☪ Anlam Arayışı

75. Al-Qiyaama سُورَةُ القِيَامَةِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
75:1
لَآ أُقۡسِمُ بِيَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ
لَآ
hayır
أُقْسِمُ
and içerim
بِيَوْمِ
gününe
ٱلْقِيَـٰمَةِ
kıyamet

Elmalılı Hamdi YazırHayır, yemin ederim o kıyamet gününe

Ali BulaçHayır, kalkış (kıyamet) gününe and ederim

75:2 📚 3
وَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلنَّفۡسِ ٱللَّوَّامَةِ
وَلَآ
yine hayır
أُقْسِمُ
and içerim
بِٱلنَّفْسِ
nefse
ٱللَّوَّامَةِ
daima kendini kınayan

Elmalılı Hamdi YazırYine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse

Ali BulaçVe yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim

75:3
أَيَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجۡمَعَ عِظَامَهُۥ
أَيَحْسَبُ
-mı sanıyor?
ٱلْإِنسَـٰنُ
insan
أَلَّن
bir araya toplamayacağımızı
نَّجْمَعَ
We will assemble
عِظَامَهُۥ
kendisinin kemiklerini

Elmalılı Hamdi Yazırİnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor

Ali Bulaçİnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor

75:4
بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّيَ بَنَانَهُۥ
بَلَىٰ
evet
قَـٰدِرِينَ
gücümüz yeter
عَلَىٰٓ
düzenlemeğe
أَن
that
نُّسَوِّىَ
We can restore
بَنَانَهُۥ
onun parmak uçlarnı

Elmalılı Hamdi YazırEvet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter

Ali BulaçEvet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz

75:5
بَلۡ يُرِيدُ ٱلۡإِنسَٰنُ لِيَفۡجُرَ أَمَامَهُۥ
بَلْ
fakat
يُرِيدُ
ister
ٱلْإِنسَـٰنُ
insan
لِيَفْجُرَ
yalanlamak
أَمَامَهُۥ
ilerisini (kıyameti)

Elmalılı Hamdi YazırFakat insan günahı devam ettirmek ister

Ali BulaçAncak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister

75:6
يَسۡـَٔلُ أَيَّانَ يَوۡمُ ٱلۡقِيَٰمَةِ
يَسْـَٔلُ
sorup durur
أَيَّانَ
nerede?
يَوْمُ
günü
ٱلْقِيَـٰمَةِ
kıyamet

Elmalılı Hamdi YazırO kıyamet günü ne zaman? diye sorar

Ali BulaçKıyamet günü ne zamanmış" diye sorar

75:7 📚 1
فَإِذَا بَرِقَ ٱلۡبَصَرُ
فَإِذَا
zaman
بَرِقَ
kamaştığı
ٱلْبَصَرُ
göz

Elmalılı Hamdi YazırNe zaman ki o göz şimşek çakar

Ali BulaçAma göz 'kamaşıp da kaydığı

75:8
وَخَسَفَ ٱلۡقَمَرُ
وَخَسَفَ
ve tutulduğu
ٱلْقَمَرُ
ay

Elmalılı Hamdi YazırAy tutulur

Ali BulaçAy karardığı

75:9 📚 2
وَجُمِعَ ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ
وَجُمِعَ
ve bir araya toplandığı
ٱلشَّمْسُ
güneş
وَٱلْقَمَرُ
ve ay

Elmalılı Hamdi YazırGüneş ve ay toplanır

Ali BulaçGüneş ve ay birleştirildiği zaman

75:10
يَقُولُ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذٍ أَيۡنَ ٱلۡمَفَرُّ
يَقُولُ
der
ٱلْإِنسَـٰنُ
insan
يَوْمَئِذٍ
o gün
أَيْنَ
neresidir?
ٱلْمَفَرُّ
kaçacak yer

Elmalılı Hamdi Yazırİşte o gün insan, "kaçacak yer neresi?" der

Ali Bulaçİnsan o gün: "Kaçış nereye?" der

75:11 📚 3
كَلَّا لَا وَزَرَ
كَلَّا
hayır
لَا
yoktur
وَزَرَ
sığınacak yer

Elmalılı Hamdi YazırHayır, hayır, yok bir siper

Ali BulaçHayır, sığınacak herhangi bir yer yok

75:12
إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمُسۡتَقَرُّ
إِلَىٰ
Rabbinin
رَبِّكَ
o gün
يَوْمَئِذٍ
that Day
ٱلْمُسْتَقَرُّ
varıp durulacak yer

Elmalılı Hamdi YazırO gün varılıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur

Ali BulaçO gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca Rabbinin katıdır

75:13
يُنَبَّؤُاْ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذِۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ
يُنَبَّؤُا۟
haber verilir
ٱلْإِنسَـٰنُ
insanın
يَوْمَئِذٍۭ
o gün
بِمَا
şeyler
قَدَّمَ
yapıp öne sürdüğü
وَأَخَّرَ
ve geri bıraktığı

Elmalılı Hamdi YazırO gün insana, yapıp öne sürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir

Ali Bulaçİnsana o gün, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle haber verilir

75:14
بَلِ ٱلۡإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦ بَصِيرَةࣱ‏
بَلِ
doğrusu
ٱلْإِنسَـٰنُ
insan
عَلَىٰ
kendi nefsini
نَفْسِهِۦ
himself
بَصِيرَةٌۭ
görür

Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu insan kendi nefsini görür

Ali BulaçHayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir

75:15 📚 2
وَلَوۡ أَلۡقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ
وَلَوْ
ve şayet
أَلْقَىٰ
ortaya atsa (da)
مَعَاذِيرَهُۥ
özürler

Elmalılı Hamdi YazırBir takım özürler ortaya atsa da

Ali BulaçKendi mazeretlerini ortaya atsa bile

75:16 📚 3
لَا تُحَرِّكۡ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعۡجَلَ بِهِۦٓ
لَا
depretme
تُحَرِّكْ
move
بِهِۦ
onu
لِسَانَكَ
diline
لِتَعْجَلَ
okumak için
بِهِۦٓ
onu

Elmalılı Hamdi YazırOnu hemen okumak için dilini depretme

Ali BulaçOnu (Kur'an'ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma

75:17
إِنَّ عَلَيۡنَا جَمۡعَهُۥ وَقُرۡءَانَهُۥ
إِنَّ
şüphesiz
عَلَيْنَا
bize düşer
جَمْعَهُۥ
onu toplamak
وَقُرْءَانَهُۥ
ve okumak

Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir

Ali BulaçŞüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak Bize ait (bir iş)tir

75:18
فَإِذَا قَرَأۡنَٰهُ فَٱتَّبِعۡ قُرۡءَانَهُۥ
فَإِذَا
zaman
قَرَأْنَـٰهُ
O'nu okuduğumuz
فَٱتَّبِعْ
izle
قُرْءَانَهُۥ
onun okunuşunu

Elmalılı Hamdi YazırO halde biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et

Ali BulaçŞu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle

75:19 📚 8
ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا بَيَانَهُۥ
ثُمَّ
sonra
إِنَّ
şüphesiz
عَلَيْنَا
bize düşer
بَيَانَهُۥ
onu açıklamak

Elmalılı Hamdi YazırSonra onu açıklamak da bize aittir

Ali BulaçSonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir iş)tir

75:20 📚 3
كَلَّا بَلۡ تُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ
كَلَّا
hayır
بَلْ
bilakis
تُحِبُّونَ
siz seviyorsunuz
ٱلْعَاجِلَةَ
çarçabuk geçeni

Elmalılı Hamdi YazırHayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da

Ali BulaçHayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz

75:21
وَتَذَرُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ
وَتَذَرُونَ
ve bırakıyorsunuz
ٱلْـَٔاخِرَةَ
ahireti

Elmalılı Hamdi YazırAhireti bırakıyorsunuz

Ali BulaçVe ahireti terk edip-bırakıyorsunuz

75:22 📚 1
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ نَّاضِرَةٌ
وُجُوهٌۭ
yüzler vardır
يَوْمَئِذٍۢ
o gün
نَّاضِرَةٌ
ışıl ışıl parlar

Elmalılı Hamdi YazırYüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar

Ali BulaçO gün yüzler ışıl ışıl parlar

75:23 📚 13
إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةࣱ‏
إِلَىٰ
Rabbine
رَبِّهَا
their Lord
نَاظِرَةٌۭ
bakar

Elmalılı Hamdi YazırRabbine bakar

Ali BulaçRablerine bakıp-durur

75:24
وَوُجُوهࣱ يَوۡمَئِذِۭ بَاسِرَةࣱ‏
وَوُجُوهٌۭ
ve yüzler vardır
يَوْمَئِذٍۭ
o gün
بَاسِرَةٌۭ
asıktır

Elmalılı Hamdi YazırYüzler de var ki o gün asıktır

Ali BulaçO gün, öyle yüzler vardır ki kararmış-ekşimiştir

75:25
تَظُنُّ أَن يُفۡعَلَ بِهَا فَاقِرَةࣱ‏
تَظُنُّ
anlar
أَن
yapılacağını
يُفْعَلَ
will be done
بِهَا
kendisine
فَاقِرَةٌۭ
belini kıran(bela)nın

Elmalılı Hamdi YazırAnlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır

Ali BulaçKendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır

75:26 📚 1
كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِيَ
كَلَّآ
hayır
إِذَا
ne zaman ki
بَلَغَتِ
(can) dayanır
ٱلتَّرَاقِىَ
köprücük kemiklerine

Elmalılı Hamdi YazırHayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır

Ali BulaçHayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman

75:27 📚 3
وَقِيلَ مَنۡۜ رَاقࣲ‏
وَقِيلَ
ve denir
مَنْ ۜ
kim?
رَاقٍۢ
efsun yapar

Elmalılı Hamdi YazırTedavi edebilecek kimdir?" denilir

Ali BulaçSon müdahaleyi yapacak kim" denir

75:28 📚 4
وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلۡفِرَاقُ
وَظَنَّ
ve anlar
أَنَّهُ
bunun
ٱلْفِرَاقُ
ayrılık zamanı olduğunu

Elmalılı Hamdi YazırCan çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar

Ali BulaçArtık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır

75:29 📚 4
وَٱلۡتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ
وَٱلْتَفَّتِ
ve dolaşır
ٱلسَّاقُ
bacak
بِٱلسَّاقِ
bacağa

Elmalılı Hamdi YazırBacak bacağa dolaşır

Ali Bulaç(Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında

75:30
إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمَسَاقُ
إِلَىٰ
Rabbinedir
رَبِّكَ
your Lord
يَوْمَئِذٍ
o gün
ٱلْمَسَاقُ
sevk

Elmalılı Hamdi Yazırİşte o gün sevk, ancak Rabbinedir

Ali BulaçO gün sevk, yalnızca Rabbinedir

75:31 📚 2
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ
فَلَا
sadaka vermedi
صَدَّقَ
he accepted (the) truth
وَلَا
ve
صَلَّىٰ
namaz da kılmadı

Elmalılı Hamdi YazırFakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı

Ali BulaçFakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı

75:32
وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
وَلَـٰكِن
fakat
كَذَّبَ
yalanladı
وَتَوَلَّىٰ
ve döndü

Elmalılı Hamdi YazırFakat yalanladı ve döndü

Ali BulaçAncak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti

75:33 📚 3
ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ
ثُمَّ
sonra
ذَهَبَ
gitti
إِلَىٰٓ
ailesine
أَهْلِهِۦ
his family
يَتَمَطَّىٰٓ
çalım satarak

Elmalılı Hamdi YazırSonra da çalım sata sata ailesine gitti

Ali BulaçSonra çalım satarak yakınlarına gitmişti

75:34 📚 3
أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰ
أَوْلَىٰ
yazık
لَكَ
sana
فَأَوْلَىٰ
yazık

Elmalılı Hamdi YazırGerektir o bela sana, gerek

Ali BulaçSen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın

75:35 📚 1
ثُمَّ أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰٓ
ثُمَّ
yine
أَوْلَىٰ
yazık
لَكَ
sana
فَأَوْلَىٰٓ
yazık

Elmalılı Hamdi YazırEvet, gerektir o bela sana gerek

Ali BulaçYine müstahaksın, dahasına da müstahaksın

75:36
أَيَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَن يُتۡرَكَ سُدًى
أَيَحْسَبُ
sanıyor mu?
ٱلْإِنسَـٰنُ
insan
أَن
bırakılacağını
يُتْرَكَ
he will be left
سُدًى
başı boş

Elmalılı Hamdi Yazırİnsan başıboş bırakılacağını mı sanır

Ali Bulaçİnsan, 'kendi başına ve sorumsuz' bırakılacağını mı sanıyor

75:37 📚 4
أَلَمۡ يَكُ نُطۡفَةࣰ مِّن مَّنِيࣲّ يُمۡنَىٰ
أَلَمْ
değil miydi?
يَكُ
kendisi
نُطْفَةًۭ
bir nutfe (sperm)
مِّن
meniden
مَّنِىٍّۢ
semen
يُمْنَىٰ
dökülen

Elmalılı Hamdi YazırO, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi

Ali BulaçKendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi

75:38 📚 3
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةࣰ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ
ثُمَّ
sonra
كَانَ
oldu
عَلَقَةًۭ
alaka (embriyo)
فَخَلَقَ
ve yarattı
فَسَوَّىٰ
ve düzenledi

Elmalılı Hamdi YazırSonra bir aleka (embriyon) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi

Ali BulaçSonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi

75:39 📚 4
فَجَعَلَ مِنۡهُ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ
فَجَعَلَ
ve var etti
مِنْهُ
ondan
ٱلزَّوْجَيْنِ
iki çifti
ٱلذَّكَرَ
erkeği
وَٱلْأُنثَىٰٓ
ve dişiyi

Elmalılı Hamdi YazırOndan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti

Ali BulaçBöylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı

75:40
أَلَيۡسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحۡـِۧيَ ٱلۡمَوۡتَىٰ
أَلَيْسَ
değil mi?
ذَٰلِكَ
buna
بِقَـٰدِرٍ
gücü yetecek
عَلَىٰٓ
diriltmeğe
أَن
to
يُحْـِۧىَ
give life
ٱلْمَوْتَىٰ
ölüleri

Elmalılı Hamdi YazırPeki, bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi

Ali Bulaç(Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir

← Önceki Sonraki →

75. Al-Qiyaama Suresi | Anlam Arayışı