67. Al-Mulk سُورَةُ المُلۡكِ 📕 Mushaf görünümünde aç
▶ Sureyi dinle Okuyan: Mişarî Râşid el-Afâsî Mahmûd Halîl el-Hüsarî Muhammed Siddîk el-Minşâvî Ebû Bekr eş-Şâtırî Mâhir el-Muaykılî Alî el-Huzeyfî Her ayeti bir kez 2 kez 3 kez 5 kez 10 kez oku
تَبَٰرَكَ ٱلَّذِي بِيَدِهِ ٱلۡمُلۡكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ قَدِيرٌ
Elmalılı Hamdi Yazır Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter
ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلۡمَوۡتَ وَٱلۡحَيَوٰةَ لِيَبۡلُوَكُمۡ أَيُّكُمۡ أَحۡسَنُ عَمَلࣰ اۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡغَفُورُ
لِيَبْلُوَكُمْ
sizi denemek için
عَمَلًۭا ۚ
iş yapacağınızı
Elmalılı Hamdi Yazır O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır
ٱلَّذِي خَلَقَ سَبۡعَ سَمَٰوَٰتࣲ طِبَاقࣰ اۖ مَّا تَرَىٰ فِي خَلۡقِ ٱلرَّحۡمَٰنِ مِن تَفَٰوُتࣲۖ فَٱرۡجِعِ ٱلۡبَصَرَ هَلۡ تَرَىٰ مِن فُطُورࣲ
تَفَـٰوُتٍۢ ۖ
aykırılık uygunsuzluk'
Elmalılı Hamdi Yazır O, yedi göğü, birbiri üzerine yarattı. Rahmân'ın yaratmasında bir aykırılık, uygunsuzluk görmezsin. Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun
ثُمَّ ٱرۡجِعِ ٱلۡبَصَرَ كَرَّتَيۡنِ يَنقَلِبۡ إِلَيۡكَ ٱلۡبَصَرُ خَاسِئࣰ ا وَهُوَ حَسِيرࣱ
Elmalılı Hamdi Yazır Sonra gözünü tekrar tekrar döndür (bak). Göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir
67:5 ▶ ⧉ ☆
وَلَقَدۡ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلۡنَٰهَا رُجُومࣰ ا لِّلشَّيَٰطِينِۖ وَأَعۡتَدۡنَا لَهُمۡ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ
وَجَعَلْنَـٰهَا
ve onları yaptık
لِّلشَّيَـٰطِينِ ۖ
şeytanlar için
وَأَعْتَدْنَا
ve hazırladık
Elmalılı Hamdi Yazır Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık
67:6 ▶ ⧉ ☆
وَلِلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
ٱلْمَصِيرُ
gidilecek sonuçtur
Elmalılı Hamdi Yazır Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü gidilecek yerdir o
67:7 ▶ ⧉ ☆
إِذَآ أُلۡقُواْ فِيهَا سَمِعُواْ لَهَا شَهِيقࣰ ا وَهِيَ تَفُورُ
Elmalılı Hamdi Yazır Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler
تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلۡغَيۡظِۖ كُلَّمَآ أُلۡقِيَ فِيهَا فَوۡجࣱ سَأَلَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَذِيرࣱ
سَأَلَهُمْ
onlara sordu(lar)
خَزَنَتُهَآ
onun bekçileri
Elmalılı Hamdi Yazır Az daha öfkeden çatlayacak. Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: "Size korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi?" diye sorarlar
قَالُواْ بَلَىٰ قَدۡ جَآءَنَا نَذِيرࣱ فَكَذَّبۡنَا وَقُلۡنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَيۡءٍ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِي ضَلَٰلࣲ كَبِيرࣲ
فَكَذَّبْنَا
ama biz yalanladık
Elmalılı Hamdi Yazır Derler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz." dedik
وَقَالُواْ لَوۡ كُنَّا نَسۡمَعُ أَوۡ نَعۡقِلُ مَا كُنَّا فِيٓ أَصۡحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ
كُنَّا
we (would) have been
Elmalılı Hamdi Yazır Ve derler ki: "Eğer biz dinleseydik, yahut düşünüp anlasaydık şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık
67:11 ▶ ⧉ ☆
فَٱعۡتَرَفُواْ بِذَنۢبِهِمۡ فَسُحۡقࣰ ا لِّأَصۡحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ
فَٱعْتَرَفُوا۟
itiraf ettiler
Elmalılı Hamdi Yazır Böylece günahlarını itiraf ederler. (Artık) o çılgın ateş halkı (Allah'ın rahmetinden ) uzak olsunlar
67:12 ▶ ⧉ ☆
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُم بِٱلۡغَيۡبِ لَهُم مَّغۡفِرَةࣱ وَأَجۡرࣱ كَبِيرࣱ
يَخْشَوْنَ
saygılı olan(lar)
بِٱلْغَيْبِ
görmedikleri halde
Elmalılı Hamdi Yazır Fakat daha görmeden Rablerinden korkanlar var ya, işte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır
وَأَسِرُّواْ قَوۡلَكُمۡ أَوِ ٱجۡهَرُواْ بِهِۦٓۖ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Elmalılı Hamdi Yazır Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki, O, göğüslerin özünü bilir
أَلَا يَعۡلَمُ مَنۡ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلۡخَبِيرُ
Elmalılı Hamdi Yazır Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır
هُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ ذَلُولࣰ ا فَٱمۡشُواْ فِي مَنَاكِبِهَا وَكُلُواْ مِن رِّزۡقِهِۦۖ وَإِلَيۡهِ ٱلنُّشُورُ
فِى
onun omuzlarında (yeryüzünde)
مَنَاكِبِهَا
(the) paths thereof
رِّزْقِهِۦ ۖ
His provision
Elmalılı Hamdi Yazır O size yeri boyun eğer kıldı. Haydi onun omuzlarında (dağlarında, tepelerinde) yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır
ءَأَمِنتُم مَّن فِي ٱلسَّمَآءِ أَن يَخۡسِفَ بِكُمُ ٱلۡأَرۡضَ فَإِذَا هِيَ تَمُورُ
يَخْسِفَ
He will cause to swallow
Elmalılı Hamdi Yazır Her şeyi kuşatmış olan Allah ın yeri sizinle birlikte göçürüvermesinden emin misiniz? O zaman yer çalkalanıyordur
67:17 ▶ ⧉ ☆
أَمۡ أَمِنتُم مَّن فِي ٱلسَّمَآءِ أَن يُرۡسِلَ عَلَيۡكُمۡ حَاصِبࣰ اۖ فَسَتَعۡلَمُونَ كَيۡفَ نَذِيرِ
أَمِنتُم
siz emin misiniz?
حَاصِبًۭا ۖ
taş yağdıran (bir fırtına)
فَسَتَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Elmalılı Hamdi Yazır Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Tehdidim nasılmış bileceksiniz
67:18 ▶ ⧉ ☆
وَلَقَدۡ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَكَيۡفَ كَانَ نَكِيرِ
Elmalılı Hamdi Yazır Andolsun, onlardan öncekiler de yalanladılar. Ama beni inkâr nasıl oldu
أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلطَّيۡرِ فَوۡقَهُمۡ صَٰٓفَّٰتࣲ وَيَقۡبِضۡنَۚ مَا يُمۡسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحۡمَٰنُۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَيۡءِۭ بَصِيرٌ
وَيَقْبِضْنَ ۚ
açıp yumarak
مَا
onları (havada) tutmuyor
ٱلرَّحْمَـٰنُ ۚ
Rahman'dan
Elmalılı Hamdi Yazır Üstlerinde kanatlarını açıp yumarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahmân'dan başkası tutmuyor. Doğrusu O, her şeyi görmektedir
67:20 ▶ ⧉ ☆
أَمَّنۡ هَٰذَا ٱلَّذِي هُوَ جُندࣱ لَّكُمۡ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحۡمَٰنِۚ إِنِ ٱلۡكَٰفِرُونَ إِلَّا فِي غُرُورٍ
يَنصُرُكُم
size yardım edecek
ٱلرَّحْمَـٰنِ ۚ
Rahman'nın
غُرُورٍ
derin bir gaflet ve aldanma
Elmalılı Hamdi Yazır Rahmân olan Allah'a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar, ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar
67:21 ▶ ⧉ ☆
أَمَّنۡ هَٰذَا ٱلَّذِي يَرۡزُقُكُمۡ إِنۡ أَمۡسَكَ رِزۡقَهُۥۚ بَل لَّجُّواْ فِي عُتُوࣲّ وَنُفُورٍ
يَرْزُقُكُمْ
size rızık verecek
لَّجُّوا۟
onlar direnmektedirler
Elmalılı Hamdi Yazır Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verecek olabilen kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar
أَفَمَن يَمۡشِي مُكِبًّا عَلَىٰ وَجۡهِهِۦٓ أَهۡدَىٰٓ أَمَّن يَمۡشِي سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطࣲ مُّسۡتَقِيمࣲ
Elmalılı Hamdi Yazır Şimdi yüz üstü kapanarak yürüyen mi doğru gider, yoksa dosdoğru yolda yürüyen mi
قُلۡ هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنشَأَكُمۡ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَۚ قَلِيلࣰ ا مَّا تَشۡكُرُونَ
وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ
ve gönüller
تَشْكُرُونَ
you give thanks
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz
قُلۡ هُوَ ٱلَّذِي ذَرَأَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَإِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ
تُحْشَرُونَ
huzuruna toplanacaksınız
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: "Sizi yerden üreten O'dur ve O'na toplanıp götürüleceksiniz
67:25 ▶ ⧉ ☆
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
ٱلْوَعْدُ
tehdid(ettiğiniz azab)
صَـٰدِقِينَ
doğru (söylüyor)
Elmalılı Hamdi Yazır (Onlar): "Doğru iseniz bu tehdit ne zaman olacak?" diyorlar
قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡعِلۡمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرࣱ مُّبِينࣱ
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: "(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım
67:27 ▶ ⧉ ☆
فَلَمَّا رَأَوۡهُ زُلۡفَةࣰ سِيٓـَٔتۡ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ
كَفَرُوا۟
inkar eden(lerin)
Elmalılı Hamdi Yazır Onu yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi
67:28 ▶ ⧉ ☆
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَهۡلَكَنِيَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِيَ أَوۡ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلۡكَٰفِرِينَ مِنۡ عَذَابٍ أَلِيمࣲ
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: "Baksanıza, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları öldürse, yahut bize merhamet etse, kâfirleri acı bir azabdan kim kurtarabilir
قُلۡ هُوَ ٱلرَّحۡمَٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيۡهِ تَوَكَّلۡنَاۖ فَسَتَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ فِي ضَلَٰلࣲ مُّبِينࣲ
ٱلرَّحْمَـٰنُ
çok merhametlidir
تَوَكَّلْنَا ۖ
dayanmışızdır
فَسَتَعْلَمُونَ
yakında bileceksiniz
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: "O çok merhametlidir . O'na inanmış, O'na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz
67:30 ▶ ⧉ ☆
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَصۡبَحَ مَآؤُكُمۡ غَوۡرࣰ ا فَمَن يَأۡتِيكُم بِمَآءࣲ مَّعِينِۭ
يَأْتِيكُم
size getirebilir?
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: "Baksanıza, eğer suyunuz çekilse, size kim bir akarsu getirebilir
← Önceki Sonraki →