusuf AliNamely, that no bearer of burdens can bear the burden of another

Süleyman AteşKi hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenmez

Saheeh InternationalThat no bearer of burdens will bear the burden of another

Elmalılı Hamdi YazırKi hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez

53:39
وَأَن لَّيۡسَ لِلۡإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ

Yusuf AliThat man can have nothing but what he strives for

Süleyman Ateşİnsana çalışmasından başka bir şey yoktur

Saheeh InternationalAnd that there is not for man except that [good] for which he strives

Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur

53:40 📚 3
وَأَنَّ سَعۡيَهُۥ سَوۡفَ يُرَىٰ

Yusuf AliThat (the fruit of) his striving will soon come in sight

Süleyman AteşVe çalışması da yakında görülecektir

Saheeh InternationalAnd that his effort is going to be seen

Elmalılı Hamdi YazırVe çalışması da yakında görülecektir

53:41
ثُمَّ يُجۡزَىٰهُ ٱلۡجَزَآءَ ٱلۡأَوۡفَىٰ

Yusuf AliThen will he be rewarded with a reward complete

Süleyman AteşSonra ona tastamam karşılığı verilecektir

Saheeh InternationalThen he will be recompensed for it with the fullest recompense

Elmalılı Hamdi YazırSonra ona karşılığı tastamam verilecektir

53:42 📚 3
وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلۡمُنتَهَىٰ

Yusuf AliThat to thy Lord is the final Goal

Süleyman AteşVe sonunda senin Rabbine varılacaktır

Saheeh InternationalAnd that to your Lord is the finality

Elmalılı Hamdi YazırVe şüphesiz en son varış, Rabbinedir

53:43 📚 3
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضۡحَكَ وَأَبۡكَىٰ

Yusuf AliThat it is He Who granteth Laughter and Tears

Süleyman AteşGüldüren de O'dur, ağlatan da O'dur

Saheeh InternationalAnd that it is He who makes [one] laugh and weep

Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu güldüren de ağlatan da O'dur

53:44 📚 2
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحۡيَا

Yusuf AliThat it is He Who granteth Death and Life

Süleyman AteşÖldüren de O'dur, yaşatan da O'dur

Saheeh InternationalAnd that it is He who causes death and gives life

Elmalılı Hamdi YazırÖldüren de dirilten de O'dur

53:45 📚 1
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰ

Yusuf AliThat He did create in pairs,- male and female

Süleyman AteşO yarattı iki çifti: erkeği ve dişiyi

Saheeh InternationalAnd that He creates the two mates - the male and female

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur

53:46 📚 1
مِن نُّطۡفَةٍ إِذَا تُمۡنَىٰ

Yusuf AliFrom a seed when lodged (in its place)

Süleyman AteşAtıldığı zaman nutfe(sperm)den

Saheeh InternationalFrom a sperm-drop when it is emitted

Elmalılı Hamdi YazırAtıldığı zaman bir nutfeden

53:47 📚 1
وَأَنَّ عَلَيۡهِ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰ

Yusuf AliThat He hath promised a Second Creation (Raising of the Dead)

Süleyman AteşŞüphesiz tekrar yaratmak da O'nun işidir

Saheeh InternationalAnd that [incumbent] upon Him is the next creation

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir

53:48 📚 2
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغۡنَىٰ وَأَقۡنَىٰ

Yusuf AliThat it is He Who giveth wealth and satisfaction

Süleyman AteşZengin eden O'dur, bol verip memnun eden O

Saheeh InternationalAnd that it is He who enriches and suffices

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur

53:49 📚 2
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعۡرَىٰ

Yusuf AliThat He is the Lord of Sirius (the Mighty Star)

Süleyman Ateş(Taptıkları) Şi'ra(yıldızı)nın Rabbi O'dur

Saheeh InternationalAnd that it is He who is the Lord of Sirius

Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur

53:50 📚 1
وَأَنَّهُۥٓ أَهۡلَكَ عَادًا ٱلۡأُولَىٰ

Yusuf AliAnd that it is He Who destroyed the (powerful) ancient 'Ad (people)

Süleyman AteşO helak etti, önce gelen 'Ad'ı

Saheeh InternationalAnd that He destroyed the first [people of] 'Aad

Elmalılı Hamdi YazırO, helak etti önce gelen Âd'ı

53:51
وَثَمُودَاْ فَمَآ أَبۡقَىٰ

Yusuf AliAnd the Thamud nor gave them a lease of perpetual life

Süleyman AteşSemud'u, komadı (onları)

Saheeh InternationalAnd Thamud - and He did not spare [them]

Elmalılı Hamdi YazırVe Semûd'u da bırakmadı

53:52
وَقَوۡمَ نُوحࣲ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ هُمۡ أَظۡلَمَ وَأَطۡغَىٰ

Yusuf AliAnd before them, the people of Noah, for that they were (all) most unjust and most insolent transgressors

Süleyman AteşÖnceden de Nuh kavmini (helak etmişti). Çünkü onlar daha zalim ve azgın idiler

Saheeh InternationalAnd the people of Noah before. Indeed, it was they who were [even] more unjust and oppressing

Elmalılı Hamdi YazırÖnceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı

53:53
وَٱلۡمُؤۡتَفِكَةَ أَهۡوَىٰ

Yusuf AliAnd He destroyed the Overthrown Cities (of Sodom and Gomorrah)

Süleyman AteşAltı üstüne getirilen kentleri (Lut kavminin oturduğu bölgeleri) devirip yıktı

Saheeh InternationalAnd the overturned towns He hurled down

Elmalılı Hamdi YazırAltı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı

53:54
فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ

Yusuf AliSo that (ruins unknown) have covered them up

Süleyman AteşOnların üstüne neler çöktü, neler

Saheeh InternationalAnd covered them by that which He covered

Elmalılı Hamdi YazırOnları neler kapladı neler

53:55
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ

Yusuf AliThen which of the gifts of thy Lord, (O man,) wilt thou dispute about

Süleyman AteşO halde Rabbinin hangi ni'metinden kuşku duyuyorsun

Saheeh InternationalThen which of the favors of your Lord do you doubt

Elmalılı Hamdi YazırO halde Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun

53:56 📚 1
هَٰذَا نَذِيرࣱ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلۡأُولَىٰٓ

Yusuf AliThis is a Warner, of the (series of) Warners of old

Süleyman AteşBu (Kur'an veya peygamber) de ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır

Saheeh InternationalThis [Prophet] is a warner like the former warners

Elmalılı Hamdi YazırBu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır

53:57
أَزِفَتِ ٱلۡأٓزِفَةُ

Yusuf AliThe (Judgment) ever approaching draws nigh

Süleyman AteşO yaklaşıcı, yaklaştı

Saheeh InternationalThe Approaching Day has approached

Elmalılı Hamdi YazırYaklaşan yaklaştı

53:58 📚 2
لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ

Yusuf AliNo (soul) but God can lay it bare

Süleyman AteşOnu Allah'tan başka açacak (geldiği zaman kaldıracak, vaktini erteleyecek veya onun ne zaman geleceğini belirleyecek) kimse yoktur

Saheeh InternationalOf it, [from those] besides Allah, there is no remover

Elmalılı Hamdi YazırOnu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur

53:59 📚 4
أَفَمِنۡ هَٰذَا ٱلۡحَدِيثِ تَعۡجَبُونَ

Yusuf AliDo ye then wonder at this recital

Süleyman AteşŞimdi siz bu söze mi hayret ediyorsunuz

Saheeh InternationalThen at this statement do you wonder

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz

53:60 📚 4
وَتَضۡحَكُونَ وَلَا تَبۡكُونَ

Yusuf AliAnd will ye laugh and not weep

Süleyman AteşVe gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz

Saheeh InternationalAnd you laugh and do not weep

Elmalılı Hamdi YazırGülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz

53:61
وَأَنتُمۡ سَٰمِدُونَ

Yusuf AliWasting your time in vanities

Süleyman AteşVe siz baş kaldırıyorsunuz

Saheeh InternationalWhile you are proudly sporting

Elmalılı Hamdi YazırVe siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller

53:62 📚 1
فَٱسۡجُدُواْۤ لِلَّهِۤ وَٱعۡبُدُواْ۩

Yusuf AliBut fall ye down in prostration to God, and adore (Him)

Süleyman AteşHaydi Allah'a secde edin ve kulluk edin

Saheeh InternationalSo prostrate to Allah and worship [Him]

Elmalılı Hamdi YazırHaydi Allah için secdeye kapanın ve O'na kulluk edin

← Önceki Sonraki →

53. An-Najm Suresi | Anlam Arayışı